13 Temmuz 2011 Çarşamba

Bronz Atlı Paullina Simons

BRONZ ATLI
PAULLİNA SİMONS

Uzun zamandır okumak istediğim ve methini duyduğum bir kitaptı..Bazen nasıl çok sevdiğiniz bir yemeği sona erteler durursunuz bende sanırım bu kitabı bu yüzden erteleyip durdum....
Ama konusu tek kelime ile şahaserdi..

Konusuna gelince..İkinci Dünya Savaşının başladığı dönemler..1941 yazında başlıyor her şey... Aleksandre Belov Sovyetler Birliği Stalin dönemininde Kızıl Ordu da bir subay ama nasıl bir subay..
Aslen Amerikalıdır ailesi Koministliği kendine ilke edinmiştir..Babası bunun için herşeyden vazgeçecek kadar koministliğe bağlanmış ve ülkesini eşi ve çocuğu ile terkederek Kominislik idealleri için Sovyetler Birliğne yerleşmeye karar vermiştir..Bunu yapmıştır da
Tatanya kalabalık bir ailenin kızıdır...Annesi,Babası,Ab​lası Daşa,Büyük annesi Büyük babası ve ikizi ailenin tek oğlu olan Paşa ile birlikte Leningrad'da 2 odalı bir apartmanda yaşamaktadır..
Aleksandre ile Tatyana'nın yiyecek bulmak için dışarı çıktığı ve bunalarak donduram aldığı bir günde karşılaşırlar..Tatyana daha 16 yaşında Aleksandre ise daha 22 yaşında dır.Birbirlerini ilk gördükleri anda etkilenirler..Vee hikaye başlar...
Daha da bu kitap hakkında çokk şey anlatabilirim..Son zamanlarda okuduğum tüm duyguları,korkuları yaşadığım en güzel romanlardan biri idi..Şimdiki okuduğumuz romanlardan çok çok farklı ve güzel buldum..Aşkın ne olduğunu yazar sanırım çok güzel anlatıyor..
Karşılıksız,çıkarsız sevmenin kendini sevdiği için feda etmenin..Hayatına hayat katmanın ne demek olduğunu koşolsuz teslimiyet..Daha ne anlatabilirim ki bu kitap için şahane bir romandı..Özellikle Tatyana'nın kocasından haber lamayıp cepheye dalıp onu kurtarmak için yaptıklarını yapmak için kendini hiç düşünmeden sevmek gerekir..
Diyeceğim bu kitabı bulduğunuz an alın ve okuyun şahane üstü bir romandı..