3 Nisan 2012 Salı

Şimdi Benimsin...Güneş Demirel..

Bu nasıl bir kalem gücü böyle.Duygularim birbirine girdi kime üzülüp kime kızacağımı şasirdim. Yasanan vahşet,trajedi,dehşet,suçluluk duygularını o kadar güzel harmanlamış ki yazar ... Kesinlikle edebiyat dünyasında değişik bir nefes getirdi yeni yazar Güneş Demirel... 
Çıkan ilk kitabında ülkemizdeki kanayan töre belasını işlemiş Şimdi Benimsini bitirdikten sonra kesinlikle sevgili Güneş Demirel çok çok etkili ve güçlü bir kalem... 
Bu kitabı yaklaşık 6-7 aydır bekliyordum..Beklediğime kesinlikle değdi..Okuduğum tüm satırları çok çarpıcı ve duygusaldı..Hikayeyi okurken duygularım birbiri ile çarpıştı diyebilirim..Kime kızacağımı,kime üzüleceğimi şaşırdım.. Hikayedeki en büyük mağdur kesinlikle 19 yaşındaki gencecik bir genç kız olan Ağabeyinin suçunun cezasını o küçücük bedeni ile göğüs geren küçük ama dev kadın Elif'ti...


Öyle ki başına ne gelirse gelsin sabır gösteren kötülükleri sabır ile tedavi eden bir genç kız..Ümitleri hayalleri vardı.hemşire olacaktı ama bir akşam kapısının önünden zor ile kaçırıldı ailesinin gözü önünde umutları söndürüldü..Yaşayan bir ölüye dönüştürülmek istendi..Bu olaylarda herkes suçlu sadece bu masum kirletilmeye çalışılan genç kız suçsuzdu.. 
Olaydan sonra ona destek olması gerekenler toplum baskısı ve kuralı yüzünden ona sırtını döndü..Anne,baba,ağabeyi..Özellikle ağabeyi..kaçırdığı genç kızın sözlüsünün bu vahşeti yapabileceğini bilerek kaçırdı sevdiği kızı..Kız kardeşine sahip çıkmadı sadece minik bir yürek küçük Zeynep ona sırtını dönmedi.. Öte yandan onu kaçıran genç adam o yaptığı korkunç şeyden sonra vicdanının sesini susturamadı..Ona sözlüsünü kaçıran adamın kız kardeşi bu dendi..ya onu bekareti Ya da kaçan sözlün ile adamın cesedi dendi..Tahsilliydi ,yakışıklıydı,başarılıydı..
Ama sözlendiği sözlüsünü sevmiyordu töre denen belanın kendini canavarlaştırmasına müsaade etti.. Sonra gecelerce yaptığı şey için kendine lanet etti planları tutmadı vicdanını susturamadı..Veee Elif hamileydi..onu karnında çocuğunu taşırken kimseye bırakamazdı..bırakmadı da...Alıp evlendi onunla..Onunla evlenecek onu unutacaktı..ama vicdanını susturamadığı gibi onu da unutamadı kenara atamadı..Ona aşık oldu deliler çılgınlar gibi yandı kavruldu kül oldu.. Onun bir bakışı,saçının teli için dünyaları yakardı.... 
Harika duygu sağanağı olan bir romandı..çoğunlukla ağlayarak okudum..Fırat'ın devleşen aşkı Elif'in engin sabrına hayran oldum..Belki öz anne ve babasını kaybetti Elif ama kendini başka geniş bir ailede buldu. Anne,baba,ağabey iki tane de kız kardeş buldu kendine.Bazı satırlarını dehşet bazı satırlarını ağlayarak,gülerek okudum..Kitabı elimden bitene kadar bırakamadım... 595 sayfayı nasıl okuduğumu anlamadım..Tavsiye ederim...