22 Eylül 2013 Pazar

Deniz Katedrali - İldefonso Falcones


Kitap Adı : Deniz Katedrali
Yazarı : İldefonso Falcones
Orjinal Adı: La catedral del mar
Goodreads Puanı : 5/3,96
Puanım :5/5
Yayınevi: Pegasus Yayınları 
Çeviri :Pınar Gökpar


İldefonso Falcones'in Deniz Katedrali' kitabını  yaklaşık dört yıl önce okumuştum.Bu kitaba ilginç bir kitap demek büyük bir haksızlık bana göre..752 Sayfalık bu roman kapağını açtığınız da adeta su gibi akıyor..O çağı kitabı okurken adeta yaşıyorsunuz.. Orta Çağ Barcelona'sında geçen bir Katedralin inşasını anlatırken 14. yüzyıl orta çağ karanlığını adeta bir resim gibi tasfir ediyordu..
Roman Bernard Estanyol'un düğününde başlıyor ve kendisi feodal beyinin emri altında yaşayan bir çiftçi idi..Babası yeni ölmüş olduğu için toprak işletim hakkı ona kalmıştı..Aslında o zamanki düzen içinde özgür gibi görünse de yine de köle sayılırdı.Çünkü toprakları terk etmemek karşılığında sözde özgürlüğü kendilerine bahşediliyordu..


Beyliğe ait en çok topragın bekar olan Bernauda kalması çevrediki bekar kızları olan aileler içinde mükemmel bir fırsattı. Sonunda o ailelerin kızlarından biri ile evlenmeye karar veriri..Fakat asıl olay ve kitap burada  başlıyor.Düğününe gelen feodal beyi gelini gördükten sonra ilk gece kulanım hakkı istiyor ve bunu gerçekleştiriyor..Ama zavallı kadının başına gelen bununla da bitmiyor..Herkesin önünde karısı ile ilişkiye girmesini emrediyor..Bernant bunu zorla gerçekleştirmek zorunda kalıyor..Bu geceden sonra karısı ile arası asla iyi olmuyor..Bu geceden sonra hamile kalan kadının dramı tabii ki bitmiyor..Kocasını terk ediyor defalarca tecavüze maruz kalıyor..Doğan çocuğunun kimden olduğu aileden gelen bir ben ile anlaşılıyor..O ben olmazsa feodal beyi çocuğun üstünde de hak iddia edebilecek idi..



Tabii Rernaud'un dramı bununla da bitmiyor..İlk gece olayından ve karısının kötü yola düşmesinden hayat oznun için daha da zorlaşıyor..Sonunda  Bernaud oğlu Arnaud'u da alarak topraklarını terk ederek kaçmak zorunda kalıyor...Yıllarca köle gibi yanına sığındığı akrabasının yanında çalışmak zorunda kalıyor..Bir yandan da oğlu Aranaud'u büyütüyor..Bundan sonra da oğlu Arnaud'un inanılmaz hikayesi başlıyor..Yazar o dönemi o kadar güzel araştırıp bize aktarmış ki okurken elinizden bırakamıyorsunuz..Bir de olayları tarihsel olaylar ile de desteklemiş.Kesinlike gerçeklere dayandırılmayan tek bir sahne yok romanda ..O zaman ki iç savaş,kıtlık,veba,enginizisyon mahkemesi..Dudaklarınızı uçuklatacak cinsten olaylar kadınların değersizliği..Ve o çağda yaşanan yasak bir aşk.. O zamanın şartlarına göre çok ağır cezası olan bir suç..Özellikle kadınlar karşı..Her şeye rağmen..Müthiş idi..


Arnaud'un ve babasının yaşadığı iftira ve sonunda babasını idam edilmesi..Arnaud'un  iftirayı atandan intikam alması..Hapise düştüğünde fahişede olsa  anne annedir sözünün doğrular şekilde annesinin onu kurtarması..Hem de onu yıllarca uzaktan takip ederek..
Tereddüt etmeden bu kitabı tavsiye ederim .Fakat bir historical kitap okuyacağınızı düşünüyorsanız,tarihi olaylardan sıkılıyorsanız,bu kitaba hiç başlamayın.. Ken Follet  severler bu yazarı da bence severler..Yazar orta çağın gerçeklerini o adar güzel işlemiş ki okurken yüreğiniz acıyor adeta..Yazarın Mart 2013'de çıkan kitabı için de   umarım  fazla beklemem..

Kesinlikle Tavsiyemdir....

Tarihi Kurgu,savaş,macera ve aşk hikayelerini seviyorsanız

Yazarın Deniz Katedrali ve Fatımanın Eli kitapları bence tam size göre...