13 Ağustos 2014 Çarşamba

Ağustos Harlequin'lerinden Seçmeler

Susan Mallery'inin başlayıp Teresa Southwick'in devam ettiği  Yaz ayları hikayelerinden Kızgın Kumlar'ı çok severek okudum .
Romantizm ile harmanlanmış bu iki hikayenin ilki ikinci şans teması ile kurgulanmıştı. Sekiz yıl önce boşanmış olan Mandy Carter ve Rick Benson'un yolları tekrar bir öğlen yemeği ile kesişir. Birbirlerinden yine çok etkilenirler,birbirlerini dinlerler..
Aşk tekrar kapıyı çalar...

İkinci Hikayede ise Cassi Brightwell'in hikayesi vardı. İlk hikayedeki Mandy'nin yakın arkadaşı idi. Kendisini aldatan nişanlısından yeni ayrılmıştı..Annesinin yazlığını düzenlerken çocukluğundan beri aşık olduğu Kyle Sratton ile yolları tekrar kesişir.Yıllar önce en yakın arkadaşı Dan'in etkisi ile Cassie'den uzak duran Kyle kafasını dinlemek hayatında önemli kararlar almak için yazlığına gelmiştir.Fakat Cassie ile karşılaşmaları ve aralarındaki özel bağ yüzüstüne çıkar...

Gelelim Bu ayki Harlequin Special Edition'a.,
Bu ay Chatsfield Oteli serisinden üç kitap paylaşılmıştı.Severek okuduğum bir seri oldu. Otelin sahibi Gene Chatsfield'in çocuklarının maceraları vardı.Her kitabı başka bir yazar yazmıştı zevk ile okudum.

İlk kitap da onun gayri meşru ve varlığından haberdar olmadığı Aaliyah'ın hikayesi vardı. Otelde bulunan Şeyh Sayed ile maceraları işleniyordu.. Gene Chatsfield'in playboy oğlunun hikayesi vardı.Kitap da harçlığı kesilen bir playboy ile ailenin ikinci Prensesinin hikayesi idi. Bir düğün organizasyonu için birlikte çalışmaları gerekiyordu.Prenses Charlotte gençliğinde geçirdiği kötü bir ilişkiden sonra kendini topluma karşı kapatmıştı.İkisi arasında ki zıtlaşmanın doğurduğu çekim ile işler kontrolden çıkıyordu..

Üçüncü hikayede Cara Chatsfieldin hikayesi vardı.Oyun oynamaya giden milyarder ile hikayesini anlatıyordu.. Aralarında ki en baştan beri olan çekişme ve yanlış anlamalar Cara'nın yanıltıcı görünüşü altındaki kırılganlığı ve masumluğu..En çok ikinci hikaye Melanie Milburne'n hikayesini sevdim.

Gelelim Bu ay ki Classics serisindeki  Carole Mortimer'in hikayesi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı.Bu yazar sanki eskiden daha iyi yazıyordu. Yani hikaye güzeldi ama vasattı.

Classics serisindeki ikinci Kitap çok güzeldi hikayeyi sevdim..Kendini ispatlamaya çalışan bir parfüm yapımcısının çok ünlü bir iş adamı ile tanışıp birlikte olması ve kapının önüne konması ile başlıyordu.Yer yer gerildiğim bir roman oldu. Erkek kahramanın duyarsızlığı kendini hep haklı görmesi beni sinir etti.

Fakat sonunda hak yerini bulsa da bence yeteri kadar burnu sürtülmedi bana göre. Yine de bu ayki Harlequinler içinde en beğendiklerimden idi.

Carol Marinelli'nin Masum ve Tehlikeli romanın da acımasız şartlarda büyüyen Demyan Zukov ve Ressam olmak isteyen ama yaşamak için ek iş yapmak isteyen Alina Ritchie'nin hikayesi vardı. Erkek kahramanı pek sevemedim. Kadın karakter ise çok fazla fedakar ve sabırlı idi.Vasat diyebileceğim bir romandı.

İkinci hikayeyi daha başarılı buldum.Okurken sıkılmadım.Geçmişinde saldırıya uğrayan bir genç kadın ile İnterpol'de çalışan bir polisin hikayesi vardı. Güzel akıcı bir hikaye idi.

Tatil günlerinde sıkılmadan kafayı boşaltacak hikayeler arıyorsanız Harlequin Hikayeleri tavsiye ederim.