2 Mart 2016 Çarşamba

Gökyüzünün Uzak Ucu-Kristan Higgins



Orijinal Adı: All I Ever Wanted
Edisyon Adı: Gökyüzünün Uzak ucu
Yazar : Kristan Higgins
Yayınevi : Koridor Yayınları
Çeviri : Rabia Taş
Goodreas Puanı : 5/3,99
Puanım :5/5

 Callie küçük bir kızken doğum gününde aldığı ve "sonsuza dek mutlu yaşadılar" adını verdiği sandalyesini gelecekte hep evinin bir köşesine koyma hayali kuruyordu. Ancak otuzuncu yaş gününü hâlâ birlikte yaşadığı huysuz büyük babası ve tuhaf ailesiyle hiç hesapta olmayan bir şekilde kutlayan Callie'ye hayatının en kötü sürprizini çocukluk aşkı Mark yapmıştı. Kaybedilmiş bir aşk, vazgeçilmiş bir kariyer ve boşluk… Ta ki başını kaldırıp gökyüzüne bakıncaya dek. Gökyüzünü, kasabaya yeni taşınan Ian'ın gözlerinde görünceye dek. Bu gizemli adam Callie'nin yaralarını sarabilecek mi…

"Kristan Higgins öyle parlak bir yeteneğe sahip ki yürek burkan hikayelerde bile okuyucuları gülümsetmeyi başarıyor."
-Kirkus-

"Kristan Higgins sizi hayal kırıklığına uğratmayacak bir yazar."
-Romantic Times-





Yazarın daha önce İkinci Şanslar Durağı isimli kitabını okumuştum..O kitabı alırken Geç Gelem Mutluluk İsimli ilk kitabını da almıştım..İkisini arka arkaya okuyacaktım. Fakat İkinci Şanslar Durağı'ın okurken pek de severek okumadığım beklentimi karşılamadığı için Geç Gelen Mutluluk kitaplığımın diplerine doğru itildi..


Ve Gökyüzünün Uzak ucu isimli kitabımızı kütüphane de görünceye kadar...

 Açıkça söylemek gerekirse başlarda sıradan bir romans kitabını beklerken tüm duyguları içinde barındıran bir kitap çıktı karşıma...
Başlarda çok sarmadığını söyleyebilirim ancak sayfalar çevrildikçe çok yanıldığımı anladım..Bazen çok duygusal,bazen aile dramı,bazen de kahkahalar içinde okudum.Uzun zamandır böylesi güzel bir roman okuduğumu hatırlamıyorum.


Romanın en sevdiğim kahramanı kadın kahramanımız Callie idi. Bu kadar pozitif düşünen yüce gönüllü kalbi sevgi dolu birini görmedim tanımadım bilmiyorum. Hani bu kadarı da saflık da diye düşünebilirsiniz ki ben öyle düşündüm.....
 İki erkek vardı bu roman da ikisi de çok yakışıklı ancak birinin kalbi deyim yerinde ise altın gibi idi,,Diğeri ise adete kalbi yok gibiydi.


Mark ve Ian biri Callie'nin patronu diğeri kasabaya  yeni gelen veteriner idi..
İkisinin de hikayeleri çok farklı idi. İan soğuk görünümlü konuşmayı sevmeyen kendini ifade etmekte zorlanan Rus fedailerine benzeyen amansız bir adam...
Mark ise Callie'nin patronu onun aşık olduğu adam. Yaşadığı hayatı boyunca onu tanıyor..Çocukluğundan beri ona aşık.. Altı ay önce yaşadıkları yakınlıktan sonra  ilişkilerine ara vermek istediğini söyleyerek aralarındaki her şeyi askıya alır...


Ve tam da 30. yaş doğum günün de başka bir kadınla ona başka bir kadınla ciddi bir ilişki de olduğunu doğum günü hediyesini verirken açıklar..
Bu kadın en iyi müşterilerinin kızıdır...Üstelik iş yerinde de çalışmaya başlayacaktır..
Yaşadığı şok ve acı..Yaşadığı bu acı yüzünden ağladığını okurken içim parçalandı ..
Tam da doğum gününde ehliyetini değiştirmesi gerektiğini hatırlar.Sırada beklerken ağlayarak konuştuğu cep telefonu konuşmalarına kulak misafiri olan Rus suikastçı görünümlü bir adam adeta onunla dalga geçer...


Callie onun kasabanın yeni veterineri olduğunu daha sonra öğrenecektir...
İan ise yaşadığı çok kötü evlilik deneyiminden sonra bu küçük kasabaya kendini adeta atmıştır. Çok soğuk görünümlü iş kolik insanlarla ilişkisi oldukça zayıf olan biri olarak Callie'yi anlamakta biraz zorluk çeker..
Ancak daha sonra onun büyük kalbine tanık oldukça onun hakkında ki ön yargıları kırılır...



Daha fazla detay vermek istemiyorum. Okumaya çok geç kalmış olduğum bir romandı..Yazarın kaleminin gücünü bu romanda görmüş oldum. O yüzden ülkemizde ilk defa yayınlanan kitabı Geç Gelen Mutluluk isimli kitabını okuyacağım..

Yazarı okumak isteyenlere bir notum da yazarı yayın hakları şu anda hiçbir yayınevin de değil...Umarım bu yazarı haklarını bir yayınevi bir an önce almayı düşünür...
Kristan Higgins'in kitaplarını okumak istiyorsanız sahaflar da bulabilirsiniz..Tavsiye ederim...