Sylvia Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sylvia Day etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2016 Cumartesi

Kışkırtıcı Cazibe-Sylvia Day



Orijinal Adı : Don't Tempt Me
Edisyon Adı :Kışkırtıcı Cazibe 
Yazar : Sylvia Day 
Yayınevi :Pegasus Yayınları
Çeviri : Aydan Şanlısoy Özbek
Goodreads Puanı :5/3,86
Puanım :5/4


Bazen Baştan Çıkmak…
Hem savaşta hem de yatak odasında hünerli bir paralı asker olan Simon Quinn istediği her kadını baştan çıkarabilmesine rağmen, oyunun kuralını bilenleri tercih etmektedir. Böylelikle onları kolayca arkasında bırakabilmektedir.
Kaçınılmazdır.                            
Ancak Lysette Rousseau çözemediği tek kadındır. Güzel, duygusal, nefes kesici Lysette, Simon için mükemmel eş gibi görünse de genç kadında elini kolunu bağlayan bir şeyler vardır. Bir an sert ve çıkarcıyken hemen ardından masum bir güzelliğe bürünen Lysette, başı beladan kurtulmayan, karşı konulmaz bir gizemdir.

Peki, gerçek Lysette kimdir? Elinden silah eksik olmayan, sert, dediğim dedik bir suikastçı mı, yoksa sevdiği adamın bir sözüyle eriyen ve kendini ona adamaya hazır olan genç kadın mı? 

“Tehlikeli ilişkiler ve aldatmacalarla örülü, romantik bir casusluk romanı.”
Booklist

************************


Bayılıyorum bu yazara..Okuduğum tüm romanlarını sevdim diğer serisini  Crossfire'i   henüz okuyamadım.Amacım arka arkaya okumak...Fakat farklı tarzda yazdığı historicallerine hastayım..Birbirlerine çok benzeyen ikiz kardeşlerin casusluk ile işlenmiş macerası..Anneleri,babaları işin içinde ve bir de karizmatik Simon Quinn var.. Daha ne olsun..:)


Grogian Serisinin son kitabı idi keyifle okudum..Roman historical türünde aşk,tutku ve casusluk temaları ile harmanlanmış. Serinin diğer romanları tadında idi.. 
Romanın kahramanları  Simon Quinn ve Lynette Bailon hikayesi, ancak yan karakterlerde en az asıl karakterler kadar etkili olduğunu söylemeliyim..
Hikaye önce romanın kadın kahramanı Lynette Bailon'un annesi Margeurite ve Marki Saint-Martin'in hikayesi ile başlıyor...
Hazin bir şekilde ayrılmalarından sonra da 20 yıl ileriye giderek devam ediyor...20 Yıl sonra Margeurite kendisine aşık olan De Greiner ile evlenmiş iki kızları olmuştur..Kızlarının zorlu geçen doğumu yüzünden bir daha çocuk sahibi de olamamış belki de bu yüzden eşi le arası hep mesafeli uzaktır..
Yıllar önce ayrılmak zorunda kaldığı sevgilisinin yerini kızları ile doldurmuş Polonya'ya yerleşmiş orada hayatını devam ettirmektedir..
Kızlarından Lysette'yi kötü bir kaza sonucu öldüğünü zannetmektedir.. Bu diğer ikizi Lynette'in üzerinde büyük bir ruhsal bunalıma sebep olmuştur.


Gerçek ise çok farklıdır..



Lysette hafızasını kaybetmiş veKont  Desjardins için gizli çalışmaktadır  Edward James ise ilgili bilgileri ortaya çıkarmak için görevlendirilmiştir. Lysette yaralandığında ve Edward James ona bakmak zorunda kalır bu süre zarfında genç kadının hafızasının parçaları geri gelmeye başlar..Edward James ile aralarında da yakınlık doğmaya başlar...Fakat Lysette'nin karşı cins ile ilişkilerinde çok kötü anıları vardır..

Tüm bu olayların ardında olan kişi ise kitabın sonunda ortaya çıkıyor..Tabii ki tahmin ettim..
Sonu müthiş mutlu ve güzel..



Aşk,erotizm ve casusluk ile işlenmiş güzel bir roman idi. Zaman zaman bu kim idi diye karıştırdım.
Kitabı okumak isteyenler için bir uyarı; erotizmden hoşlanmıyorsanız bu romanı okumamanızı öneririm...
Güzel bir ormandı ve bir seri daha bitti. Yazarın yeni serilerini bekliyorum..



Georgian Series 

1. Ask For It (2006) Arzulanan kadın 
2. Passion for the Game (2007) Tutku Oyunları 
3. A Passion for Him (2007) Beni Baştan Çıkar 
4. Don't Tempt Me (2008) Kışkırtıcı Cazibe 

16 Haziran 2015 Salı

Beni Baştan Çıkar-Sylvia Day


Orjinal Adı : A Passion For Him
Edisyon Adı : Beni Baştan Çıkar
Yazar : Sylvia Day,
Çeviri : Selim yeniçeri
Yayınvi : Pegasus Yayınları
Goodreas Puanı : 5/3,88
Puanım : 5/4
Dört kitaplık  Georgian serisinin üçüncü kitabı idi Beni Baştan Çıkar. Historical,Aşk, Erotizm, Casusluk temalarında işlenmiş güzel bir romandı.Romanı okurken sıkılmadım elbette ancak yazar kendini biraz tekrarlamaya mı başlamış ne. Serinin ilk iki romanını daha iyi gibi geldi bana. 
Erkek kahramanımız bu sefer bir çingene idi. Bu bakımdan aklıma Lisa Kleypas geldi. Ancak onun çingene kahramanlarını daha çok beğenmiştim.


Bizim kahramanımız da gizemli idi..Kadın kahramanımızın çocukluk aşkı idi. Yıllar önce ortadan kaybolurken ardında kırık bir kalp bırakmıştı. 
Kadın kahramanımız ise ünlü korsanımı St.John'un baldızı idi. Maria'nın kız kardeşi Amelia..Mara'nın değerlisi Amelia ablasına göre oldukça korunaklı bir hayat sürüyordu. Yıllar önce kavuşamadığı ilk aşkı Colin Mitchell'i hiç unutamamıştı. 


Başkasına aşık olamıyordu.Dönemin yakışıklı lordu Lord Ware ile nişanlanmak üzere idi. Aralarında çok güzel bir dostluk varsa da aşk yoktu. Birgün aşık olmayı umuyordu.
Maskeli bir baloda karşılaştığı gizemli bir erkeğe duyduğu hisler çocukluk aşkına duyduğu hisler kadar kuvvetlidir. Aşk değilse bile hissettiği çekimin peşinden gitder.Ödeyeceği bedeli düşünmeden..
Colin Mitchell ise kendini sevdiği kadına layık görmemesi ve yükselme hırsı yüzünden Amelia'nın hayatından çıkar..Şartlar kendisini deniz aşırı ülkelerde casusluk yapmaya çeşitli entirakalrın içine girmeye zorlar. Sonunda çok zengin olur. Ancak başındaki belalarda kurtulması o kadar da kolay olmayacaktır. 


En azından Amelia ile hesaplaşması onu çok zorlayacaktır. Tek güvendiği şey aralarındaki yıllar önceki çocuksu aşklarıdır. Fakat ikisi de büyümüş birer yetişkin olmuşlardır. Amelia'nın affetmesi çok zordur... 


Güzel ancak okurken bir şeyler eksik idi. Severek okusam da tekrar okuyacağım kitapların arasına giremedi ne yazık ki.
Ancak historical roman severlerin beğenerek okuyacağı bir roman...Sylvia Day'in kendine has stili ile kurguladığı bu romanı hayranları çok sevecekler...

Georgian Series 
1. Ask For It (2006) Arzulanan Kadın 
2. Passion for the Game (2007) Tutku Oyunları
3. A Passion for Him (2007) Beni Baştan Çıkar 
4. Don't Tempt Me (2008)

10 Ocak 2015 Cumartesi

Tutku Oyunları - Sylvia Day


Orjinal Adı :Passion for the Game
Edisyon Adı : Tutku Oyunları
Yazar : Sylvia Day
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Goodreads Puanı: 5/3,99
Puanım :5/4

Fazlası ile sıcak bir hikaye idi. Yazarın kalemi çok kuvvetli ve etkili.
Dört Kitaplık Georgian Serisinin ilk kitabı Tutku Oyunlarında Lady Maria Winter ve Christopher St.John'un hikayesini okudum.


Oldukça ilgi çekici erotizmin sınırlarını zorlayan
bir romandı. Sylvia Day denince aklıma ilk gelen tutkulu aşk romanları. Yazar ile Nicole Jordan'ın kalemini birbirine oldukça benzetiyorum. Sadece aşk sahnelerinde Sylvia Day daha cüretkar ve sert yazıyor.

Romanın ilk sayfalarını biraz durağan bulduğumu söylemeliyim. Karakterler ise oldukça boldu ve kim kimdir diyerek hikayeden koptuğum anlarda olsa da sonradan toparladım.
Özellikle hikayenin sonlarına doğru oldukça güzel bir kurgu ve duygu sağanağı içinde okudum.
Romanın erkek karakteri karizmatik ve tutkulu ama sevdiklerine çok değer  bir serseri idi..
Fakat kadın kahramanımız karşısında dut yemiş bülbüle dönmesi beni biraz şaşırttı.
Maria ona ne yapsa yeri idi.


Neyseki sonları çok güzel bir final ile bağlanması ile okuma zevkim katlanmış oldu.
Romanı okurken Maria'nın bir şeytan mı? bir kurban mı? olduğuna karar veremediğim zamanlar çok oldu. Christopher ise bu yola çok sevdiği kardeşini korumak uğruna girmiş inancını kaybetmiş bir genç adam idi. Oldukça tutkulu bir genç adam. Maria'da belki de onu en çok çarpan bu tutku idi belki de.


Roman da Christopher kadar etkileyici olan bir İrlandalı da vardı Maria'nın geçmişte kalan metresi Simon Quinn ..Onun Maria ile ilişkisi çok derindi. Metreslikten,sevgililikten arkadaşlık ve dostluğa geçişleri bana göre oldukça da ilginç idi. Simon'un hikayesini serinin dördünci kitabın da okuyacağız..
Ve asıl  Maria'nın kızkardeşi Amelia ve Colin Mitchell'in hikayesini çok merak ediyorum. Umarım o hikaye için çok beklemem..



Annesi öldüğünde, Lady Maria Winter üvey babası, Welton 'ın himayesi altında yaşamak zorunda kalır . Ve Welton istemediği bir evliliğe zorladı. Bu evliliğin gerçekleşmesi için kızkardeşi Amelia'yı bile kullandı. Maria kızkardeşinin güvende olması için üvey babasının ayarladığı  İngilterenin güçlü ve zengin erkekleri ile  evlenmeyi kabul etti.Eşlerinin ölümünin şaibeli olması şüpheli olarak ilk sıralara Maria'yı taşımıştır.


Yaptığı evlilikler ile Welton Maria'nın eşlerinden kalan mal varlığı ve paralarının yönetimi Welton'a geçmiştir. Fakat paralar suyunu çekince onu tekrar evlendirmeyi planlamaktadır.

Maria eşlerinin ölümünden sonra özgürlüğünü korumak için Simon'ın da yardımı ile StJohn ile ittifak yapmak durumunda dır. Ama bu ittifak görünüştedir. Zira iki tarafta birbirlerinin açığını yakalayıp var olma mücadelesine girişeceklerdir. 

Bu ünlü korsan Christopher St.John için de geçerlidir. Ama birbirlerinden keyif almak için baladıkları ilişkileri yakıcı bir hale gelir. İkisi de birbirlerinden çok fazla etkilendkleri gibi birbirlerine aşık olduklarını da fark ederler.
Bundan böyle karar vermeleri gereken birbirlerine güvenip güvenemeyecekleri  ile ilgili verecekleri karar güç birliği yapıp yapamayacaklarıdır..
Oldukça güzel kurgulanmış bir romandı biraz daha heyecanlı olabilseydi tadından yenmez olabilirdi.
Yine de erotizmin uç noktalarında bir aşk okumak istiyorsanız,casusluk,hstorical temalarını seviyorsanız bu roman bence tam size göre...


Georgian Series
1. Ask For It (2006) Arzulanan Kadın
2. Passion for the Game (2007) Tutku Oyunları
3. A Passion for Him (2007)
4. Don't Tempt Me (2008)



30 Aralık 2013 Pazartesi

Arzulanan Kadın - Sylvia DAY



Kitap Adı : Arzulanan Kadın
Yazar Adı : Sylvia Day
Orjinal Adı : Ask For İt
Goodreads Puanı : 5/3,81
Puanım : 5/4,5


Sylvia Day 2013 yılında tanıdığım yazarlardan. Yazarı tanımak benim için bir sürpriz oldu aslında çünkü kaleminden bu kadar zevk alacağımı beklemiyordum..Doğan Kitap'dan çıkmış olan Crossfire Serisini henüz okumadım çevirinin kötü olduğunu duyduğum için bu konu da kararsızım. Pegasus Yayınevi'nden çıkan Historical kitaplarının tiryakisi oldum.


Her kitabını okuyuşumda  beni bambaşka diyarlara götürüyor.Aşk sahnelerini her ne kadar çoğumuzun cüretkar bulacağı düzeyde yazsa da yazarın yansıttığı aşkı okumayı çok seviyorum.
Buna ek olarak da bu kitap dört kitaplık Goergian Serisi 1714-1830 dönemlerinde geçiyor. Casusluk Tarih Tomans,Tutku,Erotizm temaları ile işlenmiş.
Yazar aşk ile tutkuyu çok iyi harmanlıyor ve kalemi çok etkili. Bu okuduğum üçüncü kitabı konu ve tema bakımından çok zengin.

Özellikle belirtmek istediğim  roman ve filmlerde cüretkar aşk sahnelerinden hoşlanmıyorsanız bu yazara hiç yaklaşmayın derim. Çünkü bu romanda son zamanlar da moda olan tipte olmasa sa oldukça cüretkar sahneler var. Fakat bu sahneler de sapkınlık yok sadece çok cüretkar, romanda sahiplenici bir aşk da var. Kıskanan erkek ve kadın var. Üçüncü şahıs ile paylaşım yok.Zaten o tipte bir kitap olsa kitabın yanına bile yaklaşmazdım.


Kitabın Konusu :

Lady Elizabeth Hawthorne nişanlısı Marcus Asford'u dört yıl önce apansız terk ederek bir başka erkek ile apar topar evlenmişti. Marcus o olaydan sonra ülkeyi terk eder. Babası ölünceye kadar da dönmez..Ayrıca Kraliyet için çalışan gizli bir teşkilat için de çalışmaya başlamıştır. Elizabeth'in onu terk etmesinden dört yıl sonra dönmüştür ülkeye. Onun kocasını bir yıl önce öldürüldüğünü de öğrenir. Teşkilattaki şefi  Elizabeth koruması için onu görevlendirmek ister fakat geçmişlerini öğrenince başka birisini görevlendirmek isterse de
Marcus şefini ikna eder.
Lord Hawthorne katillerini bulmak ve Elizabeth'i koruma görevlerini üstlenir. Dört yıl önce Elizabeth tarafından terk edilmiş olmasının acısını içinden atamamış ve nedenini öğrenememiştir.O yüzden onunla aynı ülkede kalamamış  onun başka bir erkekle olmasını kesinlikle kabullenememiş bu durum ona büyük bir acı vermiş onu içinde saplantı haline getirmiştir..
İşte onu korurken bu eski hesaplaşmayı da Elizabeth ile yaparak ondan hesap sormayı ondan acımasızca intikam almayı hedeflemiş ve ona olan ihtiyacını gidermeyi hedeflemesi aralarındaki cinsel gerilimin etkisi ile de birbirlerine daha da fazla bağlanırlar..Öyle ki birbirlerinden denedikleri halde kopamazlar.

Özellikle Elizabeth Marcus'dan sonra evlendiği eşi ile çok da tutkulu olmayan bir evliliği paylaştıktan sonra Marcus ile bu tip beraberlik yaşaması onu alt üst eder.
Her şey karma karışık olur. Bir yandan yaşadıkları tutkulu ilişki,bir yandan da Elizabath'n peşine düşen kişilerin kararlılığı ile durum ölüm-kalım savaşına dönüşür. Bu tehlikeli durum ile birbirlerine ya güvenecekler ya da durum daha da vahim olaylara neden olacaktır.

Çok güzel bir hikaye idi. Baştan itibaren katilin kim olduğunu az çok tahmin etsemde okurken büyük bir zevk ve heyecan ile okudum. Şimdi merakla serinin ikinci kitabını bekliyorum.Tavsiyemdir..


Georgian
1. Ask For It (2006) Arzulanan Kadın
2. Passion for the Game (2007)
3. A Passion for Him (2007)
4. Don't Tempt Me (2008)






6 Temmuz 2013 Cumartesi

Yatağımdaki Yabacı -Sylvia Day




Orjinal Adı:The Stranger I Married
Yayın evi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 380
Goodreads Puanı :5/3,9
Benim Puanım :4,5

Yazarın daha önce okumuş olduğum Günaha Davet kitabını beğenerek okumuştum..Yatağımdaki Yabancı konu olarak daha cüretkar bulduğumu söylemeliyim..Hatta beşlerde oluşan evlilik şartları vs. beni rahatsız da etti..Ama yazar konuya bu durumu o kadar güzel harmanlayarak adapte etmiş ki bu oldukça olağan görünüyor hikayenin konusu içinde..Çoğu kişiyi okurken bu durum rahatsızlık verebilir de vermeyebilir de..Bu romanda klasik bir aşkı ararsanız bence yaklaşmayın..Özellikle aşk romanlarında erotizmi fazla sevmiyorsanız da uzak durun..Ama bence yazar aşk ve tutkunun ayrılmaz olduğunu çok da güzel işliyor..Sıra dışı olan durumlar beni başta rahatsız etti..Ama konu ilerledikçe hikaye beni içine alıverdi.Yazarın kalemi müthiş bence..Hikayenin başlarında  aşk yoktu çiftimiz arasında o sonradan geldi..Ama birbirlerini kıskanma ve sahiplenme vardı ki o da sonradan oldu...
Gray

Kısaca ben bu hikayeyi bana ters gelen çok özelliği de olsa sevdim..Kitabı çok kolay bitirdim..Kesinlikle takip edeceğim bir yazar olacak..Okuduğum iki kitabını da çok beğenerek okudum..Bir de yazar sanırım erkek kahramanları kadınlardan küçük oluyor..Bunu da belirtmeliyim..Çünkü Gray İsabel'den dört yaş küçük..
     
Kitabın konusuna gelince: İsabel  ve Gray özel yaşamlarını perdelemek evlenmek zorunda kalmamak için Grayson Markisi Gerard Fauklner ile evlenmeye karar verirler..İkisinin de sevgilileri vardır fakat evlenmeye hiç niyetleri yoktur.Bu mevcut durumu sürdürmek için evlenmek özellikle Gray için kurtuluştur..Zira Gray'ın çok sevdiği evli olan sevgilisinden bir çocuğu olacaktır o yüzden de evlenmek istememektedir...Bir de hiç anlaşamadığı katı yürekli annesini çileden çıkarmak için bir de fırsat doğmuştur..

İsabel için ise durum daha başkadır..İsabel kocasını beş yıl önce kaybetmiştir.Onu çok evmiş fakat ihaneti ile çok sarsılmış evlenmemeye yemin etmiştir..Zira kocasının ihaneti ile kadınlık gururu,yüreği derin bir yaralamıştır..Bir daha da böyle bir duruma düşmemeye yemin etmiştir..Fakat erkeklere ne kadar güvenmese de onlardan vazgeçememektedir..O da bu durumu kendine sevgili bularak çözümlemeye karar vermiştir..Fakat her ne kadar çok sayıda olmayan sevgilileri evlenmek istediğinde de onlara nazikçe kapıyı göstermektedir..Kocası öldükten sonra birlikte olduğu sevgililerini bu yüzden terk etmiştir..
İşte Gray'ın teklifi ile bu evlilik cenderesinden kurtulmak oldukça çekici gelir..Sonuçta bu evlilik kağıt üzerinde olacaktır..Gray ile ayrıca oldukça da iyi dost ve arkadaşlardır..

İşte Gray ve İsabel bu şartlarda evliliklerini gerçekleştirirler..Bir süre böyle devam ederler..
Gray sevgilisini doğumda kaybedene kadar..Emily ve çocuğu doğumda hayatını kaybeder ve Gray bu üzüntüye dayanamayarak bulunduğu ülkeyi terk eder..
Tam dört yıl gelmez ve bir sabah ansızın tekrar İsabel'in hayatına girmeye karar verir.. Oldukça değişmiş olarak ve karısını geri isteyerek..
Oldukça güzel bir romanda bence..Okuyacak arkadaşlara keyifli okumalar dilerim...

12 Nisan 2013 Cuma

Günaha Davet Syliva Day


Günaha Davet - Sylvia Day


Aşk Onun için her şeyi göze almaktır...Bu hikaye için ne diyebilirim..Sylvia Day'i ilk defa okudum...Çok beğendim okuduğum en muhteşem hikaye değil belki,ama en baştan çıkarıcı hikayelerden..Hikayedeki aşk sahneleri asla sırıtmıyor asla ağır gelmiyor..Erkek karakter bir şeytan gibi baştan çıkarıcı bir adam. Kadın karakter dışarıdan bir buz dağı belki ama içeriden kaynayan bir yanardağ..Bu ateşi ortaya çıkaran Allistair Cauldfield..Bu şeytansı adamın konu Jessica olunca onu sahipleneci tavırlarını çok sevdim..Konu Jessica olunca akan sular duruyordu bu genç adam için..

Birde Jessica'nın kız kardeşi Hester'in hikayesi de vardı..O da sevdiği adam ile evlenmiş görünüşte mutlu bir evliliği vardı..Ama o çok sevdiği kocasının içinde yaşattığı şiddeti onu yıllar geçtikçe öğrenmişti..

Jessica'nın kocası Benedic'in kardeşi Michael'da yıllardır umutsuzca hester'e aşıktı..Onların hikayesi de güzeldi..Kurgu etkileyici idi..

Gelelim Allistair ve Jessica'ya
Yedi yıl önce aralarında geçen bir olay ikisini de görünmez bağlar ile bağlamıştı..O olaydan sonra Allistair yurt dışına gitti..Jessica ise evlendi..Allistair için Jessica ulaşılamaz bir yerdeydi..Ona aşık idi yaşına göre de oldukça olgun bir erkek idi..Jessica'dan iki yaş küçüktü.Ailenin 4..çocuğu idi..Ondan beklenen pek bir şeyde yoktu.O da Jessica evlendikten sonra yurt dışına gitti orada zengin oldu..Kadınlar arasında çok revaçta idi..Beraber olduğu kadınlar hep Jessica^ya benziyordu.Ona olan aşkını öyle güzel sakladı ki..Kendisi bile inandı..


Kocası Benedict ile altı yıl evli kalan evlliğinde mutlu olmuştu..Başarılı bir evliliği olmuştu..Jessica'nın kısır olması bile bu evliliğe gölge düşürememişti...Kocası ona yurt dışında bir çiftlik bırakmıştı.İşte bu mülkü görüp toparlamak için yurt dışına gitmeye karar verir   Jessica..Yol arkadaşı ise Allistair'dir..Ona karşı o olaydan sonra hep mesafeli olan Jessica yolculuk yaptığı geminin ona ait olduğunu ona göz kulak olması için kayın biraderi Michael'in ricasını bilmemektedir..
Ve yolculuk başlar...
Daha fazla detay vermek istemiyorum.Roman içinde mevcut iki hikaye de çok güzeldi..Kitabı çok severek okudum..Seri olmamasına da oldukça üzüldüm.Keşke devamı olsaydı..
Bu kitaptaki erkek karakterden yola çıkarak başka bir seriye esinlenmesine de hiç şaşırmadım..

Kesinlikle tavsiye ederim....