9 Aralık 2011 Cuma

Gecenin Prensi - Laura Kinsale




Baştan söylemeliyim Jerwaulx Dükü Christian gibi bir karakter bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrarsınız peşinen belirteyim...

Laura Kinsalenin sanırım uslubu diğer historical yazarlara göre farklı olduğunu bu romanında iyice anlamış oldum..Farklılığı kahramanlarında önce; erkek karakterimiz S.T.Maitland namı diğer Gecenin Prensi ülkesinde başına ödül konmuş(hem de 3 Pound) bir kanun kaçağı da olsa..Bu hayatını terk edip Fransa'ya kaçıp adeta münzevi bir hayat sürmektedir...

Bu hayatı da niçin seçtiğini de roman içinde öğreniyoruz..Diğer historical erkeklerinin aksine kusursuz bir erkek kesinlikler değil..Bir kulağı sağır ve denge problemi var...

Kadın kahramanımız Leight namı diğer S.Tnin hitabı gibi Gün ışığı.. Son derece güçlü ve bağımsız bir kadın..Din kispesi altında kasabalarına gelen şarlatan bir rahibin Peder Chiltonun ailesinin üyelerini yok etmesini,kızkardeşlerini lekelenerek ölümlerinin intikamını Gece Prensini bularak ondan kılıç dersleri almak için Fransa'ya gelecek kadar cesur ve pervasız..Zamanında başından bir aşk macerası geçtiğinde zamanın kurallarını hiçe sayacak kadar da tutkulu...

Sonunda S.T.Maitland'ı bulur kendisine yardım etmesi için ikna etmeği başarır..
S.T Leight'in gözünde şıpsevdi bir erkek gördüğü her kadına aşık olan bir romantik..Ama S.T. Leight'e deyim tam yerinde ise vurulup onun arkasından değil İngiltere Ay'a bile gitmeğe hazır hale gelmiştir....
İşte bu duyduğu ve hissettiği sevgi sayesinde S.T. küllerinden tekrar doğar..Leight'in de tam istediği gibi İntikam Şövalyesine dönüşür....
Başlarda S.T.den etkilenmemek ne kadar kolaysa S.T. eski kimliğine büründükçe asıl etkilenmeyerek ona aşık olmamak imkansız bir hale gelir..

İkilinin aralarındaki med-cezirler bazen sinir bozucu olsada Leight'in yaşadıklarından sonra bu kadar sert olmaya çalışması bunu bir yere kadar sürdürebilse de..Çok çarpıcıydı..Özellikle en etkilendiğim sahne daha sonradan Karayel adını takacakları atın eğitime sahnesiydi..O sahnede çok duygulandım....Leight'in ısrarla sevgiyi red etmeye çalışması hiçbir şeyi hiç kimseyi sevmeyip bağlanmaya çalışmaması çok duygusaldı...

Klasik bir duydusal Historical okumayı düşünüyorsanız bu romandan uzak durun..Ama çarpıcı bir yeniden doğuş,sevginin neler yapabileceğini hissetmek istiyorsanız tavsiye ederim..