4 Mayıs 2015 Pazartesi

Üstteğmen Kara Fatma Düş Köpekleri- Melek Akçiçek



Orjinal Adı : Üsteğmen Kara Fatma Düş Köpekleri
Yazar: Melek Akçiçek
Yayınevi : Bilgeoğuz Yayınları
Puanım :5/5


Çok etkilendim okurken. Yer yer gözyaşlarımı tutamadım.. Kadın her çağ da her yerde aşağılanıyor hor görülüyor.
Seher Hanım namı diğer Kara Fatma ve kadın savaşçılarının hikayesi aynı zamanda bir ülkenin yoktan var edilmenin hikayesini de anlatıyordu.
Ülkenin parçalanma sürecinde dört bir yandan işgal ve ihanete uğramış bir ülkenin halkının öyküsü beni çok etkiledi.
Okurken aslında pek de bir şeyin değişmemiş olduğunu da görmek beni çok üzdü ne yalan söyliyeyim biraz ders almamız gerektiğini düşünüyorum ancak maalesef hiç ders alamamışız..
O zamanı şartları ve bugünün şartları değişik olsa da çok benzeşip birleştiği noktalar da yok değildi.
Tecavüze uğrayan kadınlarımıza sahip çıkacağımıza öldüren zihniyet şimdi de var dünde vardı. Kurtuluş Savaşında  çetecilerin,Rumların,Ermenilerin işkence ve tecavüzlerine uğrayan kadınlarımıza sahip çıkmayan terk eden aileler, eşler, anneler, babalar, sevgililer ...



Onlara Kara Fatma sahip çıktı ve bu terkedilmiş dışlanmış kadınlardan birer savaşçı yaratıp bir ordu haline getirdi..Erkeklerden daha yaman bir savaşçı haline geldiler çetecilerin işgal ordusunun azılı cellatı haline geldiler..Tarihi kurgu olan bu romanda çok da güzel aşk hikayesi de vardı..
Romandaki en etkilendiğim karakter Kara Fatma'dan Serra isimli kadın asker idi..Bulgar çetecilerin tecavüzüne uğradıktan onu yüzüstü bırakan nişanlısından sonra kalbini neredeyse kaybeden bir genç kızın amansız hem kendisi hem de düşmanla olan savaşı..Bu kadınlar ordusundaki tüm neferler neredyse onunla aynı yazgıyı paylaşıyordu..

Kara Fatma ise savaşta kaybettiği eşinden sonra kendini tamamen Milli Mücadele'ye adamış kadın asker. Hayatını çok etkileyici,oldukça da dramatik buldum..
Yaptığı onca fedakarlık boşa gitmese de ona sahip çıkmamış bir devler bir millet ...  Sonun da yoksulluk içinde ki ölümü gördüğü hayırsızlık beni çok üzdü.

Nedense böyle değerlerimizin değerini öldükten sonra anlamamız çok üzücü..
Gerçeklere uygun kurgulanıp yazılmış bu romanda yazar kaynakçalarını da hangi eserlerden faydalandığını ayrıntılı bir şekilde listelemiş..
Bu tip romanları daha fazla okumamız gerektiğini belirtmek istiyorum. Ne demişler tarih tekerrürden ibaretmiş..

Tavsiyemdir muhakak okuyun..

****************


''Biz kirli miyiz Serra?''
Seher hanıma bakınca onun kızgın öfke dolu bakışları ile karşılaştı.
''Siz sadece tecavüze uğradınız. Senin ırzına geçmeden önce bu topraklara tecavüz ettiler. Seni çiğnedikleri gibi bu toprakları da çiğnediler.
Onlar kirlendi mi ki siz kirleneceksiniz? Toprak neyse sende osun ; yağmurlar karlar yağdığı an, toprak tertemiz olur mis kokar.
Yeşil verir filiz verir her karışını rengarenk çiçekler örter. Bu da ne kadar temiz ve kutsal olduğunu gösterir. Senin de yağmurun karın erindi,sana hayat verecekti. Sen kirlenmedin ama o kirlendi. Kaçıp hayatını kurtaracağına bunu sana mal ediyorsa kaçmayıp namusunu kurtarsaydı.
Bu kadar güzel karısının olduğunu bile bile seni saklamayıp onların eline bıraktıysa ben ona erkek bile demem...''


*******************

"Bugün ona daha çok yaklaşacağım tam önüne dikileceğim."
Onu gördüğünde önce nutku tutuldu.. Bir sn vazgeçmeyi bile düşündü. Kendini toparlayıp kararını verdiğinde gizlendiği yerden önüne öyle hızlı atladı ki bir an onu görenler duraksamıştı. Yanında kim var kim yok hiç birini o anda gözü görmedi.
Yüreğini titreten heyecan sözlerinde dile geldiğinde kelimeleri yutarak,
"Sizinle görüşmek isterim paşam" dedi. Tekrar boğazını temizleyip yutkunduğunda sessiz geçen birkaç saniye ona asırlar gibi gelse de toparlanıp biraz daha yaklaştı. Onu şaşırtmıştı. Aniden önüne atlayan kara çarşaflı kadına şaşkın ama sert bakıyordu. Sesi bile bakışları ile aynıydı.
" Ne görüşeceksin benimle?"
Paşanın bir gözü de bir adım öne çıkan yaverindeydi. Seher Hanım bu tepkiyi beklemediğinden o an duraksadı. Yüreğinin titremesi bile bıçak kesilmişti. O an gözlerinin önüne kocasıyla omuz omuza çarpıştığı anlar geldi.
" Kadın halimle ta nerelerden geldim. Kaç gündür buralarda yolunuzu gözlerim. Bilirim vaktiniz kıymetlidir ama bana da bir görev verin isterim. Sizinle bu konuda görüşmek dilerim."
Paşanın şaşkınlığı çoktan geçmiş sadece onu sorgulayan tatlı sert bakışları kalmıştı.