20 Şubat 2012 Pazartesi

Tatlı Yalanlar - Lisa Unger



Bitti tek kelime ile harika bir romandi. Eğer Sandra Brown,Nora Roberts okumayı seviyorsanız Lisa Unger'inde en az onlar kadar iyi bir yazar olduğunu bu roman ile fark ediyorsunuz.. Lisa Unger Tatlı Yalanlar'da aşkı da bir poliseye de tam anlamı ile hissettirebiliyordu..İkilinin karşılaşmaları,etkilenmeleri,birlikteliklerini , çaresizliğini,birbirlerine ihtiyacını, birebir yaşamış gibi oldum diyebilirim..
Olayların akışı kurgulanması harikaydı okurken kendimi film izliyor hissine kapıldım ve o an müthiş bir yazar ile tanistığımı anladım.
Devamini da okumak nasip olur cünkü hala cevaplanmayan sorular kaldi hikayede.

Serbest bir yazar olan Ridley Jones'un mükemmel bir hayati vardi.Bir sabah on dakika gec uyaninca mükemmel yaşamini o gün bırakmak zorunda kaldi Ridley Jones basının ilgisinide kücük bir cocugun hayatini kurtararak bir anda çekti.Fotoğrafları yayınlandı gazetelerde..Veee Bundan sonra hayatı kökten değişecekti..

Çünkü hayatı Yalan üzerine kurulmuştu..Yıllarca da bu hakikatler kendisinden özenle anne ve babası tarafından saklanmıştı..Gazetelerde fotoğraflarının çıkması ile kendisine bir mektup gelir bu mektuba bir fotoğraf iliştirilmişti..Önceleri önemsemedi ama anne ve babasına sorduğunda da tatmin edici bir cevapda alamamıştı.. O ara ayrıldığı sevgili Zach'a ilişkilerinin bittiğini de kabul ettirmeye çalışıyordu..Görünüşte her şey güzeldi ama Zachary ile istediği duygu yoğunluğunda ve sıcaklıkta da bir ilişki yaşamamıştı.

Tam o sırada oturduğu katın üstüne yeni bir komşu taşındı ve onunla tanıştı gizemli ,yakışıklı bir adamdı adı Jake idi. Arkadaşlık,komşuluk derken aralarındaki ilişki sevgili olmaya doğru kaymaya başladı..Bu gizemli adamdan çok etkilenmişti..Bu gelen mektubu,hayatındaki her şeyi bir anda onunla paylaşmıştı..Ama Jake kendisi hakkında pek bir şey anlatmıyordu ..Derken kendilerini bu olaylar yumağında buldular..

Olaylar hiç ummadıkları yöne doğru gitmeye başladı..Jake'in kendinden bir şeyler sakladığınıda anlamıştı..Öyle bir an geldi ki ikisinin de güvenebilecek birbirlerinden başka kimseleri kalmamıştı da ...İkisinin de hayatı büyük bir tehlikedeydi..Çünkü fakir ve çocuklarına bakacak durumda olamayan ailelerinden çocuklar alınıyor hatta bu iş için çocuklar kaçırılıyordu..Çocuklar zengin çocuğu olmayan ailelere veriliyordu..Kendisine gelen mektuplardan onun ailesi bildiği anne ve babası değil babası olduğunu iddia eden Christian Luna ile buluştuğunda her şey kontolden çıkar..
Artık gerçeği öğrenmek onun için zorunlu olmuştur..Her ne kadar bunu engellemek isteyenler olsada..Yaptıkları araştırmalar onları hiç ummadıkları kişilere götürecekti..Bu ara birbirleri ile de hesaplaşacaklardı..
Kitabın sonunda büyük sürprizlerde var..Gerçek babasının kim olduğunu ailesi hakkında bilmediklerini öğreniyor Ridley gerçek ismini de tabii ki..Ama bu kitabın devamı var umarım çok daha fazla beklmeyiz bu macera için..Tavsiye ederim harika bir romandı:)))