24 Nisan 2015 Cuma

Gülüm (Bir Çanakkale Romanı) Demet Altınyeleklioğlu



Orjinal Adı : Gülüm
(Bir Çanakkale Romanı)
Yazar: Demet Altınyeleklioğlu
Yayınevi : İnkilap Yayınevi
Puanım :5/5

Uzun zamandır bu kadar duygulanarak adeta yaşayarak okuduğum kitap olmadı. Uzun zamandır hayal ederdim kendi tarihimizdeki temalarla süslü bir aşk hikayesi nasıl olur diye. Bu roman adeta tarihimizdeki en önemli savunmanın,bir ulusun var olma savaşının hikayesini okurken muhteşem bir aşk hikayesi ile yaşayarak okuduğum bir roman oldu.
Anzak hemşirenin anıları ile süslü bu romanda . Onun anlatımı ile süslü bu hikaye o kadar etkileyici ki adeta yaşadım bu romanı. O kadar ki çoğu sahnelerini gözyaşları içinde okuduğum gibi Türk subayı Suat ile Anzak hemşire Helen'in aşkına bire bir tanık oldum. Savaş sahnelerini,zorluklarını adeta yaşadım. Anlatım müthiş idi.
İmkansız bir  aşkın tüm acısını içimde hissettim. 


İki farklı kültürdeki gencin savaş bahanesi ile karşılaşmaları karşı saflarda yer almaları. Birbirlerine düşman saflarında olsalarda bitmeyen aşkları. Çok sevdim çok. Özellikle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün olduğu askerine ölmeyi emrettiği sahnede içim titredi..
Atatürk'ün olduğu tarihi aşk romanı okumak çok keyifli idi.
Özellikle Anzak hemşire Helen'in günlüğünü eline geçiren televizyon nuhabiri Alinga'nın canını sıkan bir programdan bu günlükleri okumaya başlaması etkilenmesi ile Çanakkale'ye kadar yolunun uzanması..Çok daha büyük sırları keşfetmeye yelken açması.
Yazar bir Alinga'nın tarafından bir Helen'in anlatımından hikayeyi müthiş bir şekilde kurgulamıştı. Alinga günlüğü okurken ağlıyordu.. Ben de..
Okuyun..Kendi tarihimiz ile bezeli muhteşem bir aşka tanık olun..Son zamanlarda dünyanın en büyük lideri olan Mustafa Kemal Atatürk ile taçlandırılmış hikayeye bayılacak elinizden bırakamayacaksınız..
Tavsiyemdir....

*****
Donup baktım. Aman Tanrım,yanımda Apollon dikiliyordu. Ancak bir Yunan tanrısı bu kadar yakışıklı olabilirdi. Ya da bu deniz subaylarının hepsi böyle. 

****
Bizimkilerden biri Türkün cesedini yana doğru devirdi. Merak ettiğim düşman suratını nihayet yakından görecektim. Sevgili Meryem Anam! Çocuk:çocuk bu! 

****

Düşman yüzükoyun yatıyordu.
''Nasıl dönmüş bu böyle?''diye fısıldadı Camira''Bıraktığımda sırtüstüydü. Bir ara kendine gelmiş olmalı. İyi ki bağlamışlar.''
Dizlerimizin üstüne çöktük. ''yavaş'' diye uyardım kızı. ''Yarası nerede bilmiyoruz daha. Ben omuzlarından, sen bacaklarından...Üç deyince.''
Üçte onu sağ omuzunun üstüne dğru döndürmeye çalıştık. Acıyla inledi ve bayıldı.
Elimde olmadan, ''Özür dilerim.'' dedim.''Az kaldı.'' 
Sonunda başardık,sırtüstü yatırdık.
Yüce Meryem
Ne kadar genç!
Camira ''Hii,diye içini çekti. ''Çok yakışıklıymış kız.''
''Saçmalama, Camira.''
Ama haklıydı.

****

Dostum Camira düşmanım mı olmuştu yani? İnanamadım.
Bir süre ne yapacağımı bilemedim.Öylece kaldım.
Bütün yaptığım bu zavallı gencin yaşamasını istemekti.
Yaralı bir düşman subayını kurtarmaları için doktorlara yalvardım için mi düşman olmuştu bana? Sırf bu yüzden mi kaybediyordum?
Çok sarsıldım. Buna alışmalısın, Helen,diye geçti o an aklımdan. Bu kafayla gittiğin sürece sık sık karşılaşacaksın bu durumla. Çok dost kaybedeceksin.

****

Omuzlarımı silkip başucuna geldim. Mumu elime alıp yüzüne tuttum.
Tanrım, ne kadar yakışıklı...
Solgun ama müthiş.
Kirpikleri kapalıydı.

****



''Kirpiklerinin arasından beni seyrediyorsun.''
Uzun,kıvrık kirpikler yine kıpraştı.Dudağının yanındaki minik çukur biraz daha derinleşti. Gülümsüyordu.
''Evet. Öyle yapıyorum.''
''Ama seni gördüğümden beri yapıyorsun bunu.''
''Hı hı.''
Sesi mecalsizdi..''Beni sırtüstü çevirdiğinizde..'' Sustu. Yutkundu. Gırtlağındaki adem kemiği inip çıktı.
Yanındaki küçük sandığa iliştim..'' Neden?''
''Öldüm sandım...''
''O kadar korkutucu muyum yani?''
Kirpikler titreşti..
''Şehit oldum ve....ve Allah bana....bir melek gönderdi diye....bir melek...''
Soluğu tükendi..
''Beni melek mi sandın?.''
''Hııı,'' diye soluk salıverdi..Başını hafifçe salladı..
''Niye gözlerini açmıyorsun?''
''Artık...artık aç...açabilirim.''
O uzun,kıvrık kirpikleri usulca aralamaya başladı. Deli kalbim yine delice çırpınıp duruyordu. Kirpikleri açıldı,açıldı ve...
Soluğum kesildi.
Yanılmıştım. Hem de çok.
Düşmanının gözleri...düşmanının gözleri...Yüce Meryem! Mum ışığı mı sebep oluyordu yoksa buna? Düşmanın gözleri yosun yeşiliydi. Üstelik Hugh'un gözlerinden daha ışıltılı, okyanusların en derinlerinden, fersah fersah derinliklerinden gelen yeşil..

****

Onu uyurken seyrettim yine.
Ve dua ettim
Başka dinden birini sevmek günahsa...bağışla kızını Tanrım.
Avustralya Ana, ikinizi de sevemem mi? Onu sevmem sana ihanetse, affet...Yalvarırım,affet..

****



Suat hiç oralı olmadı. Mahçu,acılı bir ifade yerleşmişti yüzüne.''Komutanımız bir kartal gibi kayanın üstünden önümüze sıçradı.
''Niçin kaçıyorsunuz?.'' diye gürledi.
Birkaç er nefes nefese,''Efendim,düşman,'' diyecek oldu.
''Nerede?''
Müfreze komutanı olarak ben öne çıktım, ''İşte,'' dedim Suat başını kaldırdı, Albay Cartright'e baktı.
''Tepeye tırmanan sizin avcı birliğinizi gösterdim,''diye devam etti. Ve ben yarım yamalak İngilizcesiyle anlattığı bu sahneyi,günlüğüme,bu sayfalara eksiksiz aktarabilmek için can kulağıyla onu dinledim.
Yattığı yerden fırlayacak gibi atıldı. O anı tekrar yaşadığı belliydi.
''Düşmandan kaçılmaz,''dedi komutanımız.
''Cephanemiz kalmadı,'' dedi bir asker. ''Cephaneniz yoksa süngünüz var!''
İngiliz teğmenlerinden biri, ''Laf.'' diye bağırdı. ''Süngüleri varmış! Kim bu komutan? Komutanınızın adını söyle esir!''
Suat orada değildi sanki. Vücudu öyle gerilmişti ki, Tony kerevetten kalkmasını önlemek için tutmak zorunda kaldı.
''Yereee yat!''
O anı öylesine yaşıyor ve canlandırıyordu ki, hepimiz, emri verenin Suat'ın kayanın üstünden kartal gibi önlerine sıçrayan konutanı olduğunu anladık.
''Rap!'' diye sesini yükseltti Suat bu sefer. ''Hepimiz yere yattık. Biz yatınca Anzak avcıları da ateş başlayacağını düşünerek yere yattı. Komutan tekrar o kayanın üstüne çıktı. Gözlerine bakamadım.
Yemin ederim şimşekler çakıyordu gözlerinde.
''Ben,'' diye bağırdı oradan bize bakarak. ''Size taarruz emretmiyorum. Ölmeyi emrediyorum. Biz ölene kadar geçecek zaman zarfında yerimize başka kuvvetler ve komutanlar kaim olacaktır.''
Hepimize son bir defa baktı. Süngüüüü taaaak''

****







21 Nisan 2015 Salı

Skandal Aşıklar-Sophie Jordan



Orjinal Adı : In Scandal They Wed
Edisyon Adı : Skandal Aşıklar
Yazar : Sophie Jordan
Çeviri : Eylül Çavaç
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Goodreads Puanı : 5/3,61
Puanım :5/4,5 


 Sophie Jordan'ı işte bu yüzden çok seviyorum. Yazarın kalemi,anlatımı beni büyülüyor. Okuyucuların bazıları çeviride problem olduğunu belirtmiş ancak ben farketmedim bile. Okurken  beni bambaşka dünyalara sürükleyen bir yazar Sophie Jordan.
Düğün Gecesi roamanıdan sonra Skandal Aşıklar bence en iyi romanlarından idi. Düğün Gecesi'nin tadı vardı romanda.
Hikaye aşk,ihanet,fedakarlık temalarında işlenmiş idi. Serinin ilk kitabında Fallon'ın hikayesini okurken ikinci hikayemiz de Evelyn Cross'un hikayesi vardı. Evelyn Crooss'un hikayesinden daha çok etkilendim ve sevdim.
Konu Harlequin Romanlarında çok işlenen yetim çocuk ona sahip olmaya çalışan ebeveyn adayları vardı. 


Bu konuyu ne kadar sık okursam okuyayım çok severim.
Evelyn Crooss  Penwich okulundan döndüğünde üvey kızkardeşi Linnie'yi doğum yaparken bulur ve ona yardım etmeye çalışır. Kızkardeşi doğumdan sonra vefat eder. Üvey annesinin ilk işi bebekten kurtulmayı istemek olur. 
Ancak Evelyn buna engel olarak çocuğun annesi olur. İsminin lekelenmesine yaşayacağı zorluğa aldırmadan bebeğin annesi olur.
Bebeğin babası ise savaşta vefat eder..Kuzeni Spencer Lockhart dört yıl sonra Linnie'yi savaştan döner dönmez ziyaret eder. Kuzeninin oğlu Nicholas ve Evelyn ile tanışır. Ağabeylerinin ani ölümü ile ailenin ünvanı ona kalmıştır.
Geçmişinde tecrübeler aşka olan inancını kaybetmesine neden olmuştur. Evelyn ve Nicholas'ı hem koruma içgüdüsü hem de aile unvanının gerektirdiği varis beklentisi yüzünden işi ileri götürür ona evlenme teklif eder. Ancak Evelyn'in gerçek kimliğini bilmemekte onu Nicholas'ın annesi zannetmektedir..
Güzel bir roman idi çok severek okudum. Historical ve Sophie Jordan'ı sevenlerin severek okuyacağından eminim..Tavsiye ederim...




Penwich School for Virtuous Girls
1. Sins of a Wicked Duke (2009) Aşkın Günahı
2. In Scandal They Wed (2010) Skandal Aşıklar
3. Wicked Nights With a Lover (2010)

18 Nisan 2015 Cumartesi



Orjinal Adı :An English Bride İn Scotland
Edisyon Adı : İngiliz Gelin Annabel
Yazar: Lynsay Sands
Çeviri : Belgin Selen Haktanır
Yayınevi: Olimpos Yayınları
Goodreads Puanı : 5/3,92
Puanım :5/3




Yeni bir yazara merhaba dedim Lynsay Sands.Güzel sayılabilecek  bir İsloçya historicali idi..Kitap da gereksiz uzatmalar ayrıntılar yoktu.. Çeviri konusunda en azından beni rahatsız eden bir aksama yoktu ancak basımdan mı  son okumadan mı kaynaklandığını bilemediğim imla hataları vardı..Yine de beni rahatsız etmediğini söyleyebilirim. Ancak konu ve işleyiş bakımından yazar  fazla uzatmadan kitabı yazmış bitirmiş gibi geldi bana.


Kadın kahraman erkek kahramandan daha atak ve cesaretli idi. Alfa erkeği olarak kurgulanan Ross MacKay''ı pasif buldum ne yazık ki.Keşke bu kadar basit bir erkek karakter olmasaydı. Adam da hiçbir problem sorun yoktu her yönden neredeyse mükemmel bir adam dı.
Kadın kahramanın hiç gün yüzü görmemiş bir rahibe olmasına rağmen her şeye çok çabuk uyum sağladı. Neredeyse hiç zorlanmadı. .


Konusuna gelirsek ;

Annabel yedi yaşındayken, annesi Onun rahibe olmasına karar verir ve manastıra gönderir. Ne yazık ki kendisine rahibe olmak isteyip istemediği sorulmadığı yetmediği gibi manastıra götürüldüğü bile söylenmeden oraya küçük bir kedi yavrusu gibi bırakılmıştır..
Aradan tam tamına 15 yıl geçer ve sonra bir gün, durup dururken, annesi onu manastırdan almaya gelir ablası Kate ile nişanlı İskoç Lordu Ross MacKay ile evlendirmek için geri döner.Zira ablası bir seyis yardımcısına aşık olarak onunla kaçmış şerefini ve aile onurunu lekelemiştir.
Aile onurunu kurtarması için bu İskoç beyi ile Annabel'in evlendirmeye karar verirler.Yine kendisine sormak gibi bir zahmete katlanmayan ailesi onun yerine karar vermiştir.Ancak bu durumdan Ross'un haberinin olmadığını zannetmektedirler..
Annabel ise tam rahibe peçesi takmak üzere iken hayatının bir başka yöne savrulmasından şaşkındır.
Ross ise büyük abla yerine Annabel ile evlendiğine oldukça memnundur.
Ancak evlendikten sonra başlayan terslikler bir türlü bitmez. İkisi de ölüm tehlikesi ile karşı karşıya gelir.
Ross bunu daha önce klanda beylik savaşı yüzünden olan muhtemel rakiplerine bağlamaktadır.

Güzel bir konusu olan çok heyecanı olmayan bir İskoç Historicali idi.
Kitabın en sevdiğim yeri kapağı idi. Roman kahramanlarını temsil eden kapak çok güzel idi. 
Umarım bu diğer yayınevlerine de örnek olur.
Historical ve İskoç tarihi aşk romanlarını seviyorsanız bunu da seveceksiniz..






11 Nisan 2015 Cumartesi

Gönülçelen-Brenda Joyce



Orjinal Adı : The Conqueror
Edisyon Adı : Gönülçelen
Yazar : Brenda Joyce
Çeviri : Selim Yeniçeri
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Goodreads Puanı: 5/3,93
Puanım :5/4


Brenda Joyce'şin en merak ettiğim kitabı The Conqueror yani Gönülçelen idi...Bu efsane olmuş serinin doğmasında büyük pay sahibi olan bu romanı okumak beni çok mutlu etti. Ancak romanı okurken yazar öyle bir imkansız aşk yaratmış ki okurken ister istemez gerildim.Bunu bekliyordum elbette çünkü hikaye Orta çağda geçiyordu. Kadınların hiç bir hakkı olmadığı gibi mal gibi alınıp satılıyor idi. Yani kadının bir değeri yoktu.
Bu açıdan bakıdığında kitabı kurgusunun da bu kadar sert olması da kaçınılmaz tabii ki..
Yine de okurken bir kitabı fırlattığım zamanlar oldu. Bu bende yazarın Bir Avuç Aşk isimli kitabından sonra Yemin'de ve De Warren'lerin atası Rolfe De Warren ile de devam etti..
Ancak başka bir gelenek de devam ediyordu hikaye de..De Warren erkekleri sevdiğin de tam seviyordu. Bu özellik nesiller boyu da devam etmişti.Rolfe'de bir Warren erkeği idi..


Roman 1069 Yıllarında başlıyor Rolfe De Warren Normandiya  Kralı William'ın en güvendiği komutanlarından biridir. Acımasız ve sertliği ile nam salmıştır. Ayrıca kadınlara düşkünlüğü ile tanınır..William'a hizmetlerinin karşılığı olarak Aelfgar Kalesini almak ve Kalenin Leydisi Alice ile evlenmek üzeredir. Ancak kendisine verilen mülklerine adım atar atmaz Alice'in üvey kardeşi Ceidre ile karşılaşır onun etkisi altına girer ve Ceidre'yi Alice zanneder..


Ceidre ise o sıralarda planlanan Sakson isyanı için casusluk yapmakta ağabeylerine yardım etmeye çalışmaktadır..Başlarda nefret ettiğ bu Norman Şövalyesinden zamanla etkilenmeye başlasa da ailesine ve ağabeylerine ihanet etmeyi asla düşünmemektedir. 
Rolfe ise Ceidre'den etkilense de sert karakteri istediğini elde etmede zorlanmaması yüzünden onun tam da görev adamı olması Ceidre'ye çok da iyi davranmadığı gibi ilk karşılaşmalarında neredeyse ona   tecavüz sınırından döner.


Rolfe görev  ve Ceidre'ye bitmek bilmeyen arzusu arasında Caidre'de ailesi,vatanı ve bu sert Norman arasında sıkışıp kalmıştır. İkisi de birbirlerine göre düşman taraflardadır. Ancak bilinmeyen bir güç birbirlerine doğru çekmektedir de. 

Bir yandan Vatan,görev,aile ikilimleri arasında gelgitleri devam eden ikilinin arası Ceidre'nin ihanetleri yüzünden oldukça zor günler geçirirler..Durum öyle bir hale döner ki Rolfe kendisini Ceidre'nin üvey ablası Alice ile evli bulduğu gibi Ceidre'yi de en sadık adamı ile evlendirmiş Orta Çağ'daki derebeylerin gelin ile  ilk gece birlikte olma hakkını talep ederken bulur.!!!
Romanın çoğu sahnelerinde Ceidre'ye yapılan haksızlıklara kendimi isyan ederken buldum...Yine de bu kitabı okumayı beklediğime değse de..Tam puan vermeyi çok istediğim halde veremedim..


Çünkü Kadın  karakter sonradan kendi isteği ile birlikte olsa da  başta tecavüze uğraması beni erkek kahramandan soğutmaya yetti arttı. Üstüne üstlük  üvey de olsa kızkardeşi ile de birlikte olması onunla evlenmesi bende ipleri koparttı. Çünkü bu kitap da bir erkeğin ilişkilerde pervasız olarak tecavüz etmesi ve zina yapması beni çok rahatsız etti..
Yazar okuyucuyu büyük bir çelişkiye düşürmeyi iyi biliyor okurken hem çok mutlu hem de çok mutsuz olup çelişkiye düşebiliceğiniz bir yazar Brenda Joyce..
Yine de okumaktan büyük bir zevk aldığım kitap oldu. . Bir puanı yukarıda açıkladığım nedenlerden dolayı ve alakasız kapağı yüzünden kırıyorum. Çünkü yayınevi fiyatları katlayarak zam yapmayı biliyorsa kapaklarını da bu fiyata orjinal olmuyorsa konuya kadın ve erkek kahramana uygun kapak ile çıkarabilmeli. 

Serinin tüm kitaplarını orjinal kapak ile basan yayın evi sarışın erkek kahraman ile kadın karakter ile alakası olmayan bir İspanyol romanının kahramanlarını andıran bir kapakla da yayınlamamalı diye düşünüyorum.


Hoş biz ne düşünsek de yayınevi istediği gibi davranıyor bizi dikkate bile almıyor o başka...
Yine de De Warren efsanesini başlatan bu romanını okumanızı tavsiye ederim..Zira en kalitesiz bir Brenda Joyce kitabı piyasada ki en kaliteli(!) kitaplara fark atar diye düşünüyorum..


de Warenne Dynasty

1. The Conqueror (1990) Gönülçelen
2. Scandalous Love (1992)
3. Promise of the Rose (1993)
4. The Game (1994)
5. House of Dreams (2000)
6. The Prize (2004) Bir Avuç Aşk.
7. The Masquerade (2005) Maskeli Balo
8. The Stolen Bride (2006) Kaçak Gelin
9. A Lady at Last (2006) Aşka Yelken Açanlar
10. The Perfect Bride (2007) Kusursuz Gelin 
11. A Dangerous Love (2008) Tehlikeli Aşk
12. An Impossible Attraction (2010) İmkansız Aşk.
13. The Promise (2010) Yemin


2 Nisan 2015 Perşembe

Arkanı Kolla-Karen Rose


Orjinal Adı :Watch Your Back 
Edisyon Adı : Arkanı Kolla
Yazar: Karen Rose
Çeviri : Ozan Yoleri
Yayınevi : Kanes Yayınları
Goodreads Puanı: 5/4,21
Puanım:5.4,5

Yazar ile tanıştığım günden beri sıkı takipçisiyim Bana Aitsin ile başlayan Arkanı Kolla ile Baltimore Polislerinin hayatlarını ve cinayet dosyalarını  anlatan seri bitmiş oldu. 
Ancak yazarın oldukça çok kştabı var yayınevinden isteğim diğer kitaplarını da bir an önce yayınlamaları..
Gelelim Baltimore serisine Stevie Mazetti ile başlayıp onunla biten bir seri oldu. Kesinlikle serinin en duygusal kitabı idi. Clay Maynard'ın bitmeyen aşkı,Mazetti'nin yeri dolduralamayan kaybı. Ve ikinci bir şans..
Kini bir türlü birmeyen sapık Robienette ve takımı. Harika bir romantik gerilim ve polisiye bir romandı. Karen Rose'i okumayan çok şey kaçırıyor kanısındayım.
Yayınevinden ricam yazarın kitaplarını çok daha sık yayınlamaları...


Arkanı Kolla'da serinin  diğer kahramanları da vardı. Jd,Joseph,Grayson,Paige,Daphnie,Lucy . Clay Maynard'ın Stevie Mazetti'ye olan bitmeyen aşkı..Stevie'nin onu kalbini kırarak geri çevirmesi. 
Yine de Clay'in onu kalbinden söküp atamaması.
Stevie'nin sekiz yıl önce bir saldırıda kaybettiği kocası ve oğlu onların kaybından sonra bir türlü kendisine gelememesi. Küçük kızı Cordelia kız kardeşi İzzy ile oluşan bir aile olmaya çalışması.
Stevie Mazetti'nin amansız düşmanı eski asker Todd Robienette.. Bir saldırı da onun oğlunu  öldürmek zorunda kalan Stevie Mazetti'den intikam almak isteyen bu cani oğolu ve kocasının ölümünden de sorumludur..


Şimdi ise Stevie'yi öldürmek istemektedir. Bunun için tüm olanaklarını seferber edecektir. Ayrıca kurduğu suç örgütü ile de inanılmaz paralar kazanırken hayatına giren insanların yaşamlarına da felaketler getirmiş bir psikopattır.
İlk karısını da gözünü kıpmadan öldümüştür. 
Daha fazla ayrıntı verirsem okuyacak olan okurların okuma zevki bozulur..Bence okumanız gereken çok iyi bir yazar..Çok akıcı yazdığı gibi, duygusal sahnelerde de çok başarılı..Yazarın stili daha çok Linda Howard ve Sandra Brown'a benziyor derken bu kitap okuduktan sonra  daha çok Sandra Brown'a benzediğine karar verdim.. Çeviri de oldukça da argo ve müstehcen kelimeler vardı. İlk üç kitapta bu kadar sert değildi ancak bence çevirinin de böyle olması gerekli idi.. Yumuşatmadan. Çünkü polisiye bir romana cuk diye oturduğunu düşünüyorum bu çevirinin..
Polisiye severlere tavsiyemdir..


Baltimore :
1. You Belong to Me (2011) Bana Aitsin.
2. No One Left to Tell (2012) Anlatacak Kimse Kalmadı 
3. Did You Miss Me? (2012) Beni Özledin mi?
4. Watch Your Back (2013)  Arkanı Kolla



24 Mart 2015 Salı

Aşka Tutunan Kalpler- Marie Force



Orjinal Adı : Falling for Love
Edisyon Adı : Aşka Tutunan Kalpler
Yazar : Marie Force
Yayınevi : Novella Yayınları
Çeviri : Nilgün Birgül
Goodreads Puanı: 5/4,34
Puanım :5/4

 McCarthys ailesinin hikayelerini çok sevdim. Aileye ilk Janey McCarthys ile tanıştım yazara bayıldım. Serinin sevdiğim en güzel kitabı da Janey'in hikayesi idi..Serinin dördüncü romanı da oldukça güzeldi. Ailenin ünlüsü Grant McCarthys'in hikayesi vardı..

 Yıllardır birlikte olduğu nişanlısından ayrılan ve bu ayrılığı kabullenemeyen Grant tam bir yıl ayrı kaldığı nişanlısı Abby adanın doktoru ile nişanlanınca Grant onu tekrar birlikte olmaya kendisine dönmeye ikna etmek için adaya döner. Kız kardeşi  Janey'in düğününde tanıştığı Stephanie ile geçici olduğunu düşündüğü bir ilişkiye de başlar.


 Ama ne yazık ki işler planladığı gibi gitmez. Stephanie onda bir nevi bağımlılık yaratır. Stephanie ise uyuşturucu bağımlısı anneye sahip olmanın acısını çekmiş aile sıcaklığı nedir bilmemiştir. Ona sahip çıkan babalık yapan üvey babasına iftira eden annesinin yüzünden Charlie yıllardır hapishanede dir. Stephanie onu hapisten kurtarmak için tüm olanaklarını seferber etse de başerılı olamamıştır. Grant ona yardım teklif eder ama onun samimi olduğuna da inanmamaktadır. Zira Grant'ın bunu mesleği için yaptığına inanmaktadır. Aslında Grant sayesinde tanıdığı McCarthys ailesi ile  aile olmanın ne demek olduğunu sıcaklığını tanımış ayrıca aşkı  da Grant ile tanır..

 Oldukça dokunaklı bir hikaye idi. Severek okudum.Serinin geri kalan kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum..



McCarthys of Gansett Island

McCarthys of Gansett Island
1. Maid for Love (2011) Bir Aşk Çarpıntısı
2. Fool for Love (2011) Aşka Düşünce.
3. Ready for Love (2011) Aşka Son Bir Şans
4. Falling for Love (2012) Aşka Tutunan Kalpler

13 Mart 2015 Cuma

Şeytanın Kolyesi- Kat Martin



Orjinal Adı : The Devil's Necklace
Edisyon Adı : Şeytanın Kolyesi
Yazar Kat Martin
Çeviri: Gizem Muştu
Yayınevi : Nemesis Kitap
Goodreads Puanı :5/3,90
Puanım :5/5

Kolye serisinin ikinci kitabı kolye sahibine büyük bir mutluluk mu ?trajedi  mi getirecek?
Grace Chastain, o gerçek aşkı bulmak umuduyla en iyi arkadaşı Tory Easton tarafından  bu inci elmas karışımı kolye verildi. Grace aşkı mı bulacak? bir dram mı yaşayacak?

Çok severek okuduğum bir hikaye ve  Kat Martin kesinlikle favori yazarlarımdan oldu. Çok akıcı yazdığı gibi çok kuvvetli bir kalemi var yazarın. özellikle duyguları çok güzel yaşatırcasına hissettiriyor.Çeviri de iyi idi.. Bir kaç yerde önemsiz bir kaç şey dışında hiç rahatsız olmadan okudum. Bayıldım hikayeye.


Yazarın bundan önce baka bir seriden olan Kalpten Kalbe isimli kitabı çıkmıştı. Nedense o kitaba ısınamamıştım ama bu kitap yazarın çok sevdiğim Kara Melek kitabı kadar etkiledi beni.    
Serinin üçüncü ve son kitabını merak ile bekliyorum..


Şeytanın Kolyesi Napolyon'un Fransa'da hükümdar olduğu Fransa,İngiltere savaşı zamanın da geçiyor. Savaşların,casusluk hikayelerinin bolca olduğu bir dönem.Avrupa Napolyon'un gücünden  yaka silkmiş.. Özellikle İngiltere ve Fransa  arasında her yönden muazzam bir savaş var. Casusluk en revaçta olan bir meslek . Kimin ne olabileceği ne yapabileceğini tahmin etmek zor. 


İşte tam da bu dönem de romanın erkek kahramanı Ethan Sharpe  Belford Markisi idi.İngiliz hükümeti için resmi olarak korsanlık yapıyordu. Harmon Jeffries yani Vikont Fortsythe yüzünden Fransa hapishanelerinde korkunç bir yıl geçirmiş ölümden dönmüş adamları gözünün önünde katledilmişti. Bu korkunç olaydan kurtulan sadece 3 kişi idi.


Ethan, bu olayın sorumlusu olarak gördüğü Vikontu asmaya yemin eder..Ne yapıp edip bu adamdan intikamını almaya kararlı idi.
Bunu da kurbanının metresi Grace Chastain yolu ile planlamıştı. Grace'yi yolculuk yaptığı gemiden kaçırır. Grace ise yıllarca babası olarak gördüğü adamın babası olmadığını Vikont Fortsythe'in babası olduğunu teyzesine yolculuk yapmadan hemen önce öğrenmiştir.Vatan hainliği ile suçlanan babasına ne olduğunu sormadan yardım etmişti. Çünkü o babasıdır.

Babası hakkında öğrendiği gerçek ile yıllarca onu aşağılayan,hoyrat gören sevmeyen üvey babasının davranışlarını da açıklamış olur.

Ancak Grace' Ethan'ın düşündüğü gibi kadın değildir.Onu gemisinden kaçırdıktan sonra Ethan ile cesurca savaşır ve  aşağılamalarına direnir. Ethan Harmon Jefrries'in ihanetinin bedelini Grace'e ödetmeye kararlıdır. Grace elinde iken onu ele geçirmeyi planlamaktadır.


Grace'in elinde sadece gururu,cesareti ve arkadaşı Tory'nin hediye ettiği inci kolyesi vardır. Bu kolye ünlü kehaneti olan kolyedir. 

Ethan'ın bu kaba ve karmaşık davranışlarının ardında çok tutkulu ve şeytansı çekiciliğinin olduğunu da fark etmekle de  gecikmez.
Babasının metresi sandığı Grace ile aralarında inanılmaz bir çekim de vardır. Bu çekim ile amansız düşmanının metresini baştan çıkarmaya da kararlıdır. Grace  Ethan'ın vatan haini olarak suçladığı, nefret ettiği, ölümü için gün saydığı  metresi olarak bildiği babasının gerçek kimliğini ona açıklamaz. Bu da işlerin karışmasına sebep olacaktır.


Okurken büyük bir zevk aldığım bir hikaye oldu. İkili arasındaki aşkı,tutkuyu,savaşı okurken bazen kızdınm bazen de duygulandım. Özellikle hem erkeğin hem de kadının iç seslerinden hikayeyi okumak oldukça güzeldi. İki tarafın da sevinçleri,özlemlerini,mutluluklarını,  hayal kırıklıklarını , bocalamalarını okumak çok hoşuma gitti.
Regency döneminin ihtişamını,mekanlarını okurken hikayenin içinde hissettim kendimi.
Tarihi aşk romanlarını, Regency dönemini, Korsan ve casusuluk temalarını aşk ile taçlandıran bir hikaye okumak istiyorsanız bu roman tam da size göre.Tavsiye ederim..




Necklace (Kolye) Series

1. The Bride's Necklace (2004) Gelinin Kolyesi 
2. The Devil's Necklace (2005)Şeytanın Kolyesi 
3. The Handmaiden's Necklace (2006)





9 Mart 2015 Pazartesi

AGAPİ-Sarah Jİo


Orjinal Adı :The Look of Love
Edisyon Adı : Agapi
Yazar: Sarah Jio
Çeviri :Fatma Zeynep Öztürk
Goodreads Puanı:5/3,44
Puanım :5/4

 Aşkın bir nevi deney masasına yatırıldığı bir kitap. Yazarın ismini çok duydum tüm kitaplarını da edinmiş bulunuyorum. Ama her nedense okumaya vakit ayıramadım. Ben de en son çıkan kitabı Agapi ile okumayı tercih ettim. Bu kitap bana Tatlı Cadı filmini anımsattı. Çok da ilgili olmasa da o hissi verdi bana. 
Zira kitap da bir nevi özel yetenek var. Bu yetenekteki kişiler kadınlar ve yeşil gözlüler..Roman mistik,gizem,romans temalarında kurgulanmış. Yazarın kalemini sevdim. Çok müthiş bir kitap değildi ama kitap kendini okutuyor doğrusu. Biraz araştırdığım da Yazarın hayranları bu kitabı pek beğenmemişler.. Olabilir. 


Ancak farklı bir tema üzerinde farklı bir konu işlemiş. Bir nevi deneme yapmış gibi geldi bana. İlk işim elimdeki diğer kitapları okumak olacak.Zira yazarı daha yakından tanımak istiyorum
 Gelelim romanımıza. Yazar burada aşkın çeşitli hallerini incelemiş.Çok ilginç bir kitaptı  bu kitabı okumak bana da bir nevi yolculuk yapmak gibi geldi.
Romandaki kahramanımız Jane bir çiçekçi ama öyle basit sıradan bir çiçekçi değil.Ailece büyük annesinden itibaren çiçekçiler. Özel yetenekleri var. Annesi de kendisi gibi aşk için özel seçilmişlerden olduğunu öğreniyor. Ona da bu özel yeteneği veren kadın onun ile 29. yaş günün de iletişime geçiyor bir özel yeteneği olduğunu haber veriyor.. Uzun zamandır rahatsızlığını hissettiği göz bulanmasının aşkı görmek olduğunu öğreniyor.


Özel yeteneğini aldığı ustası Colette ile buluşup tamamlaması gereken bir görevi olduğunu öğreniyor.
Kendisi ve çevresindeki arkadaşları için bir nevi aşkı tanıma,tanımlama deneyi başlıyor..


Aşkın 6 türü

Kanadalı sosyolog John Lee 1970’lerde yaptığı araştırmayla sahip olduğumuz en karmaşık duygu olan aşkın altı türü olduğunu belirlemiştir:

Eros: Hem fiziksel hem duygusal aşk. Aşkın bu türü tutkuyla doludur.

Ludus: Bir Oyun gibi oynanan aşk. Aşkın bu türünün en önemli parçası eğlencedir. Çiftler, bir araya gelmekten, karşısındakini etkileyip cezp etmekten hoşlanır. Ancak uzun süreli bağlılık sözü yoktur.

Storge: Arkadaşlıktan doğan ve desteğe dayanan aşk. Güven dolu ve bağlılık gerektiren bir aşktır.

Mania: Saplantılı aşktır. Duygusal iniş çıkışlar, kıskançlıklar hâkimdir.

Pragma: Kalbin değil aklın kontrol ettiği aşktır. Çiftler seveceği kişiyi mantığıyla seçer, kendisiyle benzer ilgi alanları, ortak değerleri olan birini arar.

Agapi: Özverili, fedakâr, koşulsuz, bencil olmayan aşktır. Kişi kendini sevdiğine adar, karşılığında hiçbir şey beklemeden verir. Onu ‘o’ olduğu için sever.

Bu macera da kimi mutluluğu buluyor,kimisinin hikayesi umulmadık yolculuğa dönüşüyor. Kısaca söylemem gerekirse ben sevdim kitabı.

Değişik bir şeyler okumak isterseniz tavsiyemdir...


6 Mart 2015 Cuma

Evlilik Sözleşmesi-Cathy Maxwell


Orjinal Adı :The Marriage Contract
Edisyon Adı : Evlilik Sözleşmesi
Yayınevi : Pegasus Yayınları
Çeviri: Tuba Özkat
Goodreads Puanı :5/3,72
Puanım : 5/4


Carthy Maxwell'in okuduğum 4.romanı oldu Evlilik sözleşmesi. Okurken hiç sıkılmadığım eğlendiğim bir roman oldu.Ancan serinin önceki kitabı Skandal Evlilik daha çok hoşuma gitmiş idi. 
Evlilik Sözleşmesi serinin sevdiğim diğer kitabı oldu. Zira Yıldırım Nikahı'nın bu iki kitaba göre oldukça vasat bulmuş aşkı ve sevgiyi hissedememiştim.
Seri üç yakın kız arkadaşın evliliğini hikaye eden Evlilik Serisinin ilk kitabında Tess ikincisinde Leah ve son kitabımızda da Anne'nin hikayesi vardı.
Bana göre serinin en etkili konusu ikinci kitap idi çünkü ben bu seriyi Yıldırım Nikahı'ndan sonra okumamaya karar vermiştim.Fikrimi Skandal Evlilik isimli kitabı çok değerli bir dostumun hediyesi ile okumaya karar vermiştim.
Gelelim Evlilik sözleşmesine.
Konusunu oldukça sevdiğim bu kitabın konusunu çok sevdim. Ana konusu Sözleşme,evlilik  olan bu tarihsel romantizmin diğer ilgi çekici tarzı ise İskoçya'da geçmesi. Damadın toprak varlıkları ve kendisi orada..İskoçya'da.
Anne anne ve babasını kaybeettikten sonra akrabalarının himayesinde iki evlilik sezonu geçirmiştir.Ne yazık ki bu iki sezonda da kendine bir talip bulamaması yüzünden en son şans olarak kendisine Vekaleten evlilik seçeneği dayatılır. Çaresi olan genç kadın bu seçeneği kabul etmek zorunda kalır.Vekalet ile Kelvin Kalesi Lordu Aidan Tiebauld ile evlenir..
Sıra kocasının yanına giderek kendisi ile evli olduğunu soylemeye gelmiştir.
Yola çıkar Kelvin Kalesine varmaya az kalmışken bir kaza geçirir. Kaza da arabanın sürücüsü ölür.. Yardıma yüzü mavi boyalı uzun saçlı dev gibi bir adam ve yardımcıları gelir.. Gelen adamın vekalet ile evlendiği kocası olduğunu , evlendiği adamın  elindeki minyatür resim ile alakası olmadığını anlar..


Aidan'a karısı olduğunu açıklayınca Aidan'ın tepkisi şiddetli olur hemen Anne'yi geri göndermek ister. Zira yakışıklılığı ile kadınların gözdesi olup aşk olmadan evlenmeye hiç niyeti de yoktur.. Aralarında bu uğurda bir nevi mücadele başlar.Aidan İngilizler'e karşı oluşmakta olan ayaklanmanın hazırlığı içindedir. Anne'yi tanımadığı için güvenmemektedir. Bu kararını kuzeni ve yakın arkadaşı yoldaşı Deacon'da desteklemekte Anne'nin bir an önce gitmesini istemektedir.
Anne ise evlilik için son şansını kaybetmeye hiç de niyeti yoktur. Bu evliliğin gerçekleşip tamamlanması için Aidan'ı alt etmeye çalışır. Zira refakatçi olarak hayatını sürdürmeyi istememektedir. 



Güzel bir roman idi severek okudum..Kadın kahramanın çaresizliğini gerçekleştirmek zorunda kaldığı evliliği..Resmini gördüğü kibar yakışıklı erkeğin gerçeği ile karşılaştığında ki hali olaylı karşılaşmasını okumak ilgi çekici idi. Daha sonra ortak mücadele etmeye karar vermeleri, yaşanan olaylar oldukça ilgi çekici idi.
Evlilik Serisinin  sonunda serinin diğer kahramanları ile karşılaşmak da güzeldi.. Tabii ki serinin diğer kitaplarını okumak gerekiyor. Önceki seriyi sulandıran yayınevi bu seriyi düzgün ve sırada yayınlaması iyi oldu...
Tarihi romans kitaplarını ve İskoç temalı olanları seviyorsanız bu kitabı da seveceksiniz....

Marriage (Evlilik) Serisi :
1. Married in Haste (1999) Yıldırım Nikahı
2. A Scandalous Marriage (2000) Skandal Evlilik
3. The Marriage Contract (2001) Evlilik Sözleşmesi