Regency etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Regency etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2016 Pazartesi

Maskeli Aşk&Söyleyemem Sevdiğimi - Nicola Cornick


Orijinal Adı : Unmasked
Edisyon Adı : MasKeli Aşk
Yazar : Nicola Cornick
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Çeviri : Ceyda Aldemir
Goodreads Puanı: 5/3,63
Puanım :5/4,5


Okurken büyük bir keyif aldığımı söylemeliyim..Bu kitap serinin yan kahramanlarının macerası var idi. Yazar bu seriyi üçleme olarak yazdığını sanmıştım ancak sonradan eklemeler olmuş ..Laura ve Dexter'in ilişkilerinin olmadığı Laura'nın Dük kocasının aşağılık karakterinin açığa çıktığı bir roman idi.


Bu seri genelde çok güzel ancak yazarın başka kitapları başka serileri var..
Yayınevinden ricam lütfen yazarın başka serilerine yönlenmeleri...Maskeli Aşk The  Brides of Fortune serisinin 5.kitabı olarak görünüyor goodreadste ancak bu serinin bir kitabı daha var  oda serinin yan serisi sanıyorum...Yayınevi onu yayımlamadı...Biraz araştırma yaptığımda da Maskesiz Aşk'ın seriye başlangıç kitabı olduğunu görüyorum. 


Çünkü serinin 1. kitabındaki kahramanlarımız Laura ve Dexter 'in evli olmadığı Laura'nın hala Charles ile evli olduğu zamanda geçtiğini görüyorum ..Fakat bu kitap nedense serinin 4. kitabını okumasam da serinin diğer kitaplarından daha güzel ..En azından ben bu kitabı çok sevdim..Konu oldukça da çarpıcı serinin in diğer kitaplarından daha duygusal,akıcı idi.Havada kalan şeyler var gibi gözükse de bazı yerleri fazlaca absürt gibi geldi bana..Puanı da o yüzden tam vermedim...Yine de keyifli bir okuma idi.

Yazarın diğer kitaplarını okumayı çok isterim..

Binbaşı Nick Falconer, Muhteşem Kızlar’ın maskesini düşürmek üzere Londra’dan gönderilmiştir. Ancak bir grup zalim kadın bulmayı beklerken karşısına dul bir hanımefendi olan 
Marina Osborne çıkar. Genç adam bu gizemli ve güzel kadının, Muhteşem Kızlar’dan biri olduğuna inanamaz. Çekici asker, genç kadının bedeni, ruhu ve sırlarını ele geçirmek için ikisini de yakan bir tutkuyla onu baştan çıkarmaya çalışırken 
kendi duygularına hâkim olabilecek midir? 

Bu soruşturmanın başında da kuzeni Rashleigh 'in öldürülmesi ile de soruşturmayı çift yönlü olarak ele almaya çalışır..

Soruşturmayı sürdürürken de şüphelendiği Marina'nın aslında Rashleigh'in mukaveleli kölesi olduğunu öğrenir..Marina bu kölelikten firar ederek ile kurtulmuş yanında da yüklü miktarda mücevheri de kaçarak kaçmıştır.
Ancak Nick bunu yaptığı uzun araştırmalar sonucunda değil de tesadüfen öğrenecek ve bu güzel kölenin miras yolu ile kendisine kaldığını görecektir..
Bu kitabı okurken en çok hoşuma giden Nick ve Mari arasındaki romatizm idi. Yazar ikili arasındaki çekim  ve cinsel gerilimi  oldukça güzel kaleme almıştı..
Historical okumayı seviyorsanız tavsiye ederim..



 Orijinal Adı : The Confessions of a Duchess
Edisyon Adı : Söyleyemem Sevdiğimi
Yazar: Nicola Cornick
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Çeviri: Esra Doyuk
Goodreads Puanı: 5/3,41
Puanım : 5/4

Serinin ilk kitabını okuduğum da yorum yapmamışım yeni farkettim. Yazarı sevmeme neden olan bu kitap bence serinin en başarılı kitabı idi. Fakat kadın kahramanın erkek kahramandan sekiz yaş büyük olması yüzünden çoğu okuyucu tarafından benim tuhaf diyebileceğim bir neden bence pek ilgi görmedi...
Laura Cole bir Düşes kocası pek de yanında değil..Mutluluğu Londra'da başka kadınların yataklarında arıyor..Dexter Anstruther ile bir gecelik yakınlaşmalarından sonra yolları ayrılıyor ve Dexter'in bir soruşturma için tekrar köye geri döner.. Ancak Laura'nın ondan kaçmak için sırları ve nedenleri vardır. İkili arasındaki cinsel gerilim ve tutku ne kadar güzel  olursa olsun Laura'nın iradesini kırmak o kadar da zordur..


Genel olarak Sıra dışı bir Historical kalıplaşmış Marki Dük düşes yok bu kitapta.Zengin de değiller.Kadın erkekten sekiz yaş büyük ama bu birbirlerini sevmelerine kesinlikle engel değil.Kelle vergisi denen bir olayla başlıyor romanımız.Vallahi ben çok beğendim.Yazar da müthiş bir anlatım gücü var.Sanırım bu üç kitaplık bir seri.Ben bu seriyi kesinlikle takip edeceğim.Değişik bir historical okumak istiyorsanız tavsiye ederim
Brides of Fortune
1. The Confessions of a Duchess (2009)
2. The Scandals of An Innocent (2009)
3. The Undoing of a Lady (2009)
4. The Secrets of a Courtesan (2009)
5. Unmasked (2008)









14 Ekim 2015 Çarşamba

Unutulmaz Gece-Teresa Medeirous


Orjinal Adı: One Night of Scandal
EDisyon ADı: Unutulmaz Gece
Yazar Adı: Teresa Medeirous
Çeviri: Tuba Özkat
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Goodreads Puanı: 5/3,84
Puanım :5/2


Sırlarla dolu bir geçmiş, aşkı tehlikeye atabilir mi?

Nezaket kurallarına uymamasıyla meşhur Carlotta Anne Fairleigh, sosyeteye takdim edileceği gün bile yerinde duramaz. Sırasını beklerken bitişikteki "Kanlı Marki" Hayden St. Clair'in sözde terk edilmiş karanlık evini merak etmekten kendini alamayan genç kadın, pencereden kısacık bir bakış atmaktan zarar gelmeyeceğini düşünür.


Fakat bu son "macera" felaketle sonuçlanarak genç kızın itibarını zedeler ve apar topar nişanlanmasına yol açar. Kısa süre sonra da sosyeteye korku saçan yakışıklı ve gizemli Marki'yle birlikte Cornwall'a gitmek üzere yola çıkar. Hayden St. Clair'in karanlık ve ulaşılmaz tavrı şaşırtıcı bir şekilde çekicidir, üstelik bakışlarında yadsınamaz bir tutku barındırmaktadır. Ancak Lottie kalbinin arzularına teslim olmadan önce, her ne kadar tehlikeli olursa olsun "Kanlı Marki"nin geçmişindeki sırları ortaya çıkarmalıdır…




Çok uzun zaman önce çıktığı ilk günlerde almıştım  Unutulmaz Gece'yi..Okumaya kıyamamıştım...
Ancak bu hikaye beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Edisyon ve çeviri yüzünden değil onu baştan belirtmeliyim.
Yazar beni büyük bir bozguna uğrattı. Anlatım güzel ancak romandaki erkek kahramanın duygusuzluğu eski ölen  karısına  olan bağımlılığı ve bu yüzden çocuğunu ihmal etmesi ve yaşamaktan vazgeçip yaşayan bir ölüye dönüşmesi üst üste gelince çok gerildim..
Fairlight Serisinin ikinci kitabı olan Unutulmaz Gece 'de patlayan bir skandal yüzünden evlenmek zorunda kalan bir çiftin hikayesini okuyoruz...


Romanın kadın kahramanı Lottie'nin evleneceği erkeğe aşık olması uzun sürmüyor..Ancak erkek kahraman genç kızdan etkilendiği halde onu farketmemezliğe devam ettiği gibi önceki evliliğinden olan kızını da açıklamaya bile gerek görmedi...Kızcağız evlendikten sonra gittiği evinde gördü kızını..Adamdan gelen her şeye eyvallah demesi beni çileden çıkardı. 
Hayden'in saplantılı şekilde eski eşine olan aşkı bağımlılığı beni sinir etti..Romanın buradaki kurgusu bana Jane Eyre'yi anımsattı. 


Serinin ilk kitabında da romanın başında hikayeye girememiştim.İkinci kitapda da aynısı oldu. Yazarı çok sevmesem kitabı yarım bırakacaktım ancak yazarı çok sevdiğimden kıyamadım..
Goodreads'e göre serinin bir kitabı daha var ancak yazarın sitesine ve fantasticfiction'un sitesine baktığımda iki kitap.. Yayınevi ne yapacak merak ediyorum..


Benim için yazarın en güzel kitabı Güllerin Fısıltısı..Onu tanıyıp sevdiğim kitabı..Historical severlere fazla beklentiye girmeden okumalarını öneririm..


Fairleigh Sisters
1. A Kiss to Remember (2001) Unutulmaz Öpücük
2. One Night of Scandal (2003) Unutulmaz Gece
3.Yours Until Dawn (2004)



19 Temmuz 2015 Pazar

Serserinin Öpücüğü-Anna Campbell



Orjinal Adı:    A Rake's Midnight Kiss
Edisyon Edı: Serserinin Öpücüğü
Yazar : Anna Campbell
Yayınevi:  Epsilon Yayınları
Çeviri:   Yeşim Öksüzoğlu
Goodreads Puanı : 5 / 3,81
Puanım :5 / 4,5



Harika bir roman daha okudum..Anna Campbell kurguları birbirine benzettiğim için ara  verdiğim yazar..
İyi ki tekrar başlamışım bu yazara.Çok muhteşem süper bir roman değildi ancak çok güzel rahatlıkla okuyabileceğiniz ruhunuzu dinlendirebileceğiniz bir kitap idi..Diğer romanlarına göre erotizm daha bir seviyeli kullanılmıştı. Konuya da çok güzel yakıştırmıştı dozajını..
Ancak bahsetmeden geçemeyeceğim..O kapak!!!!,
Allahım o şapka!!!
Konuya uygunluğu tartışılır...
Ancak rüküşlükte sanırım birinci olacak bir kapak idi...
Orjinal ve diğer dillerde çıkan edisyonlarına baktığımda bizim ki kadar kötü ve rüküş olanı yoktu..
Ancak çeviri de edisyonda beni rahatsız eden herhangi bir şey yoktu..
Sadece başlarda biraz durağan gibi geldi..Kitabın yarım puanını o yüzden kırdım..
Kitap Gayri Meşru asil beyefendilerinin maceralarını anlatan bir seri..


Serinin ikinci kitabında Sir Richard Harmsworth ile Genevieve Barret'in 
hikayesi idi.
Sir Richard karakteri şık,karizmatik,yakışıklı,büyüleyici bir genç adam..Ancak bir piç..bu lafı hiç sevmiyorum..Evlilik dışı yani..

Hayatı boyunca evlilik dışı çocuk olmanın acısını yaşamış. Toplumda ne yapsa arkasından dudak bükülen,dedikodu yapılan bir genç adam. Kendisini bir nevi ispat etmek için ailenin yadigarı olan ancak kendisine gayri meşruluğu yüzünden miras bırakılmayan Harmsworth mücevherinin önce yerini keşfeder sonra da onu almak için kılık değiştirerek onu elde etmeye çalışır..
Yolları Genevieve Barret ile kesişir..Pratik zekalı,güzel ve 25 yaşında evde kalmış bir genç kız..Babası orta çağ tarihi ile ilgili araştırmalar yapan makaleler yayınlanan bir araştırmacı..Onun sözde sekreterliğini yapıyor..Ancak yayınlanan bilinen çoğu yazıları Genevieve yazıyor..Başarının ardındaki asıl kahraman o...


Richard ile onun evine hırsız gibi girmesi ile gerçekleşiyor ilk karşılaşmaları..
Genevieve'nin kendisini tanıyacağından korktuğu için kılık değiştirerek o eve tekrar gider. Bir nevi asistan kılığında Christopher Evans ismi  Genevie'nin karşısına tekrar çıkar..
Genevieve babasının haberi olmadan Harmsworth Mücevheri hakkında bir makale hazırlayarak araştırma da yapmaktadır..


Ve bir de babasının araştırmalarının destekleyicisi ve arkadaşı Lord Neville Fairbrother karakteri vardı.Başlarda babacan güvenilir bir aile dostu görüntüsünde ancak sonradan gerçek yüzü ortaya çıkan bir karakter idi..
Çok da fazla detaya girmek istemiyorum.Ancak Richard karakteri ne kadar büyüleyici ise Genevieve karakteri de o kadar dirençli ayakları yere basan kuvvetli bir karakterdi. Aralarındaki aşk ve tutku mükemmele yakındı.. Çok severek okuduğum bir romandı..Historical okuyucularının seveceğinden eminim..



Sons of Sin trilogy
1. Seven Nights in a Rogue's Bed (2012) Yedi Gece
1.5. Days of Rakes and Roses (2013)
2. A Rake's Midnight Kiss (2013) Serserinin Öpücüğü
3. What a Duke Dares (2014)
4. A Scoundrel by Moonlight (2015)
4.5 Three Proposals and a Scandal (2015)


13 Mart 2015 Cuma

Şeytanın Kolyesi- Kat Martin



Orjinal Adı : The Devil's Necklace
Edisyon Adı : Şeytanın Kolyesi
Yazar Kat Martin
Çeviri: Gizem Muştu
Yayınevi : Nemesis Kitap
Goodreads Puanı :5/3,90
Puanım :5/5

Kolye serisinin ikinci kitabı kolye sahibine büyük bir mutluluk mu ?trajedi  mi getirecek?
Grace Chastain, o gerçek aşkı bulmak umuduyla en iyi arkadaşı Tory Easton tarafından  bu inci elmas karışımı kolye verildi. Grace aşkı mı bulacak? bir dram mı yaşayacak?

Çok severek okuduğum bir hikaye ve  Kat Martin kesinlikle favori yazarlarımdan oldu. Çok akıcı yazdığı gibi çok kuvvetli bir kalemi var yazarın. özellikle duyguları çok güzel yaşatırcasına hissettiriyor.Çeviri de iyi idi.. Bir kaç yerde önemsiz bir kaç şey dışında hiç rahatsız olmadan okudum. Bayıldım hikayeye.


Yazarın bundan önce baka bir seriden olan Kalpten Kalbe isimli kitabı çıkmıştı. Nedense o kitaba ısınamamıştım ama bu kitap yazarın çok sevdiğim Kara Melek kitabı kadar etkiledi beni.    
Serinin üçüncü ve son kitabını merak ile bekliyorum..


Şeytanın Kolyesi Napolyon'un Fransa'da hükümdar olduğu Fransa,İngiltere savaşı zamanın da geçiyor. Savaşların,casusluk hikayelerinin bolca olduğu bir dönem.Avrupa Napolyon'un gücünden  yaka silkmiş.. Özellikle İngiltere ve Fransa  arasında her yönden muazzam bir savaş var. Casusluk en revaçta olan bir meslek . Kimin ne olabileceği ne yapabileceğini tahmin etmek zor. 


İşte tam da bu dönem de romanın erkek kahramanı Ethan Sharpe  Belford Markisi idi.İngiliz hükümeti için resmi olarak korsanlık yapıyordu. Harmon Jeffries yani Vikont Fortsythe yüzünden Fransa hapishanelerinde korkunç bir yıl geçirmiş ölümden dönmüş adamları gözünün önünde katledilmişti. Bu korkunç olaydan kurtulan sadece 3 kişi idi.


Ethan, bu olayın sorumlusu olarak gördüğü Vikontu asmaya yemin eder..Ne yapıp edip bu adamdan intikamını almaya kararlı idi.
Bunu da kurbanının metresi Grace Chastain yolu ile planlamıştı. Grace'yi yolculuk yaptığı gemiden kaçırır. Grace ise yıllarca babası olarak gördüğü adamın babası olmadığını Vikont Fortsythe'in babası olduğunu teyzesine yolculuk yapmadan hemen önce öğrenmiştir.Vatan hainliği ile suçlanan babasına ne olduğunu sormadan yardım etmişti. Çünkü o babasıdır.

Babası hakkında öğrendiği gerçek ile yıllarca onu aşağılayan,hoyrat gören sevmeyen üvey babasının davranışlarını da açıklamış olur.

Ancak Grace' Ethan'ın düşündüğü gibi kadın değildir.Onu gemisinden kaçırdıktan sonra Ethan ile cesurca savaşır ve  aşağılamalarına direnir. Ethan Harmon Jefrries'in ihanetinin bedelini Grace'e ödetmeye kararlıdır. Grace elinde iken onu ele geçirmeyi planlamaktadır.


Grace'in elinde sadece gururu,cesareti ve arkadaşı Tory'nin hediye ettiği inci kolyesi vardır. Bu kolye ünlü kehaneti olan kolyedir. 

Ethan'ın bu kaba ve karmaşık davranışlarının ardında çok tutkulu ve şeytansı çekiciliğinin olduğunu da fark etmekle de  gecikmez.
Babasının metresi sandığı Grace ile aralarında inanılmaz bir çekim de vardır. Bu çekim ile amansız düşmanının metresini baştan çıkarmaya da kararlıdır. Grace  Ethan'ın vatan haini olarak suçladığı, nefret ettiği, ölümü için gün saydığı  metresi olarak bildiği babasının gerçek kimliğini ona açıklamaz. Bu da işlerin karışmasına sebep olacaktır.


Okurken büyük bir zevk aldığım bir hikaye oldu. İkili arasındaki aşkı,tutkuyu,savaşı okurken bazen kızdınm bazen de duygulandım. Özellikle hem erkeğin hem de kadının iç seslerinden hikayeyi okumak oldukça güzeldi. İki tarafın da sevinçleri,özlemlerini,mutluluklarını,  hayal kırıklıklarını , bocalamalarını okumak çok hoşuma gitti.
Regency döneminin ihtişamını,mekanlarını okurken hikayenin içinde hissettim kendimi.
Tarihi aşk romanlarını, Regency dönemini, Korsan ve casusuluk temalarını aşk ile taçlandıran bir hikaye okumak istiyorsanız bu roman tam da size göre.Tavsiye ederim..




Necklace (Kolye) Series

1. The Bride's Necklace (2004) Gelinin Kolyesi 
2. The Devil's Necklace (2005)Şeytanın Kolyesi 
3. The Handmaiden's Necklace (2006)





8 Ocak 2015 Perşembe

Daha Sabaha Çok Var-Lisa Kleypas


Orjinal Adı : Married By Morning 
Edisyon Adı: Daha Sabaha Çok Var
Yazar : Lisa Kleypas
Yayınevi : Epsilon Yayınları
Goodreads Puanı: 5/4,13
Puanım :5/5


Kaliteli bir roman nasılda bir nefes de okunuyor ama çok güzeldi bir çırpıda bitti..Bu aileyi çok seviyorum çok bendeki yeri apayrı. Hathaway ailesinin Ramsay Lordu Leo ile gizemli mürebbiyemiz Catherine Marks'ın hikayesi çok güzeldi.Okurken bazı yerlerinde kahkahalarımı tutamadım.
Benimle Kal romanında tanıdığım Leo ile bu yeni Leo arasında büyük fark vardı bir an aynı kişi mi diye düşünmeden edemedim.Bu leo karizmatik nüktedan sohbeti dinlenir neredeyse kusursuz bir asilzade idi..

Hathaway hanedanını tekrar görmek çok güzeldi. Cam ve Amelia'nın bebekleri olmuştu. Win.Merripen,Harry,Poppy bir de gelinciğimiz vardı Dodger..
Gecemi Aydınlat'ta verdiği ip ucu yüzünden bu romanı ip ile çekiyordum. Dört dörtlük kusursuz bir Lisa Kleypas kitabı idi. Çeviri,edit,kapak hepsi çok uyumlu idi.


Carherine Marks'ın gizemli geçmişi Harry Rutludge ile üvey kardeş olduğu ve bir çok sorunun cevaplarını aldığımız bir roman oldu. Leo'ya miras kalan ünvan ve mirası ile ilgili gözden kaçırılan bir detay vardı o yüzden bir sene içinde evlenmesi gerekiyordu. Fakat diğer kadınlar Cat kadar nedense ilgisini çekmiyordu. Bunu farkettiğinde ise gereğini yapmaya ve Cat'in gizemli geçmişini öğrenmeye karar verir. Öğrenir de..Cat ise geçmişindeki bir olay ailesinde onu kullanmaya alışan büyükannesi ve halasından kaçmaya çalışıyordu. Geçmişinde üvey ağabeyi Harry ona çok zor zamanında yardım etmişti. Seneler sonra ağabeyi ile tekrar yolları kesişmesi ve ünlü bahçe sahnesi...Hepsinin cevapları vardı..


Çok da fazla detay verip keyfinizi bozmak istemiyorum..Serinin beşinci ve son kitabı Beatrix'in hikayesi fakat onun hikayesi ile ilgili hiçbir ipucu bulamadım..Onu da merak ile bekliyorum..
Historical romanlarını seviyorsanız tam size göre bir roman bence...



Hathaways Serisi.

1. Mine Till Midnight (2007) Benimle Kal
2. Seduce Me At Sunrise (2008) Vazgeçmem Senden
3. Tempt Me at Twilight (2009) Gecemi Aydınlat
4. Married By Morning (2010) Daha Sabaha Çok Var
5. Love In The Afternoon (2010)

23 Nisan 2014 Çarşamba

Kadere İnanır Mısın? - Julie Garwood



Orjinal Adı: The Lion's Lady
Edisyon Adı: Kadere İnanır mısın?
Yazar         : Julie Garwood
Goodreads Puanı :5/4.10
Puanım: 5/4

Konusu:

New York Times çok satanlar yazarı Julie Garwood okurlarını bir kez daha nefes kesen sürükleyici bir aşk hikâyesinin derinlerine çekiyor...

Christina Bennett Londra sosyetesini kasıp kavurmaktaydı. Göz alıcı güzel, Lyonwood Markisi Lyon bir gece ona etkileyici ve duygusal bir öpücük verene kadar gizemli geçmişinin sırlarını herkesten saklayabilmişti. 

Bir korsanın tutkusuna sahip kibirli bir soylu olan Lyon, sakin duruşunun altında için için yanan vahşi ateşin tadına baktığı an Christinaya sahip olacağına dair ant içti...


Fakat cesur ve cüretkâr Christina o kadar kolay fethedilmeyecekti. Kalbinin ve kaderinin efendisi olan Christina markinin baştan çıkarıcı okşamalarına karşı koymalı mıydı?

Aşkına teslim olmaya cesaret edemiyordu. Çünkü o zaman değerli sırrından ve çizilen kaderinden vazgeçmek zorunda kalacaktı...

"Olağanüstü... Konusu ve karakterleriyle eşsiz bir şekilde
kaleme alınmış bir hikâye."

-Johanna Lindsey-

"Büyüleyici bir aşk hikâyesi. Uzun zamandır
okuduğum en iyi kitaplardan biri."

-Judith McNaught-
(Tanıtım Bülteninden)




Güzel bir Garwood romanı idi..Genellikle çok sevdiğim bir yazardır ..Ama geçmişte okuduğum kötü çevirili romanlarından sonra bu yazardan epeyce uzak durdum..Son zamanlarda yazarın çıkan kitaplarını tekrar okumaya başlamıştım..Kitabı okumaya başladıktan sonra çeviri korkum kalmadı ...

Oldukça değişik bir giriş bölümü vardı hikayede..Yazarın sade anlatımı aşk.romans,macera,entrika temalarında güzel bir hikaye idi..Özellikle mizahi yazar  çok güzel katmıştı hikayeye. Okurken büyük bir keyif alarak okudum fakat kitaba ısınamadım,bağlanamadım..Bu bende kitabın ortalarına kadar devam etti.

Romanın kadının kahramanı Christina Bennett bir prenses aslında..Annesi bir prens olan babasını gerçek yüzünü gördükten sonra  ona hamile iken terk eder..

Yolu Amerika'ya kadar uzanır ve bir takım olaylardan sonra Kızılderili Marry ile yolu kesişir..Kızını ona emanet ettikten kısa bir süre sonra vefat eder..

Marry kabilesine geri döndükten sonra Christina'yı sahiplenir ve onun annesi olduğunu ilan eder..Kocası ve kabilesi önceden karşı çıksa da bu sarı saçlı kızı kabullenirler...Onun kaderinin tekrar vatanına dönmek olduğunu bilerek yetiştirirler onu..

Romanın başlarındaki giriş bölümlerinde Christina'nın annesinin günlüğünden notlar paylaşılıyordu..Buradan da onun hikayesini okuyup öğrendik ki Christina'nın çok alçak bir babası ve o kadar da hain bir teyzesi olduğunu okudum..

Gelelim romanın Prolog (giriş) bölümündeki rüya sahnesinden sonra yer alan erkek kahramanımıza..Zira romanın diğer girişi onun hikayesi ile başlıyor..Yakışıklı Lyonwood Markisi, Lyon'un karısının doğum yaptığı sahne ile başlıyor..Oldukça zor bir doğum sahnesinde karısı canın derdinde iken yapmış olduğu ihaneti itiraf ederek bebek ile birlikte hayatını kaybediyor..En yakını ile kendisini aldatan karısının ihanetini öğrendikten sonra aşka kalbini kapatan Lyon karizmatik oldukça yakışıklı aşka artık inanmayan sert karakterli alaycı bir adam olmuştur..Ayrıca o dönemin İngiltere'sinde Kralın en önemli casuslarından biri haline gelmiştir.

Bir parti de Christina ile karşılaştıktan sonra tüm ezberlerini bozacak bir ilişki yaşamaya başlar..Christina tam da onun dengi özgürlükçü,güçlü,bağımsız ruhlu ve bir peri kızı kadar güzel bir kadın olan Christina onun ayaklarını  yerden keser..Baştan onunla sadece geçici bir ilişki yaşamayı düşünürken planları tutmaz ve ilişkileri bambaşka macera ve tutku dolu bir yola doğru sürüklenir..

Dediğim gibi oldukça güzel bir hikaye idi..Başından hikayenin ortasına kadar ısınamasam da beğenerek okudum..Yazarın hayranlarının çok çok beğenecekleri bir hikaye..Yine de serinin devamını okumayı planlayarak devam etmek istiyorum...Yazarın orta çağ romanlarını daha çok sevsem de güzel bir roman idi..



Crown's Spies Serisi:
1. The Lion's Lady (1988) Kadere İnanır mısın?
2. Guardian Angel (1990)
3. The Gift (1991)
4. Castles (1993)

20 Ocak 2014 Pazartesi

Gecemi Aydınlat-Lisa Kleypas



Kitap Adı :Gecemi Aydınlat
Yazar       : Lisa Kleypas
Orjinal Adı: Tempt Me At Twilight
Goodreads Puanı :5/4,14
Puanım : 5/5+++++


                            Çok özlemişim bu ne kalem gücü böyle. Kitabın nasıl akıp gittiğini anlamadım bile.uçurdu resmen beni..Ne diyebilirm 2014 yılının en güzel kitaplarından olmaya aday şimdiden..Yazarı okumayı o kadar çok özlemişim ki...İçime sindire sindire okumaya çalıştımsa da bitti  yine de..
                            Wallflower Serisinden sonra okunması gereken bir seri Hathaway Serisi yayınevi yazarın çok sevildiğini anladıktan Benimle Kal'ı yayınladıktan sonra Wallflower serisinin ilk kitabı O Yaz'ı yayınlamaya başladı ve hatasını anladı ama Wallfower serisinin son kitabını hala daha yayınlamadı çünkü bir Hathaway Serisinden bir Wallflower serisinden yayınlıyorlar..

Lisa Kleypas'ı ilk bu seri ile tanıdım ilk Benimle Kal'ı okuduktan sonra yayınevi uzun süre yazarın kitabını yayınlamamışrı ve ben unutulmaz Cam Rohen ve Amelia Hataway'ı çok sevmiştim. Sonra serinin ikici kitabında Hathaway'ların nearin çiçeği Win ile ailedeki diğer çingene damat Merripen'in hikayesinden sonra sıra geldi Poppy Hathaway ile Harry Rutledge'in hikayesine..
Bu hikayede sevgi dolu bir genç bir kız olan Poppy ile gizemli otel sahibi Harry Rutledge'in karşılaşmaları oldukça sıradışıdı...Bu karşılaşmalarında Hary'nin onu istediğine karar vermesi bir kaç dakikasını alacaktır ve işe girişecektir. Çünkü o eylem adamıdır. Hayatında duyguların yeri yoktur olmamıştır.Sevgisiz ve yalnız bir çocukluk annesinden küçük yaşta ayrılmak zorunda kalması babasının onunla hiç ilgilenmemesi onda tamiri imkansız  bir yaraya yol açmıştır.İçinde hissettiği sevgiye olan açlığını deyim yerinde isi çılgın gibi çalışarak plan yaparak gidermeye çalışmaktadır. Çoğunlukla uyku bile uyuyamamakta uykuda geçirlen vakiti boşa geçen zaman olarak görmekte işte bu yüzden hayatında sevgiye,duyguya yer yoktur olmayacaktır. Yapması gerekeni yapmak sorunu halletmek vardır onun yapısında . Poppy'yi istediğine karar vermesi belki bu alışkanlık ile karar verilmiş olsa da ondan çok etkilenmiştir..Evlilik  zamanı geldiğine karar verdiğinde de  Poppy'nin fikrini bile sormaya gerek görmemiştir.

Poppy ise bir kaç senedir kendisini neredeyse nişanlı gibi gördüğü Michael Bayning ile görüşmektedir ama iş bir türlü ciddiyete dökülememektedir..Çünkü genç adam geleneklere son derece bağlı asla babasının sözünden çıkmayı düşünmeyen sığ karakterde biridir..Kibirli babası da  Poppy ile evlenmesine hiç de sıcak bakmamaktadır.
Bunları öğrenen Harry ise bu andan itibaren  olaya müdahale eder ve Michael ile evlenmelerine mani olacak hamleyi yapar..Sonuç ölümcüldür Poopy ya Harry ile evlenip şansını deneyecek ya da bu meydana gelen skandal yüzünden hiç evlenememeyecektir..
Üstelik Harry'nin yaptığı hamleyi evlenmesine bir kaç saat kala öğrenecektir. Bir de romanda Poppy'yi seven koruyan büyük bir ailesi sıra dışı Cam Rohan ve  Merripen enişteleri kayıtsızlık maskesine bürünmüş bir ağabeyi vardı. Harry'ye kelimenin tam anlamı le kök söktürseler de onu yıldıramadılar..Çünkü Harry ne olursa olsun Poopy'yi bırakmaya niyeti yoktu. Bu kararlılığı beni çok etkiledi. Bazı yerlerde çok kızsam da bu kararlılık etkileyici idi...Aile olmanın güzelliğini sonuna kadar hissettiren bir roman idi. Öyle aile olmanın,sevginin sevilmenin ne demek olduğunu bilemeyen Harry'yi bile içine alacak büyük bir sevgi yumağı vardı romanda. 
Vee gelecek hikayemizin ipucu kızların şaperonu  Catherine Marks ile Hataway ailesinin uçarı ağabeyi Leo'nun hikayesi. Bu gizemli kadın hakkında çok önemli  bilgiler vardı romanda ve bu ikili arasındaki çekişme ve zıtlaşma bir anda müthiş bir çekime dönüşmüştü...
Serinin Dördüncü kitabı bu ikiliye ait. Umarım okumak için çok beklememiz gerekmez..
Tavsiye edermiyim?!! Evet şiddetle tavsiye ederim..Historical özellikle Regency dönemini seviyorsanız. kaçırmayın derim...


Hathaways Serisi
1. Mine Till Midnight (2007) Benimle Kal
2. Seduce Me At Sunrise (2008) Vazgeçmem Senden
3. Tempt Me at Twilight (2009) Gecemi Aydınlat
4. Married By Morning (2010)
5. Love In The Afternoon (2010)



18 Ocak 2014 Cumartesi

Çapkınlığın Bedeli-Julia Justiss

Kitabın Adı: Çapkınlığın Bedeli
Yazar Adı : Julia Justiss
Orjinal Adı : The Rake To Redeem Her
Goodreads Puanı :5/3,62
Puanım 5/4






Güzel bir kitap idi ama başlarda biraz durağan geldi bana..Genel olarak etkileyici bir hikaye idi. The Ransleigh Rogues serisinin ikinci kitabı idi. İlk kitapda kuzen Max Ransleigh'in hikayesi vardı diplomatik kariyerinin bitmesine sebep Elodie Lefevre ile kuzeni Will Ransleigh'in hikayesi idi.
Will Ransleigh'in hayatı çok çetin geçmişti. Gayri meşru bir çocuk olması nedeni ile amcası tarafından bulununcaya kadar açlık ile mücadele etmiş ; annesi gözlerinin önünde ölmüş bir çocuktu. Amcası onu bulup aileye getirdikten sonra kuzenleri Alaistair ve Max ile çok çabuk adapte olamamış Max'in sayesinde uyum göstermişti. Kuzenleri özellikle Max için yapamayacağı yoktu.
İşte bu yüzden onun kariyerinin bitmesine sebep olan kadını bulup İngiltere'ye getirmeye tanık sandalyesine oturtmaya oldukça kararlı idi.
Hemen işe koyularak onun izini Viyana'da  bulur...Karşılaştığı kadın çok akıllı sıra dışı sade güzellikte bir kadın olması , çok zeki  çevresine uyum yeteneğine hayran olur.Aralarında muazzam bir çekim oluşur...
Max'in kariyerinin bitmesine sebep olan Elodie bu durumdan hep vicdan azabı çekerek üzülmüştür. Çünkü Max gerçekte ona yardım etmeye çalışmış Elodie ise ona yeteri kadar güvenmediğinden bu yardımı es geçmiştir.
Fakat yaptığı tercih ise ona çok pahalıya mal olmuştur.
İşte bu şartlarda karşılaşmaları ile Will'in onu İngiltere'ye götürüp tanıklık yapma teklifini Parise'de uğramalarını şart koşarak kabul eder.Haftalarca süren yolculukta Elodie'nin peşinde olan adamları da atlatmaları gerekecektir. Bu yolculuk sırasında birbirlerine güvenmeleri gerektiğini anlarlar ve aralarındaki çekim ise gittikçe artmaktadır..
Will ise bu sıradışı kadının etkisi altına gün geçtikçe daha çok girmekte İngiltere'ye onu götürmekte eski heves kalmamıştır.
Güzel bir romandı..Historical ve Regency dönemini ,seviyorsanız bu romanı da seveceksiniz....



The Ransleigh Rogues Serisi :

1. Kötü Şöhretin Bedeli (The Rake to Ruin Her )
2. Çapkınlığın Bedeli (The Rake to Redeem Her  )


6 Kasım 2013 Çarşamba

Kötü Şöhretin Bedeli -Julia Justiss



Kitap Adı : Kötü Şöhretin Bedeli
Yazar       : Julia Justiss
Orjinal Adı:  THE RAKE TO RUIN HER
Goodreads Puanı: 5/3,39
Puanım 5/4



Hiç ummadığım anda bir hazine bulmuş kadar sevindim bu kitabı okurken..Beni bu kadar etkileyebileceğini düşünmemiştim. Regency dönemine ait bir hikaye ve Napolyon zamanında geçiyor.Aşk,Tutku,Casusluk,Aile ,Sadakat temaları ile harmanlanmış..Ransleigh Rogues Serisinde yazar iki kitap yazmış ama seri devam edecek büyük ihtimal ile ..Şubat 2014'de serinin diğer kitabı yayımlanacak ülkemizde..Kötü Şöhretin Bedeli kitabın adı ve kuzenlerden Will Ransleigh'in hikayesi ..
Serinin ilk kitabı Kötü Şöhretin Bedeli'nde Max Ransleigh'in hikayesi ile başlıyor.
Çok değişik bir konusu yok ama yazarın kalemini çok akıcı ve sevimli buldum.Çeviride bir kelime dışında oldukça başarılı idi..

Biri ile bir macera yaşarken tecrübe etmediğiniz bir şeyi deneyimleyemezsiniz...Denersiniz...Lütfen çevirmenler halkın konuşma dilini kullanın lütfen..Bu kelime yüzünden sadece 1 puanı kırdım...Bu kelimenin geçtiği hiç bir kitaba da bayılsam da tam puan veremeyeceğim...

Kısaca Konusuna gelirsek ;
Max Ransleigh bir Kont'un ikinci oğludur..Biraz da babasının gözüne girmek içim İngiltere Dış İşlerinde çalışmaya başlayan genç bir diplomattır.Fakat çok önemli bir kongrede tuzağa düşürülür ve gözden düşer..
Açığa alınır..Babası da  onu evlatlıktan red eder.Ne yapsa suçsuzluğunu ispatlayamaz. Onu tuzağa düşürenlere ulaşamaz..
Biraz kafa dinlemek ve hayatı ile ilgili karar vermek amacı ile kuzeni Alastair Ransleigh'tin evine gider.Şansına orada da sosyetede ki bekar kızlar ve erkekler  için parti verilmektedir.Onun kötü şöhretinden davetin etkilenmemesi için ortalıkta görünmeye niyeti yoktur.

Fakat serada kitap okurken karşılaştığı Caroline  Denby ile karşılaşır. Babasından oldukça yüklü bir miras kalan Carol çiftliğindeki atları yetiştirmek ve evlenmek için  söz verdiği çocukluk arkadaşı Hary'nin Hindistan'dan gelmesini beklemektedir.Fakat iyi kalpli üvey annesi onu evlendirmeye kararlıdır..O yüzden bu davete gelmiş kendi kızını ve Carol'u evlendirmeye kararlıdır.

Ancak Caroline'in aklında daha değişik bir çare vardır.Babasından kalan mirasın ve babası ile birlikte geliştirdiği at çiftliğinin geleceği için bunu bir kocaya kaptırmaya hiç niyeti yoktur.Fakat davetlilerden Henshaw onu gözüne  kestirmiştir..Kötü olan maddi durumunu Carol ile evlenerek düzeltebilirdi..Bunun için de ne olursa yapmaya hazırdı Carol'a tecavüz etmeye girişecek kadar de ileri götürmeye de.

Bu isteğini tam gerçekleştirmek üzere iken Max tarafından engellenir.Ama bu yapmak istediği saldırı Max'in üstüne kalır ve Carol'in onuru lekelenir..Bu tam da Carol'in istediği bir sonuçtur..Fakat hesaba katmadığı üvey kız kardeşinin onurudur çünkü bu durum onun geleceğini de etkileyecektir.

İlk gördüğü anda etkilendiği Max'ı kendisi ile evlenmesini istemez. Max ise tam bir skandalı yeni atlatmışken başka bir skandalın patlak vermesinden rahatsız olduğu kadar da şaşkındır da..Carol'un cesareti,dürüstlüğü de onu çok etkilemiştir..Aralarındaki mevcut çekimi de göz ardı edememektedir. Carol ile evlenmek fikrinin kendisini hiç de rahatsız etmediğini aksine dehşetle heyecanlandırdığını fark eder.

Çok beğenerek severek okudum...Historical seven arkadaşların severek okuyacağını tahmin ediyorum...Bence bir deneyin eminim pişman olmayacaksınız...


..