27 Mart 2013 Çarşamba

Işığı Ararken Elizabeth Haynes


Işığı Ararken-Elizabeth Haynes..

Benim okumadığım bir türde idi Işığı Ararken okurken inanın tam bir insanlık dramı ve vahşetten oluşan  satırları okumak içimi acıttı..Kaygısız pek de sorunu olmayan nerede akşam orada sabah tarzında yaşayan güzel bir genç kadının sayfalar ilerledikçe nasıl bir panik atak hastasına dönüşmesini dehşetle okudum..

Hikaye hem dünden hem bugünden kesitleri kahramanın ağzından anlatıyordu ki bu aslında hiç de sevdiğim tarz değildir..Hiç sevmem bu tarz romanları bu dezavantajına rağmen romanı elimden bırakamadım.O ne kurgu ne anlatım ne akıcılık idi..Polisiye özellikle psikolojik gerilim okumayı sevenlere şiddetle tavsiye ederim..Kadına şiddet milliyet,yaş,ırk farkı kesinlikle gözetmiyor bu kitabı okuduktan sonra bunu tekrar anlıyorsunuz..Hikayenin en sevdiğim yanı ise Catherine'nin hayatının kontrolünü eline alıp yeni bir aşka yelken açması ve tekrar normal insan olmaya başlaması idi ki bu beni cidden çok etkiledi..Kitabı okurken gelecek sayfada ne olduğunu cidden tahmin edemiyorsunuz..Panik Atak hastaları hakkında yazar cidden sıkı bir araştırma yapmış.Gerçeğe yakın bir düzeyde anlatım vardı..hani belki de bu hikayeyi yazarın yaşamış olduğunu da düşünebilirsiniz...

Yazarın sıkı bir takipçisi olacağım kalemini cidden çok beğendim..

Catherine Bailey karizmetik yakışıklı polis Lee Brigman ile tanıştığında onun gerçek yüzünü bilmiyordu başta mükemmel bir uyum içinde giden bu ilişki giderek Lee'nin paranoyaklaşması üzerine gittikçe çıkmaza giriyordu...Lee Catherine'nin tüm arkadaşları ile arasına girmiş onun psikolojik dengesinin bozulduğunu onu çok sevdiğine hepsini inandırmıştı..Cathy sorunun kendinde olamdığına hiç kimseyide inandıramadığı gibi hayatının kontrolü gün geçtikçe Lee'nin eline geçiyor gördüğü şiddet gün geçtikçe de çoğalıyordu..O kadar ki bir gün gelip bu şiddetten ölümün kıyısına kadar geldiğinde bir anda kurtulur..
Fakat o eski Cathy değildir gördüğü şiddetten hayatı kurtulmuştur ama ruh çok derin yara almış ağır bir travma geçiren panik atak hastasına dönüşmüştür..Kapıları pencereleri en az üç kere kontrol edemeden kendini güvende hissetmiyen vücudunda Lee'den kalan yara izleri ile dolu neredeyse yarım bir kadın kalmıştır..
Derken oturduğu evin üst katına bir psiklog taşınır ..Stuart'ta yeni bir ilişkiden yaralı olarak çıkmış genç bir psikolog idi..Cathy'nin durumu onu çok etkiler ona yardım etmeye çalışır ama Cathy'nin durumu buna pek müsait olmasa da Stuart asla vazgeçmeyecektir...
Müthiş bir romandı aşk,tutku,gerilim,psikoloji savaş ile harmanlanmış bir romandı..Tavsiye ederim...