3 Eylül 2015 Perşembe

Gölge KadıN-Linda Howard



Orijinal Adı: Shadow Woman
Edisyon Adı: Gölge kadın
Yazar: Linda Howard
Çeviri: Özlem Gültekin
Yayınevi: Martı Yayınları
Goodreads Puanı: 5/3,66
Puanım :5/4


Linda Howard'ın benim için yeri apayrı olan yazarların başında gelir. Özellikle yazarın kurguladığı aşk,cinayet,gizem temalarındaki romanlar favorimdir.
Gölge Kadın da başlarda biraz tempo düşüktü hatta bir ara hep böylemi devam edecek diye kaygılandığım anlarda oldu. Ancak sonradan hikaye kendini toparlamaya tempo giderek yükselmeye başlayınca  işte şimdi kitap açılmaya başladı dedim.
Ve gittikçe artan tempo sonradan beni şok eden kısmı ile hikaye zirve yaptı..
Gölge Kadın'ın kurgusu,temposu,işleyişi bana yazarın  Kara Melek romanını çok anımsattı. Özellikle iki romanını da erkek kahramanlarının da çok benzeştiği yerler vardı. Xavier ve Simon'un benzediği  çok özellik vardı..Ancak Simon bir kiralık katil idi. Xavier'in ondan aşağı kalır tarafı olmasa da onun sevdiği kadına sahiplenmesini  daha çok sevdim.. 


Her ne kadar romanda aşk ve tutku olsa da  roman bir aşk romanı  değildi Daha çok macera,aksiyon türünde bir roman idi..Özellikle başlarda romanı biraz durağan bulsam da yine de çok severek okuduğum bir roman oldu özellikle sona doğru yazar beni ters köşe etti diyebilirim. 
Yine de Linda Howard'ın kitaplarında aynı başarıyı bulamayabiliyorsunuz..Çok severek okuduğum bir kitabını hatırladığım gibi bazen de beni hayal kırıklığına uğrattığı kitapları da mevcut.

Gelelim Gölge Kadına;
Bir sabah uyanıp aynadaki yüzün size ait olmadığını fark etseniz ne yapardınız? Ya da hayatınızın son üç yılından öncesini hiçbir şekilde hatırlamadığınızı anlasanız? Birdenbire peşinizde sizi öldürmek için takip eden silahlı adamlar belirse? Peki, hafızanın dehlizlerinde kaybolmuşken kendinizi amansız bir kaçışın ortasında bulsanız? Bu travmaların hepsini atlatmaya yetecek kadar tutkulu bir aşk, tehlikenin ve sırlarla dolu geçmişinizin tam ortasından çıkıp ruhunuzu kuşatsa? Bütün bunları bir haftada yaşayan Lizzy, artık son üç yıldır tanıdığı o sakin kadın değildir. Zihnindeki gölgelerle amansız bir savaşa girmiş, eski hayatıyla hesaplaşmaya başlamıştır. Üstelik bu savaşın sonunda ortaya çıkacak gerçekler sadece kendi hayatında değil, ülke çapında da taşları yerinden oynatacak niteliktedir..


Yazar romandaki kadın kahraman Lizzy'nin sabah kalkıp  aynaya baktığında kendine ait hiçbir şeyi hatırlayamamasını müthiş işlemişti. 
Kitabı okurken benim başıma böyle bir şey gelse ne yapardım diye çok düşündüğüm sahneleri oldu.O yönden romanın konusundan çok etkilendim..
Ve sevdiği adam ile karşılaşıp onu hatırladığı sahne de çok güzeldi.


Gölge Kadını okurken sahneler gözünüzün önünden bir film karesi gibi geçiyor..Yazarı severleri tarafından hayal kırıklığına uğramayacağı bir roman..Tavsiye ederim..