28 Ekim 2015 Çarşamba

Kaplan Prens- İris Johansen






Orijinal Adı: The Tiger Prince
Edisyon Adı :Kaplan Prens
Yazar : İris Johansen
Yayınevi : Novella Yayınları
Çeviri : Elif Subaşı
Goodreads Puanı : 5/3,73
Puanım :5/4


Kitap Tanıtımı

 Kaplan yavaşça ilerliyor… Kaplan alev alev yanıyor… Hindistan’da altın avına çıkmış, yakışıklı bir İskoç, Ruel MacClaren… Kaderinden kaçarken kendini Hindistan’da bulan genç bir kadın, Jane Barnaby… Becerikli ve tutkulu bir sanatçı, Kartauk… Takıntıları olan sapkın bir mihrace ve oğlu Abdar… Bir demiryolu inşaatında ve Jane’de birleşen kader… Macera ve tutku dolu, heyecanlı, egzotik bir aşk hikâyesi… “Iris Johansen, egzotik atmosferi ve birbirinden orijinal karakterleriyle muhteşem bir tarihi aşk hikâyesine imza atmış.” Booklist “Kaplan Prens, tutku dolu, zorlayıcı, ateşli bir aşkın kitabı.” Amazon “Aşkın ve altının büyüsü başınızı döndürecek. Olağanüstü bir macera…” Goodreads




İris Johansen'in tarihi romans türünde  yazdığı ilk kitabını okudum. Yazarın daha çok romans türünde kitaplarını okumuştum. Pandora'nın Kızı isimli kitabını da beğenmiştim..O kitap da  polisiye macera pisişik güçler ile ilgili bir romandı. Ancak yazarın daha çok Martı Yayınlarından çıkan kitaplarını anımsıyorum..Daha çok hoşça vakit geçirebileceğiniz türden kitaplardı..Fakat yazarın sıkı takipçisi değilim..Yine de genel olarak beğendiğim yazarlar kategorisinde idi.

Kaplan Prens ise konu olarak ilgimi çekti ,kurgu olarak son zamanlarda okuduğum en farklı kitaplardan idi. Genel olarak kitabı severek okudum..


Sanayı devriminin başlangıcında geçen roman Hindistan'ın egzotik ortamında demir yollarının yapımı sırasındaki maceraları anlatıyordu.İskoç'yadan Hindistan'a kadar uzanıyordu.
 Bu tema da epeyce film seyrettiğimi anımsıyorum.



Romanın kadın kahramanı Jane Barnaby'nin en büyük korkusu annesi gibi fahişe olmak idi. Bunun için ne gerekirse yapardı. Babası olduğunu düşündüğü Patrick Reilley'in kendisini kabul edip yanına alması için sadakat ile yıllarca onunla çalışır..Ona adeta sadakat yemini eder.Yanına da Çin'li arkadaşı Li Yung 'uda alır...Tek isteği Patrick Reilley'in onun babası olduğunu söylemesidir..Yıllarca Çinli arkadaşı ile Ona sadakat içinde çalışırlar..



Kitabın  erkek kahramanı Ruel McClaren tek amacı zengin olmak idi. Ağabeyi İan ise onu evine geri götürmek için peşinden  gelecektir..Ancak Ruel'in buna niyeti yoktur. En azından zengin oluncaya kadar.. Onsuz evine geri gitmeyi kabul etmez..

Ruel'da o sıralarda Cinnidar isimli adayı almak için çalışıyordu..Hintli Raca'yı ikna etmenin yollarını arıyordu..Onu ikna etmek için ise Raca'nın aradığı sanatçı John Kartauk'u bulmaya çalışıyordu..
Kane ise John Kartauk'u saklıyordu..İşte bu şartlarda Jane ile Ruel'in yolları kesişti..


 Çok çarpıcı bir sahne idi. Özellikle filler ile olan sahnelerini çok sevdim.Yıllarca adam yerine konmayan Li Yung'un dirilişi filleri ile olacaktı.

Değişik bir kitap idi.Aslında bu kitabın filmi çekilse çok güzel bir macera filmi olabilir..Bazı yerlerinde heyecandan  sayfaları nasıl çevirdiğimi anlamadım..
Tam historical bir tema da işlenmemiş tarihsel kurgu,macera,mistik,tutku aşk temalarında kitap okumak istiyorsanız tavsiye ederim..