28 Ocak 2013 Pazartesi

Yüreğimdeki Aşk Kıvılcımı-Linda Gillard


Müthiş bir yazar müthiş bir anlatım gücü..Önce Aşkın Büyülü Mucizesi sonrada Yüreğimde Aşk Kıvılcımı
iki kitabı birbirinden ayıramadım çok beğendim..Muhakkak takip edeceğim bir yazar olacak.
Orjinal Adı : Star Gazing olan Yüreğimdeki Aşk Kıvılcımı Goodreads Puanı 5/3,71 Benim puanım 5/5 keşke daha fazla puan olabilseydi....

Yazarın kalemi müthiş günümüz aşklarını duygu sağanağı ile hayat veriyor..Historical romanlarda bulabileceğimiz bir romantizm var kaleminde..Özellikle en ümitsiz anınızda karşınıza çıkabilecek aşkları çok iyi işliyor..Okuduğum iki romanında da ikinci şansı işliyordu yazar..Hikayeyi iki kişi gözünden aktarıyordu yazar.Çok akıcıydı sayfalar nasıl aktı anlamadım bile.

Bu romanda ise görme özürlü bir kadının hikayesi vardı. Marianne Fraser genç yaşta kocasını kaybetmiş bir kadındı kocasını kaybedeli on sekiz yıl olmuştu.Sıra dışı yazar olan ablası ile yaşıyordu..İkiside orta yaşlarını sürüyorlardı...Marianne kocasını kaybettikten sonra aşkı beklemiyordu.Ama hayat sürprizlerle doludur,çoğunlukla hiç ummadığınız zamanda beklemediğiniz bir anda aşk kapınızı çalıverir...İşte Keir ile karşılaşmaları böyle bir zamanda oldu...Keir sıra dışı gizemli bir adamdı..Olağan dışı gücü yüzünden karşı cins ile ciddi ilişkileri olamamıştı.Tanışmaları arkadaşlıklarının evreleri çok güzeldi. Özellikle ona yaptığı tasvirler çok özeldi.Kendi yaşadığı adaya onu götürüp adadaki yıldızları tasvir etmesi müthiş olağan üstü idi..Birbirlerine nasıl bağlandıklarını anlamadılar bile...Marianne'nin adada yolunu kaybedip bir görme özürlünün yaşadığı zorlukları sergileyen sahne beni çok etkiledi..
Bir de Marianne'nin sıra dışı ablası vardı vampir romanları yazıyordu.Onun hayatı ve aşkları özellikle yardımcısı ile yaşamaya başladığı aşkı çok çarpıcı idi..Roman baştan sona kadar gerçek hayatın acıları ile birlikte aşkın sihiri ile süslenmişti..Dediğim gibi çok beğendim okumakta çok geç kaldım ama kendime tam anlamı ile Linda Gillard ziyafeti çekmiş oldum..
Günümüzde de böylesine özel aşkların yaşanabileceğini okumak isterseniz tavsiye ederim..İmkansızı başarmak zor değil...



26 Ocak 2013 Cumartesi

Aşkın Büyülü Mucizesi - Linda Gillard

Aşkın Büyülü Mucizesi - Lİnda Gillard 

Orjinal Adı Emotional Geology olan   Aşkın Büyülü Mocizesinin Goodreads Puanı 5/4 Benim puanım 5/5

Çok beğendim bayıldım desem az söylemiş olurum Linda Gillard'ı ilk defa okuyorum ayaklarımı yerden kesti..İki yaralı yürek iki tarafında büyük acıları iç  hesaplaşmaları olan bir kadın ile erkeğin hayat ile mücadelesi..Kitabı elime bakmak için aldım başlarda biraz sanki bir durağanlık varsa da hikaye 15-20 sayfada birden açıldı elimden bırakamadım. Müthiş bir dram vardı,ihanet vardı,sevgiye hasret iki kişi vardı geçmişin hesaplaşmaları vardı..

Bu roman ikinci hatta üçüncü şans fırsatını yakalamış bir erkek ve kadının hikayesi.Abartmıyorum okurken içim buruldu..İki tarafın da yaraları oldukça derindi..Rose en sevdiği iki kişinin ihanetine uğramış artık orta yaşlı bir kadın..Calum sevdiği kadını trajik bir şekilde kaybetmiş bir erkek Rose'dan biraz küçük..İmkansız bir aşk gibi görünse de aşk hep imkansızı aramak değilmidir?..

İkisinin de korkuları vardı.Ama Rose depresif bir rahatsızlıktan yeni iyileşmek üzere olsa da hala hastalığının etkilerini yaşıyor ilaç almamak için mücadele ediyordu.
Calum ise dağcılığı bırakmış bir öğretmen idi.. Şiirler yazıyordu kitapları basılmıştı..Rose ise Tekstil dokumadan resimler yapıyordu bu sanatçı iki kişinin aşkı da o kadar güzel idi..Daha fazla anlatıp kitabın tadını kaçırmak istemiyorum..
Tavsiye ederim..Okuyun..O sihirli aşkı hissedin...


Kelebek Kathryn Harvey


Kelebek Kathryn Harvey

 BUTTERFLY Üçlemesinin ilk kitabı olan  orjinal adı Butterfly olan Kelebek romanının Goodreads Puanı 5/4,19 Benim puanım ise 5/5 muhteşem bir kitap idi..Kapağından çevirisine kadar..Son zamanlardaki vasat kitaplardan sonra rahat bir nefes aldırdı..

Uzun zamandır beni böylesine film gibi etkileyen bir kitap okumadım. Öyle ki yıllar önce TRT'de Best Seller romanlardan uyarlanan o şahane  dizileri anımsattı bana..Umarım bu serinin dizisi çekilir..
Hikayeden öyle romantik bir aşk hikayesi bekliyorsanız aldanırsınız..Hikaye tam anlamı ile bir hayat dersi sunuyordu bize..Hayatın gerçeklerinden tutun da,kadınların erkeklerden nasıl bir beraberlik beklediğine kadar her şey vardı bu romanda..Hemen belirteyim erotik bir hikayede değil..Tam bir hayat dersi veriyor bu kitap..Yazarın anlatımını çok sevdim beğendim..Akıyor hikaye elinizden bırakamıyorsunuz...

Hikaye kadın kahraman Rachel Dwyer'in trajik öyküsü idi.14 yasından beri başına gelmeyen kalmamıs ailesinden kopmak zorunda kalmıstı.
Ailesinden ayrıldıktan sonra karşısına cıkan Danny Mackay. En umutsuz zamaninda karşısina cıkan bu yakışıklı genç adam onu çok zor bir durumdan kurtardi Rachel'de ona  o an aşık oldu.
O kadar ki onu eli ile teslim edip fahişelik yapmasına bile sesini cıkarmadi. Rachel güzel degildi belki ama sevgi doluydu yüregi,becerikli ve akilliydi da.
Bir gün bu isi bırakip Danny ile yeni bir hayata başlamayi ve çocuklarının olmasıni hayal ediyordu.
Ama Danny 'nin planlarında Rachel hiç yoktu. O sadece küçük bir basamaktı onun icin. Rachel onun gercek yüzü ile tanıstıginda ise  yemin etti intikam icin yasayacakti. Danny'i yıllarca izledi o intikam saati icin yasadı..Ona en yüksekten uçuruma indirmeye yemin etmişti..İşte bu Kelebek Klubü de onun için  harika araçtı..Kimse bu kulübün sahibini kim çalıştırdığını bilmiyordu..Kulübün  
ana amacı Danny Mackay'ı mahvetmek için kurulması idi. Bu kulübün hizmetlerinden kadınlar faydalanıyordu..Daha fazla detaya girmek istemiyorum gerisini siz okuyun..

Harika bir romandı müthiş bir konusu ve kurgusu vardi. Tavsiye ederim..Biraz değişik bir kitap okumak istiyorsanız tam size göre bir hikaye...

Butterfly Trilogy Üçlüsü

1.Butterfly (Kelebek)
2.Stars
3.Private Entrance

Hulya YILMAZ

Son Yargı Jeffrey Archer

Son Yargı Jeffrey Archer

Orjinal Adı A.Prisoner of Birth olan Jeffrey Archer'in Son Yargı kitabının Goodreads puanı 5/3,98 Benim puanım 5/5 Müthiş bir kitaptı.Bu kitabı okumakta bu kadar geç kaldığım için çok üzgünüm..

Hikaye ana hatları Monte Cristo Kontu'nun günümüze uyarlanması gibiyse de yazarın anlatımın çok beğendim.Özellikle kitabın sonuna doğru olan mahkeme sahneleri unutulmazdı bana göre.
En kısa zamanda yazarın diğer kitaplarını da okumaya başlamak istiyorum.

Hikaye tam anlamı ile yalnış zamanda yalnış yerde olmayı ciddi anlamda sorgulattıyordu bence ..
Hikaye bir tamirhanede çalışan Danny Cartwright,Sevgilisi Beth Wilson ve ağabeyi Bernie Wilson'ın hayatını kökten değiştirecek bir gece ile başlıyordu.O gece gittikleri barda bulunan ve hayatların mahveden kişiler olmasaydı veya biraz daha geç gitselerdi neler olabilirdi? Kısaca O gecede Bernie Wilson hayatını kaybederken Danny Cartwright bir katil Beth ise hem ağabeyini hemde sevdiği adamı kaybetmiş olarak çıkıyordu..Neden? Kendisinden yüz alamayan şımarık bir avukat yüzünden idi her şey..Spencer Craig idi bu züppe ve arkadaşları.Bir örgüt gibi örgütlendiler birimiz hepimiz hepimiz birimiz için..Başlarda tıkır tıkır işleyen bu oyun onların mahfına sebep olacaktı aslında...

Cinayete şahit olan Beth'in ifadesi bile Danny'e kurulan oyun karşısında başarılı olamaz ve Danny şimdiye kadar kimsenin kaçamadığı Belmarsh Hapishanesinde cezasını çekmek üzere 22 Yıl hapse mahkum olur..Bu karara rağmen Beth kesinlikle vazgeçmez ne olursa olsun sevdiği adamı kurtarmaya kararlıdır..Ama bu savaş sandığı gibi kolay olmayacaktır..

Hapiste iki kişi ile aynı hücreyi paylaşır Danny Nick Moncrieff ve Koca Al bu iki kişi hayatında çok büyük bir yer kaplar öyle ki Nick Danny'nin hayatını şekillendirmeye başlar.Ona okuma yazma ve görgü kurallarını öğretir..Nick MOncrieff soylu bir aileden gelmektedir..Savaştaki bir olay üzerine O ve Koca Al hapse mahkum olmuştur.Koca Al aynı zamanda Nick'in şöförüdür de..Bunu Danny başlarda bilmez..Bu arada Nick devamlı şekilde günlük tutmakta boynunda bir anahtarlık taşımaktadır..Hapiste ne ziyaretçisi ne de adına gelen mektup vardır. Taa ki babasının ölüm haberine bildiren mektuba kadar..Nick'in babası ile arası bozuktur..Aile ilişkileri karmaşıktır..Danny'de bu ilişkilerin merkezinde olmaya az bir zaman vardır..

Nick Danny'yi eğitirken onu kendine de benzettiğinin farkında değildi..Hiç eğitimi olmayan DannY Nick'iye gün geçtikçe konuşma ve dış görünüş hal ve hareketleri ile daha fazla benzemeye başlamıştır..Nick Danny'yi eğitirken bir şey daha farkeder Danny çok zekidir özellikle matemetik ve para konularındaki yeteneği olağan üstüdür..Bu ileride daha da büyük olayların habercisi idi..

Çok severek beğenerek okudum..Özellikle onu hapise düşerenlerden aldıı intikam..Nick'in paragöz amcasını alt etmesi oraları okumak çok zevklidi..Tavsiye ederim...


21 Ocak 2013 Pazartesi

Tutsak Yüreğim Susan Wiggs


Tudors Gülü üçlemesinin ilk kitabı Tutsak Yüreğim'in Goodreads puanı 5/3,71 Benim puanım 5/4 çok beğenerek okudum..Aslında bu Tudors Hanedanı zamanını işleyen kitapları okumaktan sıkılmıştım.Uzun zamandır da ara vermiştim.O yüzden bu kitabı okumakta bu kadar geciktim..
Kitabın başlarında biraz sıkıldım ama sayfalar ilerledikçe kitap beni kendine bağladı o büyülü ortama beni çekti..Hikayeyi beğendim.Fakat erkek kahraman Stephen çoğu yerde beni gereksiz yere sinir ettiğini belirtmeliyim.Önceki evliliğindeki yaşadığı sorunları yeni evliliğine olduğu gibi taşıması o sorunları aşamaması..
Juliana'nın gizemli geçmişi ailesinin gözlerinin önünde katledilişi..Çingenelerin yanına sığınması onlar ile kendine yeni bir ülkede hayat kurması çok güzeldi..İkilinin karşılaşmaları.O kadar pisliğin içinden bir kuğuya dönüşmesini çok sevdim..Bu kitabı okumakta geç kalsam da serinin ikinci kitabı Stephen'in oğlu Oliver'in hikayesi olacak sanırım.Onu da okumak istiyorum..Yazarın anlatımını kalemini sevdim.Kitap çok akıcı idi. Bu da çevirinin başarılı olduğunu gösteriyor..Hala okumayan varsa tavsiye ederim...

17 Ocak 2013 Perşembe

Aşk Tanrıçası P.C.Cast


Aşk Tanrıçası P.C.Cast 

Goodreads puanı 5/4,01 benim puanım da ve ilk defa 5/4 Aşk Tanrıçası kitabı sayesinde P.C.Cast ile tanışmış bulunuyorum.

Hem fantastik hem aşk hem de mizahi yönü bol olan bir kitap idi.Severek okusam da sanırım serinin sonundan okumaya başlamamın etkisinden olacak hikayeye giremedim bir türlü..Ama beğenerek okudum.Kahramanları sevdim..

Özellikle Aşk Tanrıçası Venüs'ün yardım ettiği sıradan sönük Pae Chamberlain'i çok beğendim..Çok sıradan bir kadın görüntüsü yüzünden bir türlü mutlulğu yakalayamamış olan Pae'nin çok güzel özellikleri ve yetenekleri vardı ama bu sevgili bulmasına kendini farkettrimesine özellikle Umutsuzca aşık olduğu itfaiyeci Griffin DeAngelo'ya kendini bir türlü farkettirememesi onu üzüyorsa da bu durumu neredeyse kabullenmişti..Ama ara sıra da çıılgınlıklar yapmadan da duramıyordu..

Pae'nin bu halini gören Aşk Tanrıçası Venüs Pae'ye yardım etmeye karar verir ancak aksi gibi o da itfaiyeci Griffin'in cazibesinden etkilenir..İşler bir anda karışmaya başlar.Çünkü Aşk Tanrıçası'nın eşi Ateş Tanrısı Vulcanus'da Pae'den çok etkilenir ve aşk trafiği karmakarışık olması ve olaylar olaylar..
Aşk Tanrıçası Venüs hayatında ilk defa kontrolünü yitirir. Pae ise Venüs'ün yardımları ile cazibeli bir kadına dönüşse de Vulcanus onun daha çok kalbinin güzelliğinden merhametinden etkilenmiştir..Griffin ise Venüs'e adete çarpılmıştır..4 kız kardeşi ve annesinin ikili ilişkiler yüzünden çektiği acılar ve hayal kırıklıkları yüzünden aşka ,ciddi bir ilişkiye soğuk bakmakta adeta kaçmaktadır..

Hepsinin aşktan beklentisi ayrı ayrıdır..Vulcanus için durum tam bir dramdır..Venüs ile evlendikten sonra Olimpos Dağında dışlanmış kenara itilmiştir..Ayagındaki sakatlık yüzünde de kenara itilmiştir.Gördüğü Pae'den çok etkilenir..Dayanamayıp onunla tanışır..Tanıştıktan sonra isi birbirleri ile olan ilişkileri daha da gelişir..İki tarafta bunu planlamamıştır..Ve artık patlayacak olayları kimse engelleyemez..
Çok keyifli bir kitapdı ama benim serinin tam da 5. kitabından okumam nedeniyle olaylara hep uzaktan baktğımı hissetsem de bu kitabı Fantastik,mitolojik kahramanlardan hoşlananla
r için tavsiye ederim...Keyifli okumalar...

14 Ocak 2013 Pazartesi

Seni İzliyor Olacağım-Andrea Kane

Seni İzliyor Olacağım-Andra Kane

Orjina Adı:I'll Be Watching You Goodreads Puanı 5/3,81 Oan Andra Kane'nin okuduğum üçüncü romanı çok güzel bir polisiye gerilim idi.Kitabı baştan sona soluksuz okudum.Bu kadar gerilim ve maceranın içinde birde tutkulu aşk da vardı.Kitabın orjinal baskısında sayfa sayısı 432 bizim baskı ise 287 sayfa arada çok sayfa sayısı var ve ben kitabın sansüre mi uğradığını merak ettim..

Kitabı okurken kesintiyi sadece aşk sahnelerinin kısalığından şüphelendimsede bu kitabın okuma zevkini bozmadı..Çok güzel bir hikaye idi. Kitabı okurken kendimi bir an film izliyor hissine kapıldım..Bu güzel romanı bence bulabilen kesinlikle kaçırmasın..



Romanımızıdaki kadın kahramanımız Taylor Halstead bir psikolog ve aynı zamanda da bir radyo yapımcısı..Kuzeni Stephanie ile birlikte yaşamaktadır..Fakat Stephanie'nin erkek arkadaşı Gordon Mallory'nin dış görünüşü karizmatik olması Stephanie'nin gözklerini boyasada Taylor onun içindeki kötülüğü farketsede bunun tahmin edemeyeceği boyutta olduğunu anlayamamıştır..

Gordon kafayı inanılmaz bir şekilde Taylor'a takmıştır.Onu elde etmeye kesinlikle kararlıdıır..

Öyleki bir gece ona tecavüz etmeye kalkacak kadarda ileri götürür işi ama son anda başaramaz..

O gecenin sabahında da kuzeni ile birlikte bir tekne kazasında ölür..

Kuzeni ile çok yakın olan Taylor bu işten inanılmaz derecede etkilenir.Ama asıl kabusu yeni başlamaktadır.Her an her yerde izlendiğine dair bir şeyler hissettmektedir.BU öyle bir hale gelir ki yardım istemek zorunda kalır..Ve bu karışık dönemde uzun zamandır boş olan hayatına son derece çekici ve yakışıklı bir avukat Reed Weston.Ölen Gordon Mallory'nin ve holdinginin avukatı idi.Yıllardır iyi bir kariyer yapmıştı ama artık kendi bürosunu kurmak istiyordu.Gördüğü ilk andan itibaren Taylor'dan etkilendi.. Bu karşılıklı idi. Ama bundan rahatsız olan biri vardı ve taylor'dan oda çok etkilenmişti. Jonathan Mallory Gordon Mallory'nin ağabeyi ve ikizi idi..O da kafayı Taylor'a takmıştı oda onu izliyordu..



Çok severek okudum..Tavsiye ederim..İddia ediyorum bir an bile elinizden bırakamayacaksınız...

12 Ocak 2013 Cumartesi

Bir Aşkı Dokumak Diana Palmer



Orjinal Adı Carrera's Bride olan Goodreads puanı 5/3,93 olan Diana Palmer'in Bir Aşkı Dokumak hikayesini çok beğenerek okudum..Çevirideki garip kelimeler rağmen.

Deneyimleme ,duyumsama..Bu kelimeleri kullanmak çevirmenler arasında iyice moda olmaya başladı..Ama 10 üzeründen 10 vereceğm bir romanın puanını bu çeviri yüzünde kırdım..Benim için önemli olan çevirmenin garip kelimeler bulması değil yazar ile arama girmememisidir..Günlük konuşmamızda ''Ben bunu deneyimlemek istemiyorum'' demezsiniz..Duyumsamak kelimeside bence hissetmenin yanında çok soğuk kalıyor..Niçin özellikle bu kelimeler seçilip dilimize yerleştirilmeye çalışılıyor anlamış değilim..

Buna rağmen romanın harika bir kurgusu vardı tam anlamı ile Kurt ve Kuzunun hikayesi idi..Yazarın anlatımını akıcı buldum...Duyguları çok güzel işliyordu..Aşk,macera,polisiye hepsi bir arada çok güzel bir hikaye idi..İki kişinin birbirini tamamlamasını güzel işlemişti yazar..
Kısaca konusuna gelirsek..

Delila şimdiye kadar oldukça korunaklı bir hayat bir sürmüştür.Annesinin ölümünden sonra kafasını toparlamamsı içi ablası Barb ve eniştesi Barney tarafından tatil yapması için yanlarına çağrılır...Orada Eski kulağı kesik gangsterlerden Marcus Carrera ile tanışır. Marcus sürdürmekte olduğu hayatı bırakma üzeredir ama o anda hayatı karmaşa içindedir..İhtiyacı olan son şey ciddi bir ilişkidir.çünkü rakipleri sevgilisi üzerinden ona her türlü oyun ve kötülüğü yapabilecek derecede çoktur..O sırada da büyük gizlilikle yürütülen bir operesyondadır..
Yinede Delila'nın sıcaklığına,içtenliğine dayanamaz ondan çok etkilenir..Aynısı Delila içinde geçerlidir..Ama masum Delila'nın hayatındaki çoğu olaydan haberi olmadığı gibi bundan da haberi yoktur..Ama Marcus'un bir takım işler içinde olduğunu anlasada ona güvenmeyi tercih edecektir..Her şeye rağmen...Tavsiye ederim çok çok güzeldi..Özellikle ikilinin kumaş dokuma ile ilgili paylaştıkları o özel anlar müthişti..
Sonunda aşklarını ilmek ilmek dokunması beni çok etkiledi..
Diana Palmer'i daha sık okumak isterim..Keyifli okumalar..


Gölgelerde Saklı - Sara Craven




Gölgelerde Saklı - Sara Craven

Yakışıklı Kont Angelo Manzini ve Utangaç Genç Kız Elena Blake
Her zaman umumadık taş baş yarar sözünü sevmişimdir bu roman tam da o sözü anımsatıyordu..
Son metresi ile ilişkisi deşifre olan Angelo'Nun dışında gelişen bir takım entrikalar dönmekteydi ortada bu özellikle metresi Silvia ve büyükannaesi tarafından yürütülmekteydi..Ama bu entirikalara gösterişsiz sade Elena'da dahil edilir..Bir takım ayak oyunları ile ikili önce nişanlanmak sonrada evlenmek durumunda kalır..
Har şey yolunda gidiyordu ama sadece görünüşte..Elena'nın içinde fırtınalar kopmaktaydı.Hayatına müdahale edilmişti ve bu yüzden evlendiği adam tarafından oyuna getirilmekten suçlanıyordu..Bu olayda en masum kişi varsa kendisiydi..Oyuna getirilende...
Güzeldi zevk ile okudum...

Kalbimin Tek Sahibi...

Aslında bilindik bir hikaye ama ne yapayım bu hikayelerin ne kadar değişik versiyonlarını da okusam seviyorum...Ayrılmak zorunda kalan sevgililer ve ikinci bir şans..Onları birleştiren bir bebek...
Bu hikayede öyle bir hikayedi..Ama kadın kahramanımız özgür ruhlu idi..Sevgilisi kendisini METRES ketegorisine koymuştu..Birlikte vakit geçiriyorlardı..Çok zengindi,yakışıklıydı soyluydu..Ama altı aydır birliktelerdi..Ona değer vermediğini anladığı anda onu terketti karnında çocuğunu taşırken...Sonra iki yıl geçti yollar tekrar kesişti..Ama tesadüf elbette değildi...Sevdim..Okumak isteyenlere keyifli okumalar...


Yalanlar Yumağı Jacgeline Baird

BU ay çıkan Harlequinlerin Hangisini okudusam müthiş etkileyici hikayeleri var..Özellikle Classic Serisindeki hikayeler beni çok çok etkiledi..Bunda sanırım çiftleri derinden yararlayan uzun ayrılıkların olması idi..Öyle ki bu hikayeleri okurken bire bir yaşadım..

Yalanlar Yumağı Jacgeline Baird

Geçmişten süregelen bir hesaplaşmanın olduğu bir hikaye..Dost sandığınız bir kişinin yaptığı hainlik ile aşıkların 10 yıllık acı verici bir ayrılığa sebep olması..Müthiş bir hikayedi..
Romandaki masum genç bir kızın o gençlik duyguları ile aşık olması...Sevdiği adamı ihaneti..Tam on yıllık bir ayrılıktan sonra tekrar yolların umulmadık bir zamanda kesişmesi..
Çok severek okudum...

İki Ömür Robyn Donald

Kurgusu oldukça değişik bir romandı..Başından sonuna kadar severek okudum..Romandaki erkek kakraman olan Luke'a acayip sinir oldum..Romanın kadın kahramanı bence tam anlamı ile kullanılarak üç kağada getirilmişti..Gerçek hayatta böyle bir erkeğe kaç kadın aşık olur bilemiyorum ama..Şu bir gerçek ki işin içine çocuklar girdiğinde işin boyutunu değiştirebilecek bir romandı bu severek ve gerilerek okudum..Hikaye beni gerçek gibi etkiledi...Birebir yaşadım hikayeyi..
Tam onbir yıl sonra Perdita genç kızlığının geçtiği yere geri dönmüştü..Ama bu dönüş sadece memleketine olan özlem değildi elbette..Çok ünlü bir manken olmadan önce terkettiği memleketine üzücü bir şekilde bırakmam zorunda kaldığı ikiz kızlarını görmek için gidiyordu..Buna en çok karşı çıkan kişi çocuklarının babasıydı...Tavsiye ederim...

Fırtınalı Denizler-Sophia James


Fırtınalı Denizler Orjinal adı Hİgh Seas To High Society

Goodreads Puanı 5/3,52 Benim puanım 5/4,5 aslında daha yüksek verebilirdim notu ama 
Hah iste dedigim müthis bir hikayedi. Marsha Canhamin Demir Gülündeki kadin kahramanndan daha cok sevdim bu kadın korsani. Daha sıcak duygu yüklüydü hikaye. Tek kusur vardi kitap da Miranda halaya bir teyze bir hala diyen çevirmen. İşte o yüzden kırdım notuüzülerek..

Her sey kusursuzdu bu yazari daha sık okumak istiyorum. Araştırdığımda Wellingham Serisinin birinci kitabımış gelecek hikayeyi okumak için fazla beklemek istemiyorum.. Umarim devami hemen gelir.İkinci hikaye Asher Wellingham'ın hayatını kurtarırken kör kalan oğlan kardeşin hikayesi olacak..
Konusuna gelince Carisbrook Dükü Asher Wellingham uzak denizlerd iken hastalanıp ölem eşi Melanie'ni ölümünden sonra hayata adeta küsmüştü.Ama bir davette karşılaştığı tuhaf bir tipi olan Emma Seton ile karşılaştıktan sonra hayatının değişeceğini bilemezdi..
Emma Seton ise Asher'in tahminlerinin çok ötesinde çok uzak yerlerden Asher'de bulunan baston için Londra'ya gelmişti.Sahte isim kullanıyordu yıllar önce karşılaştığı Dükün hayatını kurtarmıştı ama Dük babasını öldürmüştü.O sırada babasının bastonu onda kalmıştı.Bastondan çok içindeki saklı olan şey önemli idi.Bir yolunu bularak o bastonu almalı bu oyuna bir son vermeliydi..Ama göz ardı ettiği şey birbirleri arasındaki çekim idi..
Tavsiyemdir..

Wellingham Serisi:

1.High Seas To High Society 

2.One Unashamed Night 

3.One Illicit Night


Son Yargı Jeffrey Archer

Orjinal Adı A.Prisoner of Birth olan Jeffrey Archer'in Son Yargı kitabının Goodreads puanı 5/3,98 Benim puanım 5/5 Müthiş bir kitaptı.Bu kitabı okumakta bu kadar geç kaldığım için çok üzgünüm..

Hikaye ana hatları Monte Cristo Kontu'nun günümüze uyarlanması gibiyse de yazarın anlatımın çok beğendim.Özellikle kitabın sonuna doğru olan mahkeme sahneleri unutulmazdı bana göre.
En kısa zamanda yazarın diğer kitaplarını da okumaya başlamak istiyorum.

Hikaye tam anlamı ile yalnış zamanda yalnış yerde olmayı ciddi anlamda sorgulattıyordu bence ..
Hikaye bir tamirhanede çalışan Danny Cartwright,Sevgilisi Beth Wilson ve ağabeyi Bernie Wilson'ın hayatını kökten değiştirecek bir gece ile başlıyordu.O gece gittikleri barda bulunan ve hayatların mahveden kişiler olmasaydı veya biraz daha geç gitselerdi neler olabilirdi? Kısaca O gecede Bernie Wilson hayatını kaybederken Danny Cartwright bir katil Beth ise hem ağabeyini hemde sevdiği adamı  kaybetmiş olarak çıkıyordu..Neden? Kendisinden yüz alamayan şımarık bir avukat yüzünden idi her şey..Spencer Craig idi bu züppe ve arkadaşları.Bir örgüt gibi örgütlendiler birimiz hepimiz hepimiz birimiz için..Başlarda tıkır tıkır işleyen bu oyun onların mahfına sebep olacaktı aslında...

Cinayete şahit olan Beth'in ifadesi bile Danny'e kurulan oyun karşısında başarılı olamaz ve Danny şimdiye kadar kimsenin kaçamadığı Belmarsh Hapishanesinde cezasını çekmek üzere  22 Yıl hapse mahkum olur..Bu karara rağmen Beth kesinlikle vazgeçmez ne olursa olsun sevdiği adamı kurtarmaya kararlıdır..Ama bu savaş sandığı gibi kolay olmayacaktır..

Hapiste iki kişi ile aynı hücreyi paylaşır Danny Nick Moncrieff ve Koca Al bu iki kişi hayatında çok büyük bir yer kaplar öyle ki Nick Danny'nin hayatını şekillendirmeye başlar.Ona okuma yazma ve görgü kurallarını öğretir..Nick MOncrieff soylu bir aileden gelmektedir..Savaştaki bir olay üzerine O ve Koca Al hapse mahkum olmuştur.Koca Al aynı zamanda Nick'in şöförüdür de..Bunu Danny başlarda bilmez..Bu arada Nick devamlı şekilde günlük tutmakta boynunda bir anahtarlık taşımaktadır..Hapiste ne ziyaretçisi ne de adına gelen mektup vardır. Taa ki babasının ölüm haberine bildiren mektuba kadar..Nick'in babası ile arası bozuktur..Aile ilişkileri karmaşıktır..Danny'de bu ilişkilerin merkezinde olmaya az bir zaman vardır..

Nick Danny'yi eğitirken onu kendine de benzettiğinin farkında değildi..Hiç eğitimi olmayan DannY Nick'iye gün geçtikçe konuşma ve dış görünüş hal ve hareketleri ile daha fazla benzemeye başlamıştır..Nick Danny'yi eğitirken bir şey daha farkeder Danny çok zekidir özellikle matemetik ve para konularındaki yeteneği olağan üstüdür..Bu ileride daha da büyük olayların habercisi idi..
Çok severek beğenerek okudum..Özellikle onu hapise düşerenlerden aldıı intikam..Nick'in paragöz amcasını alt etmesi oraları okumak çok zevklidi..Tavsiye ederim...



1 Ocak 2013 Salı

Vahşi Bir Lordun Kollarında - Sabrina Jeffries



Vahşi Bir Lordun Kollarında Sabriana Jeffries 


Goodreads Puanı 5/4,02 Benim puanım 5/2 

Hellions of Halstead HallSerisinin Dördüncü kitabı idi..Serinin en güzel hikayesi Lady Minevra'nın olduğu hikaye idi bence..Bu hikayede çok zevkli idi ama biraz daha vasattı bence...

Bu kitapta 4. kardeş Gabe ve Virginia Waverly’nin hikayesini okudum . Bundan yedi sene önce Gabe ve Virginia’nın ağabeyi yarışırken, Virginia’nın ağabeysi yarış sırasında ölmüştür. Gabe, bu ölümün üzüntüsünü ve acısını senelerdir çekmektedir. 

Virginia ise ağabeysinin ölümüne sebep olan adamdan intikam almak istemektedir. Amacı adamla yarışmak ve onu yenerek sosyeteye rezil etmektir. Buna karşın Gabe’in amacı ise genç kadınla evlenmek ve tüm bu olaylara son vermektedir.

Virginia, yıllardır düşman olarak gördüğü Gabe ile evlenmeyi kabul edip onu sevebilecek midir? Gabe, genç kadınla sadece bir kefaret için mi evlenecektir yoksa bu uğurda Virginia’ya aşık mı olacaktır? Kısaca konu böyle..

Küçük oğlan kardeş Gabriel Sharpe'in hikayesi nedense beni sarmadı..Hikaye bence biraz vasat kaldı..Bu hikayenin çok da kötü olduğu anlamına gelmese de ikili arasında ki aşkı hissedemedim..İkisi de birlikte oldular ama aşık olamadılar birbirlerine..Arada çekim filan vardı aşk yoktu..Hikayede asıl ilgi çekici aşk büyükanne Hetty Plumtree ile Virginia Waverly'nin dedesi General Waverly arasındaki gelişen beklenmedik aşk idi..İkilinin konuşmalarına atışmalarına bayıldım.Hikayenin bence en güzel yeri idi..

Hikayenin diğer ilginç olan noktası ailenin anne ve babalarının öldürülmesindeki sır perdesinin biraz daha aralanması idi..Sanırım bu sır serinin 5.hikayesi olan Celia'nın hikayesinde çözülecek gibi..Serinin 5.hikayesinde en küçük kız kardeş Celia'nın hikayesi olacak ben asıl onu merak ediyorum..Çünkü büyük ihtimalle gizemli Bay Pinter ile kozlarını paylaşacaklar gibi görünüyor..Birbirleri ile her ne kadar atışşalar da aralarında bir çekim var..Bu hikayeyi okumayı çok istiyorum..


Hellions of Halstead Hall Serisi 

1. The Truth About Lord Stoneville (2010) Bozulan Yeminler
2. A Hellion in Her Bed (2010) Yatağımdaki Serseri
3. How to Woo a Reluctant Lady (2011) Sır Gibi Sakladım
4. To Wed a Wild Lord (2011) Vahşi Bir Lordun Kollarında 
5. A Lady Never Surrenders (2012)
6. 'Twas the Night After Christmas (2012).


29 Aralık 2012 Cumartesi

Gabriel Arafta Slyvain Reynard



Gabriel Arafta /// Sylvian Reynard

Orjinal adı Gabriel's Rapture olan kitabın Goodreads puanı 5/4,30 Benim puanım 5/4

Gabriel Araf'ta ilk hikaye kadar güzel olduğunu düşünüyorum.

Kurguyu ilk hikaye kadar etkileyici buldum. Orjinalden okuyan arkadaşlar ne düşünür bilemiyorum ama çeviriyi başarılı buldum sadece Melek Bozan kelimesine takıldım araştırdığımda da anlamının hiç de çevrildiği gibi olmadığını gördüm..Bu da hikayenin çeviri ile yumuşatıldığını gösteriyordu..

Bir kitabı okurken kitabının anlamını mayasını bozacak bir yumuşatma olmasa da müdahale edilmiş hikayeye..Bence..

Hikaye tam da kaldığı yerden başlıyordu aslında..Kopma yoktu.Birlikte oldukları ilk gecenin sabahından başlıyordu..Başlarda ne hikmetse hikaye bana durağan geldi bir türlü ısınamadım...Ama sonrada sayfaları ilerledikçe sevgililerin ön balayından sonra sorunlar ortaya çıkmaya başladıkça kitabı elimden bırakamadım.Eski sevgili ve eski problemler okul derdi derken sorunlar çıkmaya başlaması,Gabriel'i elde edemeyen bir öğrencinin intikam planı derken hikaye çok ilginç geldi bana..

Beni en çok etkileyen ise aşıkların birbiri için fedakarlık yarışı yapmaları çok özeldi..İkisi de birbirinin zarar görmemesi için yapamayacağı şey yoktu..Ama gel gelelim olaylar onları mutlak bir ayrılığa doğru sürüklemesi sonunda ayrılığın kaçınılmaz olması.İki tarafında ayrı ayrı çektiği acı,hasret...İkisininde çektiği acıları okumak beni çok etkiledi..

Hele Gabriel'in Julia için çile çekmeyi seçmesi..Ondan sonra hiç bir kadını hayatına ve yatağına sokmaması..Julia'ya verdiğini sandığı mesajın gitmemesi bu yüzden Julia'nın kendisini terk edilmiş yüz üstü bırakılmış sanması..

Gabriel'in kendini affettirmeye çalışırken sevdiği kadına tapınması ..Bence okuyun ve aşkı iliklerinize kadar hissedin..Bu hikayede aşk var,fedakarlık var,sabır var..Kısaca hayatta olması gereken her şey var..

Şimdi Gabrel'in sevdiği kadına vermesi gereken son bir şey kaldı..Üçüncü hikayede yazar bence bunu işleyecek birde bence Gabriel'in nasıl profesör olduğunu o dönemi işlemeli ..Serinin üçüncü kitabından sonra ise bu serinin bitmesi gerektiğini düşünüyorum...Her şey tadında güzel..Tavsiye ederim....

24 Aralık 2012 Pazartesi

Gri Serisi-E L James




Grinin Elli Tonu-EL.James



lk izlenimlerim de kitabı beğendim yazarın anlatımı güzel.. Çok çok abartıldığı gibi değil bence..Ama BDSM sahneleri var bunu belirteyim..Bu sahnelere katlanamam diyorsanız alıp okumayın.Ya da o sahneleri atlayın..
Aşkı çok güzel hissettiriyor iki tarafında aşkı kaybetmemek uğruna yaptıkları okutturur bu romanı..Ebedi eser olmadığına katılıyorum.

Ama cinsellik hayatın bir gerçeği bence evli çiftlerin kesinlikle okuması gereken bir roman.. Her okuyucunun bu kitaba tepkisi farklı olur..İlk önce bu kitabı Ön yargısız okumaya çalışın ..Hemen yargılamayın.Anlamaya çalışın..Yargılamak en kolayı..Ben Tavsiye Ederim..





Karanlığın Elli Tonu - EL.James


Sevdigini tekrar kazanmak ve kaybetmemek uğruna verilen tavizler bazen şaşırtıcı olabiliyor.

Yarali Kücük bir oglan cocugunu icinde gizleyen ruhu yarali bir erkegin asik oldugu kadin ugruna gecirdigi muhtesem degisim.

Anastasia ve Christian'ın elele tek tek astıklari engeller.

Daha fazla ayrinti vermeden sunu söyleyebilirim okuyux ama malum sahnelere fazla takılmadan. Cunku bu sorunlu adam bu yolla savasiyor.En iyi bildigi şey bu.
Ana'sıni kaybettikten sonra duydugu aci ona neredeyse aklini kaybettiriyordu. Hos durum Ana icinde oyle idi.

Simdi yeni bir donem başlıyordu ikisi icin bu donemi okumak cok guzel ve ozeldi.Özellikle Christian'ın sevdiği kadın için içindeki şeytanlar ile savaşmasını sevdim..Ken
disine dokunmasına izin verdiği sahne bence inanılmazdı..Çok etkilendim..Bazı sahnelerinde de çok kızdım ama..Bu sahneleri açıklayamam..Okuyun ve görün..


Özgürlüğün Elli Tonu/ E L James

Şükür sonunda bitti diyorum..Uzun zamandır beni böylesini kilitleyen bir kitap okumamıştım..Konu çok basit milyoner yakışıklı karizmatik bir adam,tecrübesiz masum bir öğrenci olan genç bir kız.Adamın sıra dışı tercihleri geçmişteki acıları var.Tamam orası güzel de devamli cinsellik konudan kopartıp uzaklaştırdı beni..Birde serinin üzerine methiyeler filan düzenlenmesi beni çok kızdırdı.Ne vardı bu hikayede çok sıra dışı olan Christian'ın cinsel tercih ve zevklerinden başka..Bu hikaye bence hakim ve köle hikayesi idi..Tek farkı Christian'ın bu köleye aşık olması..Kölenin eşitliğe kavuşması..

Serinin en sıkıcı kitabı idi.Baştan itibaren evlenmeleri,birbirlerine adapte olmaları,alışmaları derken sayfalarca seks okumak beni sıktı..Keşke daha özgün bir hikaye olabilseydi.Serinin ilk iki kitabı yine okunabilyordu. Ama bu son kitap gereksiz tekrar ve uzatmalar mevcuttu..

Yazar aslında daha sıkı bir hikaye yazabilirdi de.Kitabın sonlarına doğru o havayı biraz yakalamış gibiydi..Hikaye tam renkleniyor derken aniden kesintiye uğradığını hissettim...

Bu kitabı başından itibaren 500 kusur sayfaya kadar can sıkıntısı ile okudum..O kadar sayfadan sonra tam hikaye renklenirken yazar aniden kesiverdi..Birde kitabın sonunda Christian'ın bakış açısından paylaşılan bir iki sahne vardı ki o sahneleri okumak bayağı zevkli idi..Keşke iki tarafın iç seslerini verseydi yazar en baştan..

Ama duyumlarıma göre yazar birde Christian'ın bakış açısından serinin son kitabını yazacakmış ki o kitabı okumayı düşünmüyorum bu kadar Gri bana yetti...Daha fazla kilitlenmek istemiyorum..Serinin ilk iki kitabını okuduktan sonra keşke orada bıraksaydım diye çok düşündüm Özgürlüğün Elli Tonu'nu elime almasaydım ..Uzun zamandır bir kitap hakkında bu kadar sert yorum yapmadım..Bu kadar sert yorum yapmayı sevmiyorum da ama elimde değil ne yapayım...
Yinede bu kitaptan çok zevk alanlar olacaktır..Okumak isteyenlere şimdiden keyifli okumalar...



17 Aralık 2012 Pazartesi

Tenimdeki Mühür-Andrea Kane


Andrea Kane Tenimdeki Mühür


Uzun zamandir elimde bulunan kitaplardan idi.Keşke öne alip daha önce okusaymisim.
Stephanie Laurens,Amanda Quick,Liz Caryle stilini sevenler bu yazara bayılacaklar bence.
Bu yazarlardan daha basarili bile buldum Benim fikrim tabii ki.
Kitabin edit ve cevirisi cok başarılı idi. Cevirmen gerekli yerlerde notlar düşmüstü. Siyah Inci Ya

yınlarini bu basarili kitap için kutluyorum ki kapak da cok başarıli idi. Aile sırlari kisisel tutkular yumagi ve cok da güzel bir aşkla süslenmis bir kitapti.

Roman birbirlerine tipatip benzeyen ama bir o kadar farkli olan Anastasia ve Brenna Colby'nin hikayesi var bu romanda. Babalarinin birbirlerine adeta düşman olmalarinin ardindaki sir. 

Büyükbabalarinin ailelerinin gelecegi icin bu iki kıza biri gümüs digeri altin sikkeleri emanet eder. Bu olaydan kisa bir zaman sonra vefat eder. Büyükbabalarinin ölümünden sonra Anastasia'nın babası Henry Colby Amerika'ya ailesini taşir. Amerika'da Anastasia daha özgür ortamda yetisir ve Brenna ile iletişimlerini hic kesmezler. Bu Anastasia'nin anne ve babasini arka arkaya kaybetmesine kadar devam eder.

Brenna'nin israrlari ile tekrara vatani Ingiltere'ye döner.Vatanina ve Brenna'ya dönmekten her ne kadar mutlu da olsa ondan Nefret eden amcasinin kurdugu haince planlardan kisa bir zamanda tek basina kurtulamayacagini fark eder. Babasinin kendisine mali vasi olarak atadigi Sheldrake Markisi Damen Lockewood ona yardim etmege hazirdir. 

Amcasi ise Damen ile kizinin evlenmesini planlamaktadir. Buna engel olacak herseyi ezip gecmekte kararlidir. Ama Anastasia ile Damen'in arasindaki olusan tutkulu yakinlasmadan ise haberi yoktur. Damen'e hem cok kötülesen mali durumunu düzeltmesi icin siddetle ihtiyaci vardir. Ama yegeni ile bu genc adamin yakinlasmasini destekleyen öz kızi Brenna'dan baskasida degildir.

O kadar ki kuzeni ile yer degistirerek yardim edecek kadar.
Sonunda George Colby hem babasindan hem kardesi Henry'den kalan mirasi elde etmek icin cok daha tehlikeli oyunlari planlamaya başlar. 
Tavsiyemdir. Bu polisiye,tarihsel kurgu ve tutkulu bir aşk ile harmanlanmis hikayeyi okuyun.

Kalbimdeki Mühür- Andrea Kane




Kalbimdeki Mühür-Andrea Kane

Sikke(Demir Para) serisinin ikinci kitabı idi ...Sabırsızlıkla çıkmasını bekliyordum zevk ile okudum..Diyebilirim ki elime aldım ve yine bırakamadım..Daha önceki okuduğum Tenimdeki Mühürü okuduktan sonra Amanda Quick ve Stephanie Laurens severlerin bu yazarı çok seveceklerinden bahsetmiştim..Söylediklerim hala geçerli ki ben bu yazarı bu iki yazardan daha çok sevdim..Çünkü konuyu anlatım ve işleyişi çok daha iyi ve akıcı..Aşkı ve tutkuyu da yazar çok iyi işlemiş..Devamlı takip edeceğim bir yazar olacak..


İLk kitap da Anastasia ve Damen'in hikayesi vardı.İlk kitapta Anatasia amcasının kötülüklerinden kuzeni ve ikizi Brenna sayesinde kurtulmuştu..Amcası hapise girmişti..Ama amcasının tuttuğu bir yaralı kiralık katil vardı ki..Hikayenin sonuna kadar Brenna'ya rahat yüzü göstermedi...Anastasia'yı korumak isterken Brenna onu yaralamıştı.. Parmağını kaybetmesine sebep olmuştu.Fakat gelin görün ki bu kiralık katilin yüzünü kimse görmemişti..Yeni evlenen Anastasia ve Damen balayında iken nu meçhul katil mektup ile tacizlere başlamıştı..Bu tehditler karşısında kontrollu olmaya çalışan Brenna kuzeni ve eşi balayından döndükten sonra bu tehdit mektuplarını daha fazla saklayamaz..

Damen bu iş için strateji uzmanı arkadaşı Royce Chadwick'den yardım istemeye karar verir..Tanıştıkları ilk andan itibaren Brenna ve Royce arasında özel bir bağ oluşur..Gerek karakterlerindeki benzerlik ve geçirdikleri zorlu çocukluktan dolayı birbirlerinden çok etkilenirler..

Bu arada kiralık katilde boş durmamakta iki kuzeni tehdit mektupları ile rahatsız etmeye devam etmektedir..

Ama Royce'da sevdiği kadını neye mal olursa olsun korumaya azmetmiştir..

Bir an bile elimden bırakamadım desem yeridir..Hiç ummadığım bir kişi katil olarak karşımıza çıkıyor..

Yayın evine kitabı aynı çevirmene verdikleri için teşekkür ediyorum... Tavsiye ederim bu güzel kitabı..Hem macera,hem polisiye,hem tutkulu bir aşk okumak isteyenler için bire bir...

22 Kasım 2012 Perşembe

Arzuların Esiri-Kresley Cole




Arzuların Esiri-Kresley Cole

Orjinal adı: A Hunger like no other Goodreads Puanı 5/4,20 Benim puanım 5/4

Yeni tanıştığım bir fantastik seri..Çok akıcı bir uslup ile yazılmıştı.Yazarın kalemini çok sevdim...Bu kadar geçe bıraktığım için çok pişman oldum..Şimdi merakla serinin devamını bekliyorum...

Bu seri Lara Adrianın,Jeanienne Frost severler için iyi bir alternatif olabilir bence ama serinin arası umarım fazla açılmadan devamını okumak nasip olur..Zira seri tam tamına 13 kitaplık bir seri ve 27 Kasımda serinin yeni bir kitabı çıkıyor..

Hikayemiz Kurt adam Lykae'lerin Kralı Lachlain MacRieve ile Yarı Vampir Yarı İnsan olan Valkyrie'li Emmaline Troy'un hikayesi..Lachlain bir İskoç..150 yıldır vampir sürüsünün elinde esirdi..Bulumduğu zindanda her gün her gece tekrar tekrar ölüp ölüp diriliyord korkunç işkencelere maruz kalıyordu..

Bu yukarıdan Emmaline 'nin kokusunu alıncaya kadar sürer..Çünkü Emma'nın yıllardır diğer yarısı aradığı eşi olduğunu anlamıştı..Bacağını koparmak pahasına zindandan kaçarak onu bulur..Eşi yapmak bir daha ayrılmamak için kaçırır..Ama göz ardı ettiği ve kaçırdıktan sonra anladığı Emma'nın vampir olmasıdır..Emma'nın yarı vampir olduğunu tabii ki bilmiyordu..

Emma'da insan olan annesini çok küçükken kaybetmiş vampir babasının da kim olduüğunu bulmak için Paris'ta araştırmalar yapıyordu..Lachlain onu kaçırarak rehin tutana kadar..Bu adam Ömründe görmediği kadar iri çok yakışıklı bir adamdı ne olduğunu anladığında ondan kaçıp kurtulmak istedi.Diğer taraftan da aralarındaki çekim ona doğru da itiyordu..

Romanın başından itibaren Emma devamlı şekilde kaçıp gitmek isteyen Lachlain'de onu ne olursa olsun elinde tutmaya çalışan taraftı..Lachlain onunla vatanı İskoçya'ya gitmek için yaptığı düzenlemelerde yakınlaşmanın bir yolunu bulmaya çalışacaktı onu elinden kaçıramazdı..Çünkü geleceği buna bağlı idi iyileşmesi de..Küçük kırılgan Emma'nın gücünü hiç ummadığı şekilde görecekti...

Romantik Paranormal okumayı seviyorsanız bu kitap tam size göre..Tavsiye ederim..

19 Kasım 2012 Pazartesi

Hayalimdeki Aşk-Erin Quinn

Hayalimdeki Aşk...Erin Quinn

Mutlulugu yakalamak icin bazen gecmişiniz ile hesaplaşmaniz gerekebilir. Kacırdıgınız firsatlari bir daha yakalama imkanınızda olmayabilir. Tüm yapmanız gereken aşkınıza simsıkı sarılıp daha cesur olmaktır.

Aşkın gücü,herkesin ikinci bir şansa hakkı var...Yıllardır iki aile arasında süren bir lanet..İrlanda'nın pek bilinmeyen kasabasından gelen tılsım..Aslında bu rom
an için sayfalarca yazabilirim..Teslimiyet romanından sonra beni bu kadar etkileyen nadir romanlardan..
Bir gün mutfağınızda dayanılmaz derecede yakışıklı bir erkek beliriverir ise ne yaparsınız?..
Bu gizemli yabancı Danni'nin hayatına umulmadık bir anda girer ve o hız ile onu İrlanda'daki bir kasabaya birlikte gitmeleri için ikna eder..
Bu gizemli yabancının etkisine giren Danni kendini sıra dışı olayların içinde bulur..Ve anlar ki geçmişte olan bir olayı tekrar düzenlemek için buraya gelmişlerdir...
Farkettiği ve öğrendiği gerçekler ile Sean'in aslında bulunduğu zamanda bir ölü olması ayrı zamanlarda bir araya gelmeleri.her şey yarım kalmış çözülmemiş gizemli olayların içinde bulmasına neden olur..Ya bu olaylar çözülecektir.Ya da Geldiği efsunlu kasabada kendinin ve Sean'in ölümünü tekrar görecektir..Olaylar sanki dolap beygiri gibi tekrar tekrar büyükannesinin yaşadığı gibi yaşasada olayları bir türlü çözümlenmemiştir..Bu olayları çözecek tek kişi yine de kendisidİR..Bu olayları ancak büyük güçleri olan Fennore Kitabını kullanması ile çözebilecek midir?




Her şey mutluluğu.annesinin ,kardeşinin,kendinin ve sevdiği adamın, hayatı buna bağlıdır..Başarılı olmamak gibi bir şansı yoktu..
Harikulade ve ders verici bir romandı fazla anlatıp gizemini bozmak istemiyorum..Ama umulmadık olaylar,çaresizlikler içinizden gelen güç ile sizde var olan bir ayrıcalık,yetenek ile de çözebilirsiniz..Bunun muhakkak bir efsun,büyü,tılsım olması gerekmez..Yazar bütün bu olayları işlerken çok güzel derslerde veriyordu..Sevginizi için mücadele etmeniz gerektiğini,ona inanmanız gerektiğiniz,bazen mutluluklar için cesaret de gerekebilir..Bazı şeyleri hatta hayatınızı bile kaybetmeyi göze almanız da gerekebilir..
Tek kelime ile harika ötesi bir romandı..Çeviri ise çok güzeldi kitap su gibi aktı gitti..Çok ama çok sevdim..Yazarın yakında üçüncü kitab yakında çıkacak.. 
İlk önce 
Hayalimdeki Aşk.
Hayalimdeki Yürek ve Rüyalarımı 
Hayalimdeki Arzular ve İhtiraslar
okuyun..Bu seriyi kaçırmayın...