Highlander etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Highlander etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Aralık 2015 Pazar

Cazibenin Efendisi-Kinley McGregor


Orijinal Adı :Claiming the Highlander
Edisyon Adı : Cazibenin Efendisi
Yazar: Kinley McGregor(Sherrilyn Kenyon)
Çeviri: Nil Bosna
Yayınevi : Epsilon Yayınları 
Goodreads Puanı: 5/4,13
Puanım : 5/5


Sonunda güzel bir roman iyi bir yazar okudum...
Hayal kırıklığına uğramadım..Su gibi aktı gitti. Belki çok fazla derinliği olmayan bir romandı ancak Kinley McGregor'un farkını çok açık bir şekilde hissediyorsunuz.. 


Teşekkürler Epsilon sonunda yazarın ikinci kitabı ile bizi buluşturduğun için..Umarım yazara bir 2,5 Yıl daha ara vermezsiniz.. 


Okuyacağınız kitap da eğer derinlik arıyorsanız,  bu kitap muhtemelen sizin için değil. Ancak  hızlı, eğlenceli bir kitap okumak istiyorsanız karamsar halinizi ve kafanızı dağıtmak arzusunda iseniz  bu kitap sizin için ideal bir seçim olacaktır..
Ayrıca çocukluk aşkı romanları da hoşunuza gidiyorsa bu kitabı kaçırmamanızı önerebilirim...


Zira kitabın kahramanları birbirlerini doğdukları andan itibaren tanıyorlar..Beraber büyüdüler,oyun oynadılar. Birbirlerini kolladılar..İlk kalp kırıklığını Maggie İngen Blar onunla Braden MacAllister ile yaşadı..

Maggie karakteri sağlam ayakları üstünde durabilen güçlü sımsıcacık bir genç kadın..Yaşadığı kalp kırıklığından sonra hiçbir erkeği sevemez içi almaz onlardan etkilenmez..


Braden MacAllister ise kadınların gözdesi deyim yerinde ise tam bir gönül çelen gibi kadınların yataklarında dolaşan bir yakışıklı adam görüntüsü  içinde idi.O yüzden bu adamı romanın başlarında çok da sevemedim..Ancak sayfalar ilerledikçe bunun sadece bir görüntü olduğunu anladım..
Bu tam da her şeyin herkesin hikayesinin olduğunu anlatır bir durum idi..Braden'in gerçekte ne kadar duyarlı iyi kalpli olduğunu çapkınlık hovardalık maskesi ile bunu  saklıyordu..


Her zaman doğru zaman doğru insan düsturunu anlatır bir kitap idi.
Çapkınlık macerasından kaçarak memleketine dönen Braden klanının kadınlarının Maggie'nin liderliğinde erkeklere kazan kaldırdığını görür.. Bu isyanın sebebi haklı olduğu kadar da erkekleri çileden çıkarmıştır...
Olayların büyümesi Klan halkı erkeklerinin Braden'in ağabeyi Lochlan'ı rehin alması ile iş çığırından çıkar..
Karşı Klanın lideri  ile görüşerek bu savaşı durdurabileceğini düşünen Maggie'yi Braden yalnız bırakmak istemez...
Üvey ağabeyi Sin  ile birlikte üçü ola çıkarlar...
Bu yolculukta da yakınlaşmaları kaçınılmazdır...


Romanı okurken bir an aklıma Müjde AR'ın Şalvar Davası filmi geldi.. Bazı sahneleri çok komik idi.. 
Bazı sahneleri duygusal ve tutku dolu idi.
Romanın ilerleyen sayfalarında ise Braden'in üvey ağabeyi Sin MacAllister'in macerasını daha çok merak eder oldum.
 Bu adam bana çok gizemli geldi ve hikayesini okumak istedim. Yayınevi bize bir güzellik yaparak bir an önce yayınlamasını ümit etmek istiyorum...
Historical roman seviyorsanız..İskoç ve orta çağ temaları okumaktan hoşlanıyorsanız bu kitap tam da size göre...




 .MacAllisters
1. Master of Desire (2001) Arzunun Efendisi 
 2. Claiming the Highlander (2002) Cazibenin Efendisi 
 3. Born in Sin (2003)
4. Taming the Scotsman (2003) Brotherhood of the Sword
5. A Dark Champion (2004)
6. Return of the Warrior (2005)
7. The Warrior (2007) ".




26 Mayıs 2015 Salı

Yanlış Zaman Doğru İnsan - Linda Howard



Orjinal Adı : Son Of The Morning
Edisyon Adı : Yanlış Zaman Doğru İnsan
Yazar: Linda Howard
Çeviri: Güncem Topçu Güzel
Yayınevi : Epsilon Yayınevi
Goodreads Puanı : 5/3,93
Puanım : 5/5


Uzun zamandır bu kitabı bekliyordum..Hatta telif haklarının hangi yayınevinde olduğunu bile araştırıp saptamıştım. Ancak yayın haklarının bulunduğu yayınevi bir türlü yayınlamadı bu güzel hikayeyi. Ve sonradan ne yaptı...Sessiz sedasız tanıtım bile yapmadan çıkardı romanı. Tabii ki sıkı bir takipçiye böylesi sessiz sedasız çıkarsa da vız gelir di o başka. 
Kitabı alırken çeviriden yana biraz çekincelerim vardı ancak okumaya başladıktan sonra o da kayboldu.
Baştan itibaren kitabı okurken adeta büyülendim. Elimden bırakmak istemediğim gibi bitmesini de istemedim..
Kitabın konusu bugün çok severek izlediğimiz ve kitabını okuduğumuz Yabancı'ya çok benzese de çok daha heyecanlı bir kurguya sahipti. Roman da zaman yolculuğu da vardı.Kitabı okurken bazı sahnelerinde adeta tırnaklarımı yedim. Sayfaları nasıl çevirdiğimi bilemedim. Sevdiği ailesinin gözlerinin önünde katledilişine tanık olmak ve sonra yaşam mücadelesini verirken çok önemli bir araştırmayı yapmaya çalışmak herkesin yapabileceği bir şey değildi.. Grace St.John'un hayatı tam anlamı ile o geceden önce ve sonra diye ikiye ayrılıyordu..


Grace St John arkeolojik bir akademisyen bilim adamıdır. Eşi Ford ile aynı meslekte çalışmaktadırlar. Birlikte çok kazıya gitmiş ve araştırma yapmışlardır.Erkek kardeşi Bryant ile üçü aynı evde yaşamaktadırlar. 
 Grace  kayıp bir hazine ipucu olan  bazı eski Kelt çeviri kağıtları üzerinde çalışmaya başlar "altın'den daha değerli  paha biçilemez".bu belgeler  Birkaç dilde yazılmış olan Eski İngilizce, Latince, Sokak ve uzmanlık alanı hemen Eski Fransız, İskoç dilindedir.... 


Ama birileri bu belgeleri  çok istediği içim Grace'in kocası ve oğlan kardeşini gözlerinin önünde  öldürürler.  Olayı tesadüfen gören Grace 'in hayatı o geceden itibaren kanlı  köşe kapmaca oyununa döner.. Bu oyunda ona yardım eden komşusu ve arkadaşı olan  genç hacker arkadaşı ilk dehşet anından sonra kaçmasına ve bankadaki hesabını boşaltmasında yardımcı olarak büyük bir avantaj sahibi olmasına yardımcı olur..
Ancak Grace'in dönüşümü inanılmaz derecede olacaktır. O melun geceden sonra Grace kalbini acı çekme yetisini insan olduğunu unutacak elindeki çevirilere ve kaçmaya araştırmaya kendini verecektir. Onun yaşama sebebi bu çeviriler olmuştur. 


Fakat bu çevirileri yaparken tanıştığı Niall ile de uykularında buluşmaya başlar. Onun dünyasına girer ve rüyalarındaki adam ile ietişim kurmaya başlar. Ancak bu tek taraflı değildir. 700 Yıl öncesinde yaşayan Niall'ın da rüyalarına da Grace girmeye başlamıştır..


Aralarında ki tutku giderek daha da büyümeye başlar..
Ancak Grace araştırmalarına devam ettikçe onun peşinde olan katilin amansızlığını gördükçe bu Kelt hazinesinin önemini anlar..Onu koruyan Niall'ı uyarması gerektiğini anlar..Araştırmalarında daha önce de yapılmış olan Zaman Yolculuğunun bilgilerine ulaşır..1322 Yılına gitmeli İskoç Savaşçısı Kara Niall'ı uyarmalıdır..


Ancak aralarındaki ilişki bu kadar da basit değildir..Karşılaşmaları aralarındaki kıvılcımı da ateşleyecektir...

Muhteşemdi...tekrar okuyacaklarım arasına girdi bu kitap..Polisiye,aşk,cinayet,gizem,historical,İskoçya temaları ile harmanlanmış bu kitabı çok seveceksiniz..Tavsiyemdir...



9 Mayıs 2015 Cumartesi

Koruyucu-Margaret Mallory


Ojinal Adı : The Guardian
Edisyon Adı : Koruyucu 
Yazar : Margaret Mallory
Çeviri: Güney Becerikli
Yayınevi: Aspendos Yayınevi
Goodreads Puanı:5/3,98
Puanım 5/1




Margaret Mallory'nin daha önceden Arzu Şövalyesi ve Haz Şövalyesi kitaplarını okuyup beğenmiştim. O yüzden romanın tanıtımını görür görmez hiç tereddüt etmeden aldım..Ancak romanın konusu güzel olmasına rağmen bir türlü keyif alarak okuyamadım. Hikayenin içine bir türlü giremedim.
O yüzden bu seriye devam etmekte kararsızım. Zira daha üç kitap var bu seride böyle bir okumaya üç kitap daha devam eder miyim ? Kestiremiyorum...


Konu olarak fena değildi ancak romandaki erkek karakteri de bir türlü sevemedim gitti. Evlendikten sonra terkettiği karısını beş yıl sonra gördükten sonra aşık olan ve onu geri isteyen bu karakteri sevmedim. Hoş kitabı baştan beri çok sevmedim ama yine de okumak istedim zira sonra belki severim diye düşündüm ama maalesef sevemedim..


Bu konuyı seven historical severler sevebilirler diye düşünüyorum. Yalnız çeviride ve editteki sıkıntıları da göz önünde bulundurmak gerekiyor..Kitap da bazı yerlerde  tuhaflıklar hissettim...
Roman da Klandaki dört oğlan çocuğunun kalnın cadısını ziyaret ederek cadının kehanetlerini dinlemeleri ile başlıyor.Sonra romanın kadın kahramanı  ve çocukluk arkadaşı Sileas ile evlenmek zorunda kalır. Onu kendine eş olarak düşünmeyen İan onunla birlikte gedeğe girmektense savaşa gider.Tam beş yıl sonra klanına geri dönen bu isteksiz koca o beğenmediği karısınınmuhteşem bir genç kadına dönüşmüş olduğunu gördükten sonra ona aşık olur...


Kocasının birlikte olmadığı Sileas'ın gözünde ise bu evlilik gerçekleşmemiştir. şık olduğu erkek tarafında rededilmek kadınlık gururunu epeyce hırpalamıştır. Son dört yılda umutsuzca beklediği kocasının dönmediğini görünce ondan umudunu kesmiş ve onunla evli kalmak istememektedir. Bu evliliği iptal ettirmeye sonlandırmaya kararlıdır. İan'ın yokluğunda klandaki görevlerini eksiksiz yapan kocasının ailesi ile ilgilenen  ve klandaki  işlerini aksatmayan Sileas kocasının kendisini geri isteyen tavırlarına çok sinirlenmiş onu geri istememektedir...İan'ın işi çok zordur.. Aile içinden de ona küçk kardeşi Niall'dan da büyük tepki vardır..
Kısaca bence bir pislik olan bu erkek kahramanı hiç sevmedim..Belki de o yüzden bu romanı sevemedim..

 Bu dört çocuğun maceralarından oluşan seri dört kitaplık..Okumak isteyen arkadaşlara keyifli okumalar dilerim. Zira görüşlerim sadece beni bağlar...

Return of the Highlanders
1. The Guardian (2011) Koruyucu 
2. The Sinner (2011)
3. The Warrior (2012)
4. The Chieftain (2013)

6 Aralık 2014 Cumartesi

Yenilmez Savaşçı Karen Marie Moning



Orjinal Adı : To Tame a Highland Warrior
Edisyon Adı : Yenilmez Savaşçı
Yazar: Karen Marie Moning
Goodreads Puanı :5/4,15
Puanım: 5/4,5


Uzun zamandır okumak istediğim bir kitap idi Yenilmez Savaşçı.Okumaktan çok büyük bir keyif aldığım bir kitap oldu benim için. Historical ve Fantastik, Highlander  temalarında yazılmış muhteşem bir roman.
Ancak seri sekiz kitaplık bir seri umarım yayınevi bu seriyi çok daha kısa aralıklar ile çıkarır..Serinin üçüncü kitabı da çok yakınlar da İskoçyalı'nın  Dokunuşu ismi ile çıktı. O kitabı da aldım en kısa zamanda okuyacağım..
Serinin ilk kitabı Sisli Dağların Ötesinde'den daha başarılı bir kitap idi. Çok akıcı bir uslüp ile yazılmış olup yer yer mizahi yönünden güzel diyalogları olan bir kitap idi...Romandaki karakterlere yazar adeta hayat vermişti..

Özellikle Grimm'e ..Grimm Roderick..
Sisli Dağların Ötesinden hatırladığımız  Hawk'ın yakın arkadaşı Grimm..
Grimm çocukken halkının katledilişini,şahit olur tanık olduğu sahneyi yanlış yorumlamıştır ve hemen sonra Berserker denilen yenilmez savaşçıya dönüşmüştür. Bu yaşadıklarından sonra klanını terk eder.


Başka bir Klan Reisi, onu yanına alır fakat  Klan Reisinin kızına aşık olur. Fakat bir Berserker olmasını ailesinin erkeklerinin laneti olarak gören Grimm Jillian St Claire'i kendinden uzak tutmaya kararlıdır.. İşte bu yüzden ona bu yüzden kötü davranır kalbini kırar ve sonunda klanını terk eder. Fakat yine de Jillian'ı hayatı boyunca koruyacağına yemin eder. Gerekirse kendisinden bile koruyacaktır. 


Aradan ondört sene geçer.. Gibraltar kızı Jillian'ın evlenme vakti geldiğine karar verir ve ona layık olan üç büyük savaşçıyı çağırır..Bir nevi bu üç savaşçı içinde evlilik yarışması olacaktır..Bu savaşçıların için de Grimm'de vardır..Ama Jillian'ın kalbi de Grimm için atmaktadır...


 Tek kelime ile çok güzel bir hikaye idi. Sadece şunu belirtmek isterim ki...Yazarın diğer serisi olan muhteşem  Ateş Serisi ile karşılaştırmayın..Üzülürsünüz..
 Yine de yazarın Ateş Serisinden önce yazdığı bu seri de oldukça güzel..Karen Marie Moning'in kaleminden bu güzel seriyi kaçırmayın derim..


Highlander 
1. Beyond the Highland Mist (1999) Sisli Dağlar Ötesinde
2. To Tame a Highland Warrior (1999)  Yenilmez Savaşçı
3. The Highlander's Touch (2000) İskoçyalı'nın Dokunuşu
4. Kiss of the Highlander (2001)
5. The Dark Highlander (2002)
6. The Immortal Highlander (2004)
7. Spell of the Highlander (2005)
8. Into the Dreaming (2006)



2 Aralık 2014 Salı

İhanet-Monica Mccarty



Orjinal Adı: Viper
Edisyon Adı: İhanet
Yazar Monica Mccarty
Goodreads Puanı :5/4,32
Puanım :5/5+++



Çok iyidi. Vayyy diyorum...Bayıldım keşke daha çok puanım olsaydı..Monica Mccarty giderek daha iyi yazıyor..Kurgu yeteneği muhteşem...Hikayeyi oya gibi işledi.İmkansız gibi görünen azim ve inanç sayesinde başarıldı..
Çok büyük savaşlar vardı bu romanda. Taht kavgaları,var olma savaşı,yeniden doğma savaşı..
Roman yazarın Highland Guard serisinin 4.kitabı..Serinin 9.Kitabı yayınlanmış durumda..Seri 1307-1308 yıllarında Robert Bruce'in İskoçya'nın bağımsızlık savaşları zamanında geçiyor. Her bir kitabında İskoçya Muhafız Alayı'ndaki görevli savaşçıların maceralarını yazmış yazar. Ve yazarken de gerçek İskoçya Tarihine oldukça sadık kalacak şekilde kurgulamış. 

Monica McCarty'nin kitaplarını okurken bir yandan da İskoçya tarihini de öğrenmiş oluyorsunuz.Hikayelerin hepsinde de tutkulu ve duygusal aşkları da okuyup adeta yaşamış oluyorsunuz.

Kitabın sonun da yazarın araştırma notları var. Nereden araştırıp öğrendiğini de bizlerle paylaşıyor..Sayesinde tarihin tozlu yapraklarında kalan kahramanlar tekrar hayat buluyor.

Okuduğum son kitap da İskoç Muhafız Alayındaki Yılan lakaplı  Lachlan MacRuairi'nin hikayesi var..

Serinin ilk kitabında muhafız alayının lideri ve kılıç ustası Lider lakaplı Tor MacLeod ikinci kitapda ise Şahin lakaplı denizci ve yüzücü Erik MacSorley 3.Kitap da İzci lakaplı Arthur Campbell'in hikayesini okumuştuk..
İhanet romanın da bu üç muhafızın da olduğu sahneler mevcuttu..Bazı yerlerinde çok ciddi bazı yerlerine de oldukça mizahi yönünden güzel sahneleri vardı.

Serinin diğer kitaplarından daha çok sevdim bu macerayı.. Kitap da ki ana karakterler kelimenin tam anlamı ile hayatın sillesini yemiş karakterlerdi...İkisin de kaderi İskoçya Kralı'nın emri ile birbirine bağlanır...Lachlan Robert Bruce tarafından  Bella'yı kaçırıp taç giyme törenine getirmesi ile görevlendirmiştir..

Roman Leydi İsabella MacDuff'ın Berwick Kalesinin avlusunda kafes içindeki görüntüleri ile başlar..
Hafızalara kazınacak görüntü bence..

Lachlan ve Bella'nın destansı hayat hikayesi..Bella kocasının gözünden düşmüş bir asilzade..Lachlan lideri olduğu klandan çok sevdiği karısının  ihaneti yüzünden ayrılmış bir güçlü savaşçı..Yıllar önce kaybettiği itibarını kazanmaya çalışıyor..Bella onu paralı asker olarak biliyor..Başaramayacağı savaşamayacağı neredeyse yok yok..Aklınıza  gelen her işi başarıla yerine getiren bir görev adamı..

Bella ise ailesi tarafından  çok genç yaşta evlendirildiği kocasını hiç sevmemiştir.Onun  ile hiçbir şeyde anlaşamamıştır. Bu evliliği boyunca Bella duygularını maskelemeyi zayıf yönlerini göstermemeyi öğrenmiştir..Asla zayıf yönlerini başkasına göstermemeyi ilke edinmiştir...

Robert Bruce'a olan inancı onun ailesinden kızından kopmasına yol açar. Kocasına ve Kral Edward'a karşı Bruce' desteklemesi ile hakkında ihanet suçu ile vatan haini damgası yemiştir.Ne kadar çok istese de kızından yıllarca sürecek bir ayrılık süreci işleyecektir. 
Bu zaman içinde Lachlan ve Bella aralarındaki olağanüstü çekime karşı yıllarca karşı koysalar da birbirlerini akıllarından çıkaramazlar..

İkisi de fedakar ikisi de ihanete uğrayan ama asla vazgeçmeyen destansı karakterlerdi.Sevmekten yaşamaktan tam da umutlarını kesmişken birbirlerini bulsalar da ağır sorunlar ile savaşmaları gerekmektedir...,

Kendisini bu asil,inatçı ve güzel kadına bir türlü layık göremeyen Lachlan'ın inadı da görülmeye değerdi. Ama karşısındaki kadın da en az onun kadar azimli idi..
Tek kelime ile muhteşem bir romandı. Her sayfasında heyecan,gerilim,savaş,aşk,tutku
vardı. Gerçek hikayelere dayanarak yarattığı bu romanı tavsiye ederim..




Highland Guard
1. The Chief (2010) İki Ateş Arasında
2. The Hawk (2010) Tutsak
3. The Ranger (2010) Gazap
4. The Viper (2011) İhanet
5. The Saint (2012)
6. The Recruit (2012)
7. The Hunter (2013)
7.5. The Knight (2013)
8. The Raider (2014)
9. The Arrow (2014)

13 Nisan 2014 Pazar

Gazap -Monica McCarty




Orjinal  Adı : The Ranger
Yazar          : Monica McCarty
Goodreads Puanı :5/4,26
Puanım :5/4,5

Yine muhteşem bir hikaye okudum..Monica McCarty  İskoç Tarihi romansının bir numarası.Yazar romanlarını gerçek hikayeler üzerine kurguluyor. Kitaplardaki kahramanlara adeta yeniden hayat veriyor.Kral Muhafızlarının üçüncü kitabı Gazap. Seriye ilk başladığımda serinin yazılmış 7 kitabı vardı yazar şu anda yeni serinin 9.kitabını yayımlamış. 26 Ağustos 2014 tarihinde serinin onuncu kitabı geliyor. yayın evinden ricam lütfen bu yazara daha çok önem verip kitaplarını daha sıkı aralıklarla yayınlamaları.

Kitabın ilk yirmi otuz sayfasında nedense adapte olamadım romana. Açıkçası eyvah dedim ne oluyoruz..Ama sayfaları okudukça şüphemin yersiz olduğunu anladım ve zevk ile okumaya başladım Gazap'ı...

Roman 1307-1308 yıllarında Robert Bruce'in İskoçya'nın bağımsızlık savaşları zamanında geçiyor. Her bir kitabında İskoçya Muhafız Alayı'ndaki görevli savaşçıların maceralarını yazmış yazar. Ve yazarken de gerçek İskoçya Tarihine oldukça sadık kalacak şekilde kurgulamış. Monica McCarty'nin kitaplarını okurken bir yandan da tarihini de öğrenmiş oluyorsunuz.Hikayelerin hepsinde de tutkulu ve duygusal aşkları da okuyup adeta yaşamış oluyorsunuz.

Serinin ilk kitabında  muhafız alayının lideri ve kılıç ustası Lider lakaplı Tor MacLeod ikinci kitapda ise Şahin lakaplı denizci ve yüzücü Erik MacSorley

Okuduğum 3.kitapda ise Arthur İzci lakaplı Campbell İzcilik ve keşifden sorumlu..

Arthur Campbell üstün izcilik,keşif yetenekleri ile düşman cephesine sızan bir savaşçı. Bu duruma gelmesi hiç kolay olmamış gençliğinde ailesinin özellikle babasının gözüne girmek kolay olmamıştır. Ona ağabeyi sahip çıkıp koruyarak ve yüreklendirerek bugünkü durumuna gelmesinde büyük rol oynamıştır.
Tam 14 yıl önce babasını gözünün önünde kalleşçe katleden Klan liderinden intikam almaya yemin etmiştir.
Puslu bir gece hayatını kurtardığı efsanevi güzellikteki ve bilgi toplamada becerikli Anna MacDougall'ın bu klan lidernin babası olduğunu sonradan öğrenir. Anna'nın hayatını kurtarırken kim olduğunu deşifre etmeden yapmıştır.
Kral'ın Robert Bruce'in emri ile de MacDougall'ın klanına sızar.Gerekli olan savaş planlarını stratejik bilgileri muhafız alayına yani Krala haber verecektir.
Bunu başarı ile de yaparsa da Anna ısrarla Arthuru takip etmekte onu gözden kaçırmamaya çalışmaktadır. Çünkü bunu babası Lorn MacDougall onu Arthur'u takip etmesi için görevlendirmiştir. Arthur ve Anna arasında bir kovalamaca başlar.
Arthur ondan kaçmaya Anna ise bırakmamaya kararlıdır. Derken bu koşuşturma mevcut olan çekimi daha da güçlendirerek kıvılcımlara neden olur.İki tarafta istemese de aralarında yakınlaşma derken romantik ve tutkulu bir bağ oluşur.
Anna'nın yapamayacağı tek şey çok sevdiği , taptığı babasının sözünden çıkıp onu hayal kırıklığına uğratmak iken Arthur'un  ise taviz veremeyeceği tek şey de babasının katilinden intikam almak kararıdır.
Ama kader ikisine de çok değişik bir oyun oynar ve ikisi de bu olmazsa olmazlarını bırakıp bırakamayacağını aşklarının gücü ile sorgulamak zorunda kalacaktır.

Kısaca İskoç Tarihinin bu önemli dönemlerini bu derece de güzel ve akıcı yazan yazarın kalemini çok seviyorum çünkü o dönemi adeta yaşatarak öğretirken yanında muhteşem hikayeler ile kurgulanmış aşk ile taçlandırılmış romanlar okuyorsunuz.. Tavsiye Ederim..Bu yazarı okumayarak çok şey kaçırıyorsunuz...





Highland Guard
1. The Chief (2010) İki Ateş Arasında
2. The Hawk (2010)  Tutsak
3. The Ranger (2010) Gazap
4. The Viper (2011)
5. The Saint (2012)
6. The Recruit (2012)
7. The Hunter (2013)
8. The Knight (2013)
9. The Raider (2014)
10. The Arrow (2014) 26 Ağustos'ta Çıkıyor...




Kır Zincirlerini -Monica Mccarty



Orjinal Adı : Highlander Unchained
Yazar : Monica McCarty
Goodreads Puanı : 5/4,24
Puanım :5/5

Bu ara ne mutlu bana üst üste harika romanlar okuyorum..Monica Mccarty benim için vazgeçilmez yazarlarımın başlarında artık..Kır Zincirleri Mcleods serisinin son kitabı bu hikaye ile bu seri bitiyor..Ben bu seriyi bir bütün olarak düşünüyorum çünkü hikayeler birbirini tamamlıyor..Kır Zincirlerini de çok beğendim ..Tam anlamı ile boyunduruktan kurtulma hikayesi idi..

Başından sonuna kadar büyüleyici bir hikaye idi..Hikaye başında çok ilginç bir hikaye ile başlıyor..Kadın kahramanımız Flora'yı derinden etkileyen bir olay bu..Ve Bu hikaye aslında bir gerçek Monica Mccarty'nin hikayeleri gerçek hikayelere dayanıyor zaten..Elizabeth Campbell’in gerçek hikayesi bu Ama efsaneleşmiş bir hikaye..
Maclean klanının reisi,karısı olan Elizabeth Cmphell'ıbir kayanın üstünde ölüme terkediyor..
Romanın ana kahramanları Lachland McLean ve Lady Flora McLeod ..
Lachlan Mclean oğlan rehin tutulan oğlan kardeşini kurtarmak ve kendisinden alınan kalesini geri almak ve arkasında güçlü müttefik kurmak için için Florayı kaçırır..
Flora ise istemediği bir evliliğe mecbur edilmememek bu evliliğin sdece kendi kararı olmasını sağlamak için anlaştığı soylulardan Lord Murray ile evlenmek için kaçmıştır..
Lachland ile tam bu esnada yolları kesişiyor..Lachland Flora'nın kuzeni ile anlaşarak Florayı evlenmek için kaçırır..Florayı zorla elinde tutar...
Ama ikilinin arasında başından itibaren oluşan çekim,tutku çok çarpıcıydı..Lachlan'ın zor günler geçiren yok olma tehditi altındaki klanının sorumluluğu,doğruyu yapma isteği,Floraya karşı oluşan adını tanımlayamadığı tutkusu tanımlayamadığı duyguları arasındaki gelgitleri..
Floranın ise başından geçen dört evliliğe rağmen hiç mutlu olamamış annesinin nasihatları aklından hiç gitmezken.annesine sevmeden kesinlikle evlenmeyeceği hakkında söz vermesi,bu nedenle yaşadığı gelgitleri yazar çok güzel yaşattı..
Bu romanda en sevdiğim ve etkilendiğim sahneler vardı..Lachlan'dan kaçarken bindiği kayığın su alması ile boğulma tehlikesi geçiren Flora'yı kurtarmaya çalışan Lachlanın duyguları,hissettikleri,korkusunu yazar çok güzel vermişti..
Lachlan'ın Flora'ya misafir olarak kalmasını istediği sahne,harikaydı..
Sevdiği adamın ona ihanet ettiğini sandığı sahnede boğazımda bir yumru oluştu..çok etkilendim..
İkisinin de birbirlerine ait oldukları ve sevdiklerini anladıkları sahne harika idi..

Özetle Monica Mccarty yine yaptı yapacağını ve beni büyüledi!!!..

Bu seriden hangi kitabı sevdin diye sorarsanız kesinlikle ayırt edemem..hepsi birbirinden güzeldi..Kesinlikle tavsiye ederim..Çünkü bu yazar bence harikulade bir yazar..Kalemi insanı büyülüyor!!..

4 Mayıs 2013 Cumartesi

Tutsak - Monica Mccarty





Orjinal Adı The Hawk
Edisyon ADı: Tutsak
Goodreads Puanı:5/4,26
Puanım :5/5

Yedi kitaplık Higland Guard Serisini ikinci kitabı..Umarım bu seriyi daha sık aralıklar ile okuruz..Çünkü Monica Mccarty'nin çok özel bir yazar olduğuna kitaplarının daha sık basılmasının gerekliliğine inananlardanım..

Müthiş bir kurgu ,gerçek tarihi mekanlar.Nefes kesici bir aşk..Monica Mccarty bu ne diyebilirim ki.Her zamanki gibi yine çok iyi iş çıkarmış.Romanlarında gerçek kahramanları kullanması kitabı okurken ayrı bir zevk veriyor..Çeviri bence çok iyi idi..Yazar ile arama girmediği gibi yazarın oya gibi işlediği kurguyu serpiştirdiği mizanseni çok iyi yakalamıştı bence..

Karakterlerin tahlilleri,duygu yoğunluğu özellikle erkek karakter Şahin lakaplı İskoç Muhafız Birliği Başı  Erik MacSorley'in biraz taş kafalılığı,oldukça kendini beğenmişliği,kadınlara karşı olan aşırı öz güveni bazen ben gerdi  ve kızdırdı.. ..Kadınlar için kendini bir nimet olarak görmesi ise deli etti..Ama sonunda kadının fendi erkeği yendi kuralı değişmedi..Bunun için kanının son damlasına kadar mücadele etse de..Kadın karakterimiz  Ellie  yani Lady Elyne De Burgh görünüşte silik ama derinliği olan bir kadın karakterdi..O sabır ve bilgeliği,Erik'i dize getirmesini çok sevdim..Karakterin kendisini de çok sevdim kendime çok yakın hissettim..
14.Yüzyıl başlarında geçen bu macera'da İki Ateş Arasında'dan tanıdığımız Tor MacLeod'da hikayenin başında vardı..Yıl 1307 İngiltere Kralı I.Edward İskoçya'yı I.Robert Bruce'dan alıp kendini İskoçya Kralı ilan ederek onu kaçak durumuna düşürür..Bu olaylardan sonra ikisi arasında inanılmaz bir savaş başlar..Erik MacSorley Robert Bruce'ın emrinde çalışan İskoçya Muhafızlarından idi..Lakabı ise Şahin idi..Ve Hikaye ile ilgili diğer bilgi Kadın Kahramanın ablası Robert Bruce ile evli idi..Yani devrik İskoçya kralı Ellie'nin eniştesi oluyordu..


İrlanda Kıyılarında Ellie ile Erik'in  karşılaşmaları bu şartlarda oluyordu..Elyne De Burgh yüzerken yakalandığı Erik MacSorley'den kimliğini gizlemeye karar vermesi anlık tepki idi..Birde sözde bakıcı kadın olduğunu söylemesi orada tecavüze uğrayıp denize atılabilme olanağı varken Erik'in onu kurtarıp ailesine kendi elleri teslim etmeye söz vermesi bir anda olmuştu.. Fakat kimliğini gizleyen sadece kendisi değildi..O da Erik'i basit korsan olarak biliyordu..

Ellie'yi başta pek de güzel bulmayan Erik'in zaman geçtikçe ondan daha fazla etkilenmeye başlaması..Şimdiye kadar onu pohpohlayan ve çarpıcı güzel kadınlara alışık olan Erik Elli'nin derinliğini,mizahi yönünü,sivri diline görünce şaşırsa da aralarındaki didişme bazen çok komik bazen de çok romantik sahnelere hiddetten köpürten sahneleri sizi boğabiliyordu..


Ellie'yi babası bir soylu ile sözlemişti..Tam da evlilik arefesinde gerçekleşen İskoçya'lıların eline düşmesi çok da manidar idi ...Zıt kutuplar birbirini her zaman çeker..Erik ile Ellie arasındaki en baştan var olan  çekim gittikçe daha fazla ikisini zapt edecektir..İki tarafta görev,sadakat,aşk duyguları ile çok çetin sınava tabii tutulurlar..Ellie hayatının aşkı olarak nitelendirdiği yaşamında güzel bir anı olarak saklamaya niyetli olduğu Erik için hayatını bile tehlikeye atmaktan kendini alamaz...Bu Erik içinde geçerlidir..Birbirlerini bu kadar severken kırmak,canını acıtmak bu çifti daha fazla sevmeme neden oldu..
Bu güzel aşk,savaş,sadakat,mizah ile süslenmiş hikayeyi tavsiye ederim...Yazar gün geçtikçe daha iyi yazıyor kalemi güzelleşiyor...

Highland Guard Serisi:

1. The Chief (2010) İki Ateş Arasında
2. The Hawk (2010) Tutsak
3. The Ranger (2010)
4. The Viper (2011)
5. The Saint (2012)
6. The Recruit (2012)
7. The Hunter (2013)