24 Ağustos 2014 Pazar

Meleğin Çağrısı-Guillaume Musso




Orjinal Adı : L'appel de l'ange
Edisyon Adı : Meleğin Çağrısı
Yazar : Guillaume Musso
Goodreads Puanı : 5/4 ,07
Puanım : 5/5




Guillaume Musso'nun okuduğum ikinci kitabı idi. İlk işim yazarın bende bulunmayan diğer kitaplarını toplamak olacak..Bu yazarın kalemi çok farklı, oldukça da akıcı.Meleğin Çağrısı'nın tanıtımını ilk okuduğumda bende bir aşk hikayesi olacağı izlenimini vermişti. Ama kitabı alıp okumaya başladıktan sonra çok yanılmış olduğumu anladım.

Hikaye de oldukça da heyecanlı polisiye bir macera da vardı. Hem de  bol aksiyonlu idi.Okurken oldukça da heyecanlandım. İlk okuduğum Kağıt Kız romanına göre bu hikayeyi daha çok sevdim. 
Bölüm başlarındaki ünlü yazarlara , düşünürlere ait sözler hikayenin gidişatına göre yer alması çok hoşuma gitti.

Bazı kişilerin kaderinde, birbirleriyle karşılaşmak vardır. Her nerede olurlarsa olsunlar. Her nereye giderlerse gitsinler. Günün birinde mutlaka karşılaşırlar.
Claudie Gallay

 Hikaye bu alıntı söz ile başlıyordu.

Hikayenin ana karakterleri Jonathan ve Madeline'nin kaderinde de bu büyük tesadüf vardı. Karşılaşmaları oldukça ses getiren bir çarpışma idi.

Madeline ile Jonathan büyük bir şiddetle birbirine çarptılar. Demlik, elma, kola şişesi, şarap bardağı. hepsi sağa sola savrulup yere saçıldı.
Çarpışmanın şiddetiyle afallayan Charly de kendi tepsisini düşürüp ağlamaya başladı.
Jonathan zorlıukla kalkarken, ne sersem kadın! diye öfkelendi.
''Bastığınız yeri gözünüz görmüyor!'' diye bağırdı.
Madeline kendini toparlayarak, Ne kaba şey! diye sinirlendi.
''Hah! suçlu ben miyim yani? Asıl siz bana çarptınız! diye bağırıp yerden telefonunu, çantasını ve anahtarlarını toplamaya girişti.


Bu çarpışmadan ikisinin de cep telefonları birbirinde kaldı. Cep telefonlarında kişilerin en özel bilgileri de olabilir.Jonathan dünya çapında  bir ahçı şefi idi. Karısından olaylı bir şekilde boşanmış ve iflas etmişti. Bir sanatçı ruhu ile icra ettiği mesleğini bırakmak zorunda kalmış. Şirketinin telif haklarını başka bir vakıfa devretmişti. Mütevazi bir şekilde açtığı lokantayı işletiyordu. Karısının barışma tekliflerine de onun ihaneti yüzünden  kabul etmiyordu.

Madeline'in ise bir çiçekçi dükkanı vardı.Yıllardır hayalini kurduğu gibi hayatına çeki düzen vermek üzere idi. Onu çok seven değer veren bir erkek ile evlenmek üzere idi.Fakat Newyork Kennedy Havaalnında ki çarpışma ile her şey kökten değişecek idi.

İlk önce birbirlerinde telefonlarının olduğunu farkettiler. Sonra bunu değiştirmenin bir yolunu bulmaya çalıştılar. Fakat ikisi de ayrı şehirlerde idi. Hemen birbirlerine telefonlarını iletemediler.
Sonra merak öne çıktı..Ve birbirlerinin telefonlarını araştırıp karıştırmaya başladılar. İki tarafta birbirnin karşısında çırılçıplak kalacak sırlarını telefonlarına yüklemişti. Resimler,müzikler,video dosyaları gibi.
Sonra birbirlerinin hayatı hakkında daha fikir sahibi oldukça...

Olaylar inanılmaz ölçüde gelişti.O kadar ki polisiye filmlerinde olacak aksiyon sahneleri ve dedektifçilik oynamaya başladı kahramanlarımız.
Birbirlerini mıknatıs gibi çekmeleri..

Son zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Şiddetle tavsiye ederim...

Geçmişe olan bağımlılığın yerine geçebilecek tek şey, geleceğe olan bağımlılıktır.

John Dos Passos