3 Ocak 2012 Salı

Harlequin Desire


OLIVIA GATES – YASAK GECE

Bir şeytan gibi uzun ve karanlıktı ve onun ailesinin en nefret ettiği düşmanıydı. Ama bu Selene Louvardis’i nefesinin son damlasına kadar Aris Sarantos’u istemesini engellemeyecekti. Veya onunla yasak bir gece geçirmesini.
Onun çocuğunu doğurduğunu asla tahmin etmemişti. Ama Aris, Selene’in hayatına bir fırtına gibi geri döndüğünde ve gerçeği öğrendiğinde, bu acımasız adamı kendine ait olanı istemekten hiçbir şey alıkoyamayacaktı. Ne onun ailesi ne de milyar dolarlık bir sözleşme.

İKİNCİ ŞANS - Emilie Rose

“Wyatt, bu benim kızım Hannah. Kendisi veterinerdir ve Sutherland Çiftliğinin, çiftleşme işlerini yönetiyor. Hannah, seni Wyatt Jacobs’la tanıştırayım.”
Jacobs’ın dikkatli gözlerle kendisini incelemesi, Hannah’ı biraz huzursuz etmişti. Aslında, bu bakışlardan etkilendiğini itiraf etmeliydi. Kendini toparlayarak, adama doğru yavaşça yürüdü. Kimdi bu adam ve burada ne tür bir gizli iş peşindeydi? İyi dikilmiş takım elbisesi ve kolundaki pahalı saatten anlaşıldığı kadarıyla, zengin bir adamdı. Ama zaten buraya gelen tüm konuklar zengindi...

Yorumuma Gelince:

İki hikayeyi de beğenerek okudum.. iki rakip aileden olan Aris ve Selene Selene'nin  babasının cenazesinde tekrar karşılaştılar..Birbirlerini uzun yıllardır tanıyorlardı..İki aile rekabet yüzünden neredeyse birbirlerine düşman olmuşlardı..
Aris ve Selene birbirlerini mıknatıs gibi çekiyorlardı da..Düşman olmaları birlikte olmalarını engellememişti..Fırtıma gibi geçen  o hafta sonundan sonra tam tamına 18 ay birbirleri ile görüşmediler..
Selene ve Aris o muhteşem birliktelikten sonra inanılmaz bir şekilde tekrar görüşmek için  karşısındakinde ilk hareketi beklediler..Ama bu tam tamına 18 ay beklemeyi gerektirmişti..
İş için tekrar bir araya geldiklerinde ise olaylar yine kaldığı yerden bu sefer Selene'nin dokuz aylık oğlu Alex'inde yer aldığı bir olayalar yumağına dönüşmüştü....Selene'nin planlarına dahil etmedği bir şey vardı ki Aris'in bu sefer onu bırakmaya niyeti hiç yoktu..Büyük bir keyif ile okudum..

İkinci hikaye ise :
 Zengin bir aileden gelen veteriner Hannah'ın hikayesi idi..At Yetiştirme Çiftliğinde geçen bu hikayeyi çok sevdim..Ama romanın erkek kahramanına çok illet oldum..Biraz kalın kafalı bir adamdı veya çok yaralı bir adammı demeliyim..
Hannah'ın babası çiftliği zengin bir iş adamı olan Wyatt Jacobs'a ona haber bile vermeye gerek görmeden satmıştı..Çiftliği satın alan Wyatt kesinlikle Hannah'ın işini kolaylaştırmayacaktı...
Çiftlikteki atların ve ikinci şans kısmındaki ölümden dönen şiddete maruz kalan atlarında sorumlulukları Hannah'ta idi o ise sorumluluklarından kesinlikle kaçmazdı..Bunun için çiftliği yeni satan alan Wyatt ile çalışması gerekse bile..Derken birlikte çalışmaya başladılar birbirleri ile anlaşamadılar ama birbirlerinden etkilendiler hem de yıldırım hızı ile..Bu ikisinin de hiç hoşuna gitmedi tabii ki..
Wyatt Hannah'tan kurtulmak için Çiftlik sınırlarında olan küçük evini de satın almak istedi ama Hannah bu küçük çiftlik evini vermedi..İkinci şans bölümünü ayakta tutmak için bile o evi satmaya yanaşmadı..Ama Wyatt'ın Hannah'ı zorlamasının sınırları yoktu..
 Hannah'ın anlamadığı şey bu adam çiftliği görmeden o kadar parayı neden çiftliğe yatırdığı idi..

Tavsiye ederim bu güzel hikayeyide..