24 Ocak 2016 Pazar

Bab-ı Esrar - Ahmet Ümit



Orijinal Adı : Bab-ı Esrar
Yazar: Ahmet Ümit
Yayınevi : Doğan Kitap,Everest Yayınları
Goodreads Puanı :5/3,72
Puanım 5/5




Okurken çok etkilendiğim bir roman oldu.İlk defa bir Ahmet Ümit romanı okudum. Tekrar tekrar okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 
Yazar Polisiye,aşk,mistizm,gizem temaları ile harikalar yaratmış . 


Daha Önce Elif Şafak'ın Aşk romanını okuyup çok etkilenmiştim ancak Bab-ı Esrar'ı kurgu ve derinlik bakımından daha başarılı buldum.


Konya'da bir otel yangının araştırmak için görevli olan Karen diğer adı Kimya'nın bir mana da annesi ile kendisini yıllar önce terk eden babasını mana dünyasında aramasıydı romanın ana fikri bence.
Bir anlamda babasını affetmesinin hikayesi idi..


Karen babası anne ve kendisini terk ettiğinden beri onu içinde affedememişti..
Bir de çok sevdiği sevgilisi ile çocukları olacaktı. Sevgilisi çocuğu istemiyor iken Karen henüz karar verememişti.


Araştırma için gittiği Konya'ya adımını attığı andan itibaren rüya ile gerçek arasında yolculuk yapan gerçeği arayan bu kadının Şems Tebriz-i olan sahneleri beni çok etkiledi. 


Özellikle babası ile hesaplaştığı sahneyi ağlamaktan okuyamadım diyebilirim..

Okuyun okutturun....

Alıntılar



"Bir çocuğa beden verebilirsin ama onun kalbine, ruhuna tesir edemezsin. Herkes kendi hayatını yaşar, herkes kendini yaratır. Ama insanı, kendisine götüren köprü çok incedir, çok dar. Bir tek kendisinin geçmesine izin verir. Kan bağı bir imtiyaz değildir bu yolculukta. Aksine çoğu zaman aşılması zorlu bir engeldir, kırılması imkânsız kaim halkalardan oluşmuş bir zincir. İnsanın elini kolunu öyle bir bağlar ki, hiçbir zaman kurtulamazsın." "


Aklını öfkenin hükmünden kurtar. Öfke, akim gözlerini kör eder, gönlünü yılanların çöreklendiği taşlı bir tarlaya çevirir."


Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim
Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim 
Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim
ama senden başka kimse duymayacak 
Kimse anlamayacak.


. "Kötülüğün olmadığı bir yerde iyiliğin değeri bilinmez. 
Ve ne varsa hepsi içimizde.
Celaleddin şu sözlerle anlatır bu hali. 'Bazen melekler kıskanır masumiyetimizi / bazen kötülüğümüzü görür de kaçacak yer arar şeytan.' Hayat şekle sokulamaz; nefes hapsedilemez, istek bağlanamaz, nefs hiçbir zaman tümüyle öldürülemez. İyi mi yararlıdır, yoksa kötü mü, her zaman bilinemez. Gün gelir bir kötülük, bin iyilikten daha faydalı olur."

... Onlar Kuran'da yazılanları olduğu gibi okuyorlardı. Oysa o yüce kitaptaki her bir harfin yüzlerce değişik anlamı, her sözcüğün binlerce manası vardır.